Gazeteciye “haber yapma” diyenler!

İbrahim Bulut

İbrahim Bulut
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Hüsnü Gürpınar ile ilgili iddiaları ?belgeleriyle? birlikte yaklaşık bir hafta süreyle manşetten okuyucularımıza verdik!

Bu haberleri yaparken de uzun uzun tartıştık ve öyle karar aldık.

Yapılan haberlerin hiçbirinde ?asparagas? ve yalan yoktu! Böyle bir durum olsaydı eğer köşesinde sus pus kalan Hüsnü Gürpınar çoktan ?narayı patlatmıştı.? Ama onun nara atmasına gerek kalmadı.

Çünkü haberlerimizin hepsi belgeliydi. İtiraz edecek pozisyonu hiç yoktu.
Hüsnü Gürpınar?ın ne kadar iyi insan olduğu, yardımseverliği veya dürüstlüğü beni ?zerre? kadar ilgilendirmiyor. Sonuçta ortada habere olan icraatları var. Bu icraatlarına da çıkıp ?hayır yalan yazıyorsunuz, hakkımı hukuk karşısında arayacağım? demedi. Keşke böyle bir çıkış yapsa da ?fahri? avukatlarına da ince bir ?kapak? olsa. Ancak bunun da bir önemi yok...

Elimize bazı haberler geçti bunları değerlendirdik. Bazıları karıştırıyor olabilir ancak buradan tekrar kendilerine hatırlatmaktan yüksünmem!

Bu kurum bir gazetedir. Tıpkı sizin bulunduğunuz kurum gibi. Tıpkı sizin bulunduğunuz kurum gibi bizim kurumumuz da yani gazetemiz de ?haber? yaparak para kazanır.

Çalışanlarımız ve patronumuz, eğer iyi haber yapabilirsek daha fazla kazanabilir. Sonuçta gazetelerin asıl beslendikleri mecra ?haberdir.? Bizim beslendiğimiz başka bir mecra bugüne kadar olmadı. Başka gazetelerin oldu mu olmadı mı? Orası beni ilgilendirmez...

Yaptığımız haberlerden kamuoyu vicdanı ne kadar memnun ne kadar değil, orasını bu gazetenin asıl sahipleri yani okuyucularımız karar verirler...
Gazetelerde ?haber? yapılır. Eğer ?yalan haber? yaparsanız ertesi günü dava edilirsin ve cezanı alırsın. Bizi eleştiren bazı meslektaşlarıma bunu tekrar hatırlatmak isterim...

Hüsnü Gürpınar ile ilgili yaptığımız haberleri eleştirenlerin kullandığı kelimelerin aslında ?devasa hakaretler? olduğunu tekrar etmeme gerek yok. Bunu zaten kendileri de biliyorlar ve özellikle bu yolu tercih ediyorlar...

Yenihaber Gazetesi Genel Yayın Müdürü Sezai Matur dünkü yazısında Hüsnü Gürpınar?ın ne muhteşem bir kişilik olduğundan dem vururken haberi yapanı da çalıştığı gazeteyi de suçlayarak aslında bizi suçladığı gibi ?bel altından vuruvermiş...?
Diyor ki Sezai Matur: ?Yerel iktidar aleyhine konuşmak, yazmak cesaret istiyor. Yerel de henüz çok fazla yargı baskısı görülmese de, muhalefete karşı medya infazı net bir şekilde görülüyor.?
Yani diyor ki Matur, iktidar yani Ak Parti Hüsnü Gürpınar?ı susturmak için bizim gazetemizi kullanıyor? Kusura bakma Sezai Matur, bizim gazetemizi ne Ak Parti ne de bir başka parti asla kullanamaz. Eskilerin bir sözü var ?kişi kendinden bilir işi? diye. Umarım bunun anlamından haberdarsındır...

Sonra demiş ki Sezai Matur: ?Kısa bir süre önce de çirkin ithamlara maruz kaldı.? Pek anlayamadım, çirkin ithamdan kasıt nedir? Kaçak su kullandığı Adasu tarafından tespit edilip ceza kesilmesi olabilir mi acaba?

Bizi araştırmamakla suçlayan Sezai Matur?a ?git sen araştır? gibi ağır bir görev tavsiye etmeyeceğim. Sadece yazdıklarımızı iyi oku tavsiyesinde bulunacağım naçizane. Adasu, Gürpınar?a kaçak su cezası kesmiş. Kaçak su kullandığını fotoğraflarla belgelenmiş. işin garip tarafı ise çok hararetle savunduğunuz Hüsnü Gürpınar?ın geçen dört yıl içinde Adasu?ya kaçak su kulanımıyla ilgili herhangi bir itirazı olmamış! Garip karışlamanız gereken, gazetecilik damarlarınızı ateşlemesi gerekenin bu detay olabileceğini düşünmüştüm ama malesef nafile!..

Sezai Matur, okuduğunu bile anlamadan gazetemize ?bel altından? vurmaya devam etmiş. Demiş ki Sezai Matur: ?Serdivan'da yılar önce proje mühendisi olduğu bir binada alınan beton numunesinin kötü çıkmasının suçu Gürpınar'a yıkılmış. O çürük betona rağmen o binaya iskan veren belediye ve başkanı hiç sorgulanmadan...?

Bizim verdiğimiz haberde belediyenin o binaya kesinlikle iskan vermediği ?belgesiyle? yer alıyordu. Sezai Matur?un bizim haberlerimiz yerine başka bir yayını okumuş olabileceği şüphelerim gittikçe derinleşiyor!..

Beton numunesi çürük çıkan binaya ?iskân verilmemiş.? Ama Sezai Matur kamuoyunu bile bile yanıltmak için diyor ki; ?O çürük betona rağmen o binaya iskan veren belediye ve başkanı hiç sorgulanmadan...?

Peki şimdi ?bel altından? kim vuruyormuş acaba? İskan verilmediğini belgesiyle ?iskan verilmedi? diye yazan biz mi? Yoksa ?iskan verilmediği halde, iskan verilmiş gibi belediyeyi töhmet altında bırakan Sezai Matur mu??

Sezai Matur devam etmiş: ?Bağcıyı dövme görevini alanlar, görevlerini yapabilmek için var güçleriyle çabalıyorlar.?

Biz kimin işini almışız? Anlayamadım? Tanıdığı taşeron gazeteciler var da bizi de onlardan mı sandı Sezai Matur bilemiyorum.

Madem ki bizim bir ?görev? aldığımızı iddia ediyorsun o vakit görevi vereni de ismiyle yazıver gazeteci değil misin?

Senin gibi muhalif olduğunu iddia eden bir gazeteci bu iddiaların gerçeklerini yazmayacak da acaba kim yazacak diye de meraktayım!

Devam ediyorum...

Sezai Matur hala anlamamakta diretmeye devam ediyor ve diyor ki: ?Benim tanıdığım Hüsnü Gürpınar, bu tür baskılara boyun eğecek bir adam değil...?

Yahu, biz senin tanıdığın Hüsnü Gürpınar?ın haberlerini yapmadık ki!

Senin ve senin gibilerin hiç tanımadığı Hüsnü Gürpınar?ın haberlerini yaptık!
Bunu da anlamamakta ısrarcısın ve bunu da bilerek yapıyorsun.

Yani kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorsun yine tam anlamıyla tribünlere oynuyorsun...

Sezai Matur, yazısının son bölümlerinde ise: ?O yine doğru bildiğini konuşmaya devam edecek? demiş. Hüsnü Gürpınar?ın doğru bildiklerinin yanlış şeyler olduğunu söylemedikki! Aksine bildiklerinde değil ?yaptıklarında? var asıl sorun Hüsnü Gürpınar?ın...

Bilimsel görüşlerinin ?şaklabanlık? olduğunu iddia etmedik. Kendisini zaman zaman ama pek sık değil ?köşemde? bende eleştirdim. Ama bu sık sık yaptığı mesleki ve kurumsal açıklamalarına gazetemizde yer vermemize engel olmadı.

Onun Büyükşehir?in yaptığı her projeye karşı çıkışını en fazla sayfalarına taşıyan gazetelerden biri de biziz! Hala havanda su dövmek isteyen varsa arşivler meydanda!

Hüsnü Gürpınar?ın özel hayatına dair milim haber yapmadık. Aksine kendisi bir çok konuda hatalı olduğunu birebir Gazetemiz Haber Müdürü Hüseyin Cumalı?ya söyledi. Bunu da sayfalarımızda büyük puntolarla verdik. Yaptığımız haberlerde cevap hakkının kullanılmasına özellikle dikkat ettik!

Unutmadan Sezai Matur, senin çok iyi tanıdığını iddia ettiğin Hüsnü Gürpınar acaba daha ilk bir iki haberin ardından durduk yere ?Ben de oyumu Zeki Toçoğlu?na verdim? diye bir açıklama yapar mıydı? Bunu bir düşün!

Yazısının son cümlesinde ise Sezai Matur: ?Çünkü altın çamura düşmekle, altınlığından hiçbir şey kaybetmez? demiş. Kimin çamura düştüğünü, kimin altın, kimin kilden olduğunu ben bilemem. O kadar ?insan sarrafı? değilim. Ama az çok neyin ?haber? olup olmayacağından bilgim vardır.

Çok iyi bildiğim diğer konu ise Adapazarı Gazetesi?nin, varolma sebebini yani ?haber yapma? görevini yerine getirmiş olmasıdır. ?Hakaret ettiniz? diyenler varsa hukuki hakları için mahkemeler orada. ?Bana söz hakkı vermedin? diyen varsa hem ciltli hem de dijital arşivlerimiz boy boy burada...

Biliyorsunuz yukarıda bahsedilen haberlerin kaynağı Haber Müdürümüz Hüseyin Cumalı?dır. Cumalı, yaptığı haberi haksız eleştirenlere karşı kendi üslubunca cevap verdi. Ama karşı cevaplarda bu kez hedef Cumalı değil maalesef gazetemizin kurumsal kimliğiydi. Sezai Matur yazısında aynı cümleleri yine Cumalı?yı muhatap alarak sorsaydı cümleleri muallakta kalmaya-caktı. Ama ucu bulanık cümleleri maalesef gazetemizi hedef almıştı...



Yazı Tarihi : 26 Kasım 2011 Cumartesi
Bu yazı 22 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-