Hala orta hasarlılarda oturanlar var!

İbrahim Bulut

İbrahim Bulut
Dün akşam üstü İhlas Haber Ajansı'nın "Safa Polat" imzasıyla geçtiği habere göre, Adapazarı ilçe merkezinde onarım ve güçlendirme ruhsatı almamış 164 binadan 111'inde hala ikamet ediliyormuş...
Bu binalardan sadece 44'ünde kimse oturmuyormuş. Yani 44 bina boş.
Çok kısa bir zaman önce, Sakarya'nın pek tanıdık olduğu bir felaketi Van'da yaşadık. Van'da meydana gelen deprem hem toplum olarak hepimizi hem de hükümeti harekete geçirdi.
Van'da o deprem olmasaydı şimdiki gibi ani ve yaptırımı yüksek kararlar alınır mıydı? Hiç sanmıyorum. Bu şokla herkesin aklı başına gelmiş oldu...
Gönül isterdi ki tüm bu tedbirler 99 depreminden hemen sonra hatta o deprem bile olmadan alınabilsin...
Zamanında ve aslında zamanından önce o önlemleri almayanların da bir gün hesap vereceği günlerin geleceğini düşünüyorum. Bugün olmaz belki ama yarın mutlaka gelecek. Şimdi konumuz bu değil...
Hiçbir zaruret "hayati tehlikeden" daha büyük önemde değildir. Şu anda saptanabilen 111 orta hasarlı binada oturan vatandaşların tek sıkıntılarının geçim zorluğu olduğundan şüphem yok. Ancak ne olursa olsun insan, çoluğunun çocuğunun hayatını tehlikeye atmamalı. Belki vurdumduymazlığın benlimize yerleştiği ve aslında bizi içten içe perişan eden rahatlığın kurbanıyız, bu tip kararları uygulamayı ağırdan alırken...
111 binada oturmaya devam edenlerin bir an önce o binalardan çıkarılması gerekmiyor mu?
Kendi rızalarıyla çıkmazlarsa, kanun kuvvetiyle çıkarılmaları gerekmez mi?
Yasalarda "canını tehlikeye atmak" diye bir suç var mı bilmiyorum ama, yetkililer göz göre göre birini ölüme terk edemez.
Hal böyle olunca barınma sorunları yetkililer tarafından geçici olarak çözülecek olsa bile bu aileler o binalardan derhal çıkarılmalı!
Olası bir depremin yeri, tarihi ve şiddeti günümüz teknolojisine rağmen "kesin" olarak bilinemiyor. Siz bakmayın "ben söylemiştim" gibisinden hafif medyumvari açıklamalara. Onlar fasa fiso.
Depremin ne zaman nereyi vuracağı belli değilken, Sakaryalılar'ın takındığı bu "rahat" tavrı anlayamıyorum...
Yahu Van'da deprem olmuş. Yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetmiş.
Üstüne üstlük, "bir şey olmaz canım" diye şifaen ve kafadan rapor verilen bazı devasa binalar ikinci depremde yerle bir olmuşken bizdeki bazı vatandaşlarımızın "geniş" hallerini anlamıyorum! Bugün saptama yapıldı diyelim, 111 binada, 111 onarım ve güçlendirilmesi yapılmamış binada ikamet var! Yetkililer çalışmalarını yaptılar ve evlerinin yolunu tuttular.
Aynı gece veya ertesi günü Allah korusun ama büyük bir deprem oldu! Bu sorumluluğu kim alacak? Madem tespit ettiniz 111 binada oturan var, derhal çıkarın. Sadece doğalgazını, elektriğini ve suyunu kesmekle olmaz!
Tanıdığım çok insan var. Haftalarca susuz ve elektriksiz evde oturan. Ama borcundan açtıramıyor ama başka sorunlardan dolayı sıkıntı çekiyor...
Diyeceğim odur ki, bir depremde yerle yeksan olmaya en büyük aday olan binalarda oturanları bugünden tezi yok o binalardan çıkarmak zorundasınız. Gerekirse kolluk kuvvetlerini kullanarak!
Adamın çıkmaya niyeti yoksa, değil doğalgazını, suyunu kesmek, merdivenini yıksan ip merdiven yapar yine çıkmaz evinden...
Orta hasarlı ve herhangi bir onarıma dahil olmamış binalar, içinde oturanlar kadar çevresindeki binalar içinde ölümcül betonlar!
Depremin hangi şekilde geleceği belli olmuyor, yanındaki binanın üzerine yıkılıp belki de sağlam olan binanın içindekilerin hayatını alan çok binaya şahitlik ettik 1999 depreminde...
Sözümün özü şudur ki; 5 Aralık'a kadar Sakarya'yı etkileyebilecek büyük ve etkili bir deprem olmayacağının garantisi mi alındı? Öyleyse neden önce doğalgaz ve elektrik kesiliyor.
Oturanları çıkarın kardeşim. Adam can güvenliğinden bi haberse yetkililer de mi olayın farkında değil! Önce sindirmeye çalışılacak. "Bak doğalgaz yok, su yok, elektri yok. Hadi güzel kardeşim çıkıver"mi denilecek. Adam çıkmazsa ne olacak. Bu yaptırımlar başladığında veya başlamadan önce büyük bir deprem olursa o binalarda oturanların canının hesabını kim verecek!


Ivecolar tam
yerini buldu!

Sevgili ağabeyim Ferruh Bulut (sözün gelişi değil öz ağabeyimdir kendisi) bir kaç gün önce Bizim Sakarya Gazetesi'ndeki köşesinden "Büyükşehir Ulaşım'ın yolcu taşımak için miadı dolmuş Iveco marka otobüslerini eleştirmişti" bu haklı eleştirinin ardından "acaba ne yapılabilir" diye bende düşünüyordum ki, süper haber yine Büyükşehir Ulaşım'dan geldi...
Iveco'lardan altı tanesi; Hendek Boğazspor, Hızırtepe Özenspor, Bekirpaşa Beldespor, Yıldırımspor, Kocaali Spor ve Sapanca Akademispor'a bedelsiz olarak verilmiş. Yolcu taşısan olmaz, köylere versen yine olmaz. Büyükşehir en doğrusunu yapmış. Amatörlere otobüs bağışlamak az buz güzellik değildir hani...



Yazı Tarihi : 25 Kasım 2011 Cuma
Bu yazı 25 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-