Orta hasarlılar konusunda "devrim" gibi olmasa da önemli bir karar alındı. 5 Aralık tarihinden itibaren bu binalara verilen kamu hizmetleri kesilecek...
Büyük dramların yaşanmamasını temenni etmekle birlikte istemediğimiz ve yüreğimizin dayanamayacağı görüntüleri de gazete sayfalarında göreceğiz. Bizler için daha da acısı bu görüntüleri sizlere ulaştıracağız...
Büyük ihtimalle bazı ev sahipleri ve hatta belki de kiracıların bir bölümü, hasarlı olduğu bilinen yuvalarını terk etmek istemeyeceklerdir.
Kolay değil....
Hiç kolay değil. İnsanı yaşadığı evinden bir anda çıkarıvermek. Tamam can güvenliği yok ama, işte insanız yıllardır yaşadığınız evinizi birden bire gürültülü ve homurtulu iş makinelerinin hoyrat kepçelerine terk etmek her babayiğidin gönül rızasıyla yapabileceği bir özveri değil...
Heyhat!
Emir demiri keser diye boşuna söylememişler.
Bugün yarın evlerini sessiz gözyaşlarıyla terk edenler, olası bir depremden sonra belki de yetkililere teşekkür edecekler. Ama bu konu için işlemek için şimdilik henüz olgunluğa ermiş değil...
Yanlış anlaşılmasın sakın, sözüm hasarlı olduğunu bile bile uyduruk tekniklerle evini makyajlayıp gurbete gelen öğrencilere veya diğer vatandaşlara gözünü kırpmadan kiraya veren "cani adaylarına" hiç değil!..
Onlar için söylenecek pek fazla kelime yok! Bu uygulama aslına bakarsanız onları da kurtaracak. Olası bir felaketi "sorumsuz" olarak atlatacaklar. Eğer kanunun istediği gibi evlerini terk ederlerse...
"5 Aralık tarihinden itibaren orta hasarlı binaların elektrik, su ve doğalgazlarını keseceğiz." Açıklaması belki biraz sert bir üslûp gibi algılanabilir. Fakat yapılması gereken kesinlikle buydu şimdi yapıldı. Allah yardım etsin de bu süre tamamlanmadan yıkıcı bir deprem daha yaşamayalım.
Söz açılmışken "makyajlanıp kakalanan" orta hasarlı binaların ev sahipleriyle devam edelim.
Adapazarı'nda "benim evim, dairem, binam orta hasarlıdır bu sebeple kiraya vermiyorum ve satmıyorum" diye bir tabelaya keşke şahitlik edebilseydik.
Bir tane orta hasarlı binada bu uyarı yazısını şimdiki karar çıkmadan önce görebilseydik...
Ama göremedik.
Büyükşehir Belediyesi'nin önünde çok uzun, zahmetli ve yorucu günler var. Belki de şimdiye kadar olmadığı kadar eleştiri alacaklar. Ama en azından bundan sonra herhangi bir sebeple "orta hasarlılar konusunda süre uzatımı olmayacak." Hem Adapazarı hem de Türkiye artık vakit harcamanın dayanılmaz tembelliğinde kedi misali gerim gerim gerinmeyecek!
Bilakis çok sıkı ve zaman zaman da ödünsüz çalışmalar yapılacak. Sadece Adapazarı'nda bin küsûr binanın yıkımı gündemde. Bu sayının yapılacak bilirkişi denetimleriyle artacağını düşünüyorum...
Sonuçta orta hasarlı olup da onarımı ve güçlendirmesi yapılan tüm binaların depreme karşı "kesinlikle" dayanıklı hale getirildiğinin bir garantisi yok.
Naçizane önerim, onarım ve güçlendirilmesi yapılmış binaların da titiz, uzman ve yetkili kişiler tarafından tekrar gözden geçirilmesidir.
O zamanlar hele hele depremin hemen ertesi yapılan onarım ve güçlendirmelerin "tamamen güvenilir" olduğunu iddia edemeyiz. İnsanın olduğu her yerde suistimâlleri de hesaba katarak yorum ve iş yapma mecburiyetimiz var. İşini doğru dürüst yapmayan ustayı, müteahhiti ve mühendisi sadece "Allah'a" havale etmekle bu işin üstesinden gelemeyiz...
Önümüzdeki günlerde Sakarya'nın gündeminde en büyük yeri orta hasarlı binaların yıkılması kaplayacak.
Bu yıkımların başlamasıyla hoş olmayan haberleri de yapacağız belki de. Bu konuda görevlendirilecek olan uzmanların ve yetkililerin "insanlığı" da elden bırakmadan iyi bir iş çıkarmalarını diliyorum...
Yoksa başlı başına elektrik, su ve varsa eğer doğalgazlarının kesilmesi zaten sıkıntılı ama bir o kadar da gerekli bir karar. İşin içinde insan olduğunu unutmadan ve her türlü önyargıdan hızla uzaklaşarak kararlar uygulanmalı.
Bu arada, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun "kendi güvenliğiniz için bu binalarda oturmayın" uyarısını öğrenciler dikkate almışlar. Bu gerçekten güzel bir haber. "Boşver bize birşey olmaz" türünden davranışlara girilecek bir risk değil di zaten bu. Belki biraz daha fazla yollarını uzatacaklar ve belki 40-50 TL fazla kira verecekler ama en azından öğrencilerin can güvenliği konusunda endişeleri olmayacak.
Öğrencilerin evlerini değiştirmeye başlamış olması, sürecin belki de bizim tahmin ettiğimizden çok daha az sıkıntılı geçeceğinin bir göstergesi bile olabilir...
Yazı Tarihi : 23 Kasım 2011 Çarşamba
Bu yazı 23 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar