Adapazarı'na yeni gelmiş ve yerel medyayı da takibe meraklı biri olsanız Hüsnü Gürpınar'ı bu şehrin "ombudsman"ı sanırsınız.
Hergün yerel gazetelerde ya manşet ya manşet altı! Televizyonlarda sürekli haber ve yorumlar.... Bir bilen değil beyefendi neredeyse "bin bilen" pozisyonuna girmişti son zamanlarda...
Gazetelere ve medyaya yaptığı eleştirilerde Hüsnü Gürpınar'da inanılmaz bir özgüven ve sarsılmaz bir bilgiçlik de vardı. İster istemez bu kadar gündemde olunca söyledikleri doğal olarak belki de yürüyüşünü falan değiştirmiştir kim bilir...
Ama gördük ki iş bambaşkaymış!
Dün, "deprem ihmalleri", "çok katlılar", "orta hasarlıların durumu", "yaptırtmam, ettirtmem", "Gar Meydanı Düzenleme Projesi" ve daha bir sürü projeler için soluğu mahkemelerde alıp "bu şehri düşünen tek adam" pozlarını takınan Hüsnü Gürpınar'ın da verniğinin çizildiği yerler varmış meğer!..
İş kendi yaptığı ve kesinlikle yasal olmayan uygulamalara gelince ne yasa kalıyormuş karşısında ne insan hakları ne de kamu sorumluluğu...
Demek ki neymiş?
Özellikle Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin elini kolunu bağlamak için elinden geleni ardına koymayan, bunun içinde mesleğinin ve oda başkanı olmasının verdiği avantajları sonuna kadar kullanan, "yılmaz mücadele adamı" pozlarını severek takınan Hüsnü Gürpınar kendi yaptığı işlerde hak hukuk hak getireymiş...
Başkalarını ve devasa projeleri bir anda bağlamak için mahkeme mahkeme dolaşan "demokrasi aşığı" Hüsnü Gürpınar işine gelince yasal olmayan bir şekilde bilirkişi tayin edebilirmiş!
Hatta, o bilirkişi raporunu 4-5 saatte verip kullanıma hazır hale de getirilmesini sağlayabilirmiş!..
Ama aynı durumda cevap isteyene 2 aydır cevap vermeye tenezzül etmezmiş!
Orta hasarlılar konusunda demediğini bırakmayan ve sözleri itibariyle haklı da olan Hüsnü Gürpınar maalesef yaptıklarıyla kendi kendini çürüttü!
Oysa Hüsnü Gürpınar İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı. Görevi icabı fikir beyan edeceği konuların bulunması da gayet doğal karşılanırdı, eğer her projeye kayıtsız şartsız itiraz etmeseydi.
Yasallığı ve kanunlara uygunluğu kendi yaptığı işlerde de "didik didik araştırsaydı..."
Diyeceksiniz ki "projeler uygun değildi de ondan itiraz ediyordu!"
Buna bir sözüm yok kimsenin de olamaz! Ancak yaptığı her açıklamayı "siyasi bir şova" dönüştürmek için medyadaki "aşıklarını" hesaplamamıza da, isim isim saymamıza da gerek yok. Daha da açık yazayım ki kafamız rahatlasın, oraya buraya yalpalayarak fikir ve yorum manyağı olmasın okuyanlar. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Hüsnü Gürpınar bir siyasi partinin uzantısı gibi yaptı açıklamalarını ve eleştirilerini. Bir kesim tarafından mesleği ne olursa olsun sırf "siyaset" kokan açıklamaları sebebiyle "gayri ciddi" olarak içten içe algılandı ve "samimiyetlik derecesi durağana indirildi!
Gürpınar'ın şaşalı günlerinde yanında olan ve kendisini "kayıtsız şartsız" destekleyen arkasından "bravo" ve "şaş şak" seslerini esirgemeyen büyük gazeteciler "güruh"unun yine Gürpınar'ı sahiplenmesini bekliyorum dört gözle!
Gerçi gazetemizin yaptığı haberlerden sonra kimsenin ağzını açacak hali kalmadı. Gerçekler bir bir kamuoyuna sunuldu.
Deprem, orta hasar, trafik düzeni, bilmem ne meydanı ve projesi... Konularında sınırsız ve engin itiraz ve "istemezuk" arşivine sahip olan Hüsnü Gürpınar'ın bundan sonraki mesleki seyrinin inandırıcılığının derecesini hep birlikte göreceğiz. Bu konuda pek sıkıntı çekmeyiz! Yaptığımız haberlerin hiç birinde itham ve karalama yok! Hiç birinde karşı tarafa söz hakkı vermeme durumu yok. Hepsi ortada ve açık! Gerçi hiç ihtiyacı yok ama, Hüsnü Gürpınar'ı korumak sözde ezdirmemek için kalemlerini sürekli "sivri" tutanların Gürpınar'ı böylesine "zor günlerinde" savunmasız ve cıscıbıl ortada bırakıyor olmalarından derin bir endişe ve tedirginlik duyuyorum dersem büyük yalan söylemiş olurum.
Gürpınar'ın durumu yavaş yavaş "dokunma yanarsın" temasına doğru hızla ilerliyor. Kendisinin de bir çok konuda "evet hatalıyım" diyerek tüm bu haberleri ortaya çıkaran Gazetemiz Haber Müdürü Hüseyin Cumalı'ya açıklama yapmasının ardında sarsılmaz bir erdem ve doğruluğa olan inanç var sanmayasınız sakın. Bu sizi büyük yanılgılara götürebilir...
Gürpınar'ın "erdem seviyesini" ve "doğruluk paydalarını" bilemem ama, habersel manada açık açık yakalandığı için diyecek sözü kalmadı Hüsnü Gürpınar'ın...
"Elaleme verir talkını kendi yutar salkımı" diye süper bir deyimimiz vardır. Bu deyimin bugünlerde "vücut bulmuş halinin" Hüsnü Gürpınar olduğundan zerre şüphem yok. Başkalarına bol keseden nasihat verirken kendi dediklerinin tersini yapanların düştüğü duruma bugün Hüsnü Gürpınar düştü.
Sonunda ne olur şimdiden söymesi zor. Gördük ki, "kanun ve yasa"ları kendine şiar edinmişlerin bile "pırıl pırıl lake vermiklerinin" çizildiği zamanlar oluyormuş zaman zaman...
Yazı Tarihi : 21 Kasım 2011 Pazartesi
Bu yazı 32 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar