Sakaryaspor'da yönetim ve kısa süreli teknik direktör değişikliği dışında değişen bir şey yok, önceki yıla göre.
Takım aynı oyunculardan kurulu, bir alt lige göre ayarlı ekipten kapasiteleri dışına çıkıp destan yazmasını beklemek, haksızlık olsa gerek.
Yenilgiler karşısında gerçeği atıp bir kenara, oyunculara yüklenmenin de yersiz olacağına inananlardanım.
Ancak zaman zaman da olsa hislerimize yenik düşüp, farklı duygular içerisine girdiğimiz de olmuyor değil.
Sakaryaspor'suz yapamıyoruz, yapmamız da zor.
Onun için istiyoruz ki; mazisine yakışır bir takım ruhu oluşsun.
Düşmek gibi, aklımıza dahi getiremediğimiz sıkıntılar içerisinde olmayalım.
Takımın kapasitesi belli, ne kadar zorlasak da bundan iyisi olmuyor. O halde, birtakım yenilikler kaçınılmaz.
Kaç haftadır yenilmiyor yeşil siyahlılar, ama elimizden civa misali kayıp giden puanlar nedeniyle yüzümüz de gülmüyor.
Tenkit kolay iş...
Ama sonucu değiştirmiyor...
Haksızlık mı ediyoruz yoksa, genç kadrodan gücü dışında bir şeyler beklemekle...
Profesyonel futbolun kendine has ilkeleri var, hiç kuşkusuz.
Bu iş sektör haline dönüştü, forma giyip sahaya çıkan her oyuncu, taşıdığı sorumluluğun üstesinden gelmek zorunda.
Yani oyunu kuralına göre oynamalıdır.
Bu da, mesleğin icaplarına uygun hareket etmek ve yaşamakla olur, ancak.
Her şeye rağmen, Sakaryaspor'da oyuncuların kazanma hırsı ve mücadele gücü yavaş da olsa yükselişe geçmiş görünüyor.
Fakat bu başarı için yeterli değil.
Buna ustalık ve yetenek de eklenirse ancak, o zaman yüzlerin güleceğine inanıyorum.
Bu özellikler sonradan kazanılmıyor, kazanılsa da çok sınırlı...
Sakaryaspor'daki en büyük eksiklik de bundan kaynaklanıyor.
Bütün bunlara rağmen haftalardır yenilmiyor takım.
Bunda Salih Dursun'un payı ve katkısı büyük.
Rakip takımın hücum organizasyonlarını orta sahada bitmek bilmeyen bir azim içerisinde durduran Salih'e nazar değmesin istiyoruz. Önceki yanlışlarından sıyrılıp sadece oyunu düşünmesi, ülkemizde eksikliği hissedilen bir orta saha oyuncusu olarak Salih'in yıldızını parlatıyor, giderek.
Önceki gün oynanan ve geldi gözüyle bakılan üç puan tıpkı Göztepe karşılaşmasında olduğu gibi, bir anlık savunma gafletiyle uçup gitti elimizden.
Hal böyle olunca "züğürt tesellisiyle" yetinmek düşüyor bizlere.
O halde bir şeyler yapmak lazım, bu sıkıntıdan kurtulmak adına, bu da ancak kadroyu takviyeyle olur.
Bugünkü koşullar ve anlayışla zor, hatta imkansız görünse de transferin önünün açılması, kaçınılmaz... Bundan gayrı bir çıkış kapısı da yok!
Gol atması tesadüflere kalmış bir takımın maç kazanması hiç de kolay değil.
Sakaryaspor'da Salih ne kadar başarılıysa, ayağına top yakışıyor diyebileceğimiz birkaç oyuncudan biri olan Mesut da haftalardır Sakaryaspor'un katili rolünü oynuyor.
Kaç maçtır ortaya koyduğu ruhsuz ve saçbaş yolduran futbolu insanı adeta çileden çıkarıyor.
Bırak gol atmayı, arkadaşını gole koşturacak müsait pozisyonlarda kolayı değil zoru, doğruyu değil yanlışı seçen sorumsuz ayakları Sakaryaspor'u haftalardır arzulayıp da kaçırdığı puanlardan ediyor.
Kimse ona 'Ne yapıyorsun?' demiyor. Mesut'un kendini avutması takımına pahalıya mal oluyor.
Alternatifsizlik takımın en büyük sorunu.
Bütün bunları görmek ve tehlikeyi önceden sezmek için futbol uleması olmaya gerek yok.
Son maçta, Salih'in inanılmaz performansına Yunus'un dikine oynayarak verdiği destek, Görkem'in olağanüstü hırsı, Gazanfer'in giderek düzelen ve dağınıklıktan kurtulma azmi, Zafer'in hava toplarındaki ezici üstünlüğü ayaklarına indirememsine rağmen ortaya koyduğu mücadele, Levent ve İlkay'ın iyi niyetli oyunu ancak ve ancak tek puan için yeterli olabildi. Bu da gösteriyor ki; yeni yönetim transferin önünü açarak, takımı takviye etmezse, işimiz zor.
Başkan Erdal Taşkın ve yönetim kurulu yarından tezi yok bu geleceği hazırlamalıdır ki selamete çıkılsın.
Yönetimde bu inancı görmek, takım adına duyduğumuz endişeyi ertelememize yol açıyor.
Bu sadece bizim değil, tüm sporseverlerin üzerinde ittifak ettiği görüştür.
Zor da olsa başarmak zorundayız.
Bu konuda herkes eteğindeki taşı dökmeli ve yönetime yardımcı olmalıdır.
Zira, "başka Sakaryaspor yok."
Yazı Tarihi : 21 Kasım 2011 Pazartesi
Bu yazı 39 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar