Mustafa Gümüşel e-mail mgumusel@sakaryahalk.com
Başbakan'dan başkanlara "borç edebiyatı" uyarısı!...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nda" yaptığı konuşmada, belediye başkanlarına yönelik önemli mesajlar vardı…
Başbakan burada yaptığı konuşmada 21. yüzyılda Türkiye'nin hangi bölgesinde olursa olsun yolu, suyu, kanalizasyonu, altyapısı olmayan ve üst yapısı ciddi noksanlar ihtiva eden yerleşim birimlerini kimsenin görmek istemediğini belirtti…
Başbakan ayrıca, mazeretler, bahaneler üretmenin, gerekçelere sığınmanın, siyaset yapmanın en kolay yolu olduğuna işaret ederek; "Kaynak bulamadım, enkaz devraldım, elim kolum bağlandı" gibi gerekçelerle, hiç kimsenin vatandaşı hizmetten mahrum edemeyeceğini söyledi…
Başbakan'ın belediye başkanlarına yönelik yaptığı konuşmanın özellikle bir bölümü var ki çok daha ilgi çekici. Bence bütün belediye başkanları, Başbakan'ın şu sözlerini "çerçeveletip" makam odalarının "başköşesine" asmalı. İşte o konuşma…:
"Belediyeyi borçla devralmak bahane değil. Belediyelerin borcu da olsa hizmete devam etmek zorundadır. Şu anda da birçok arkadaşımız belediyeleri borçla devraldı, hizmet üretti, üretiyor, mecburuz ve bu çark dönecek…
Kabiliyet zaten o. Mevcut bütçe ile bu işi nasıl götürürsün, parayı, insanı, bilgiyi, bölgeyi nasıl yönetirsin. Yoksa her şey önünde hazır, bütün imkânlar var. ‘Belediyecilik yaptım", o kolay bir iş…"
Evet, görüldüğü gibi Başbakan belediyecilik hizmetleriyle ilgili olarak seçilmiş hiçbir başkandan "mazeret" üretmesini istemiyor. Tam tersi hizmet üretmesini bekliyor…
Hele hele bir önceki yönetimden gelen belediye borçlarının bahane edilmesini ise hiç hazmedemiyor. Belli ki bir belediye başkanının da bu bahanelerin arkasına sığınmasını istemiyor…
Yani Başbakan açıkça belediye başkanlarına; "Borçlanmaktan korkmayın. Borç devraldık edebiyatının da arkasına sığınmayın. Hizmet edin, hizmet" demek istiyor…
İnşallah Başbakan'ın "Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nda" yaptığı bu konuşmasını bizim yeni ve yeniden belediye başkanlığı görevine seçilenler "kulaklarına küpe" etmiştir…
Zira daha seçimin ertesi günü bazı belediye başkanları, Başbakan'ın bu konuşmasının aksine "Kaynak yok, enkaz devraldım, elim kolum bağlandı" edebiyatına başladı…
Kimi çıkıp marifetmiş gibi "Borçsuz belediyeyiz" diye öğündü. Diğerleri de çıkıp; "Belediyenin şu kadar borcu var. Gelirler giderleri karşılamıyor" gibi mazeretler üretmeye başladı…
Lafı daha fazla uzatmaya gerek yok. Türkiye'nin en deneyimli "Belediye Başkanı" bugün Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Eminim buna hiçbir belediye başkanının da itirazı yoktur…
Zira O "İstanbul" gibi Türkiye'nin en problemli ve borçlu belediyesinde şehre hizmet edip yaptıklarıyla her kesimden insanın takdirini topladı. Yaptıklarıyla İstanbul'u bir "Dünya şehri" haline getirdi. Tabi bu da borçlanarak oldu. Sonuçta kazanan İstanbul oldu. İstanbullu oldu…
Dolayısıyla Türkiye'nin bütün belediye başkanları vatandaşa "kül yuttura bilir" ama Başbakan'a asla. Zira sizin geçmekte olduğunuz yollardan o çoktan geçti…
Öyleyse her fırsatta borç edebiyatı yapmayı biran önce bırakın. Başbakan'ın da dediği gibi, siz "mazeret" değil hizmet üretmeye mecbursunuz. Aksi halde hem siz, hem de bu şehir kaybeder…
*****************************************************
Bugün İstanbul'un fetih günü!...
İstanbul, 1453 yılının 6 Nisan günü başlayan muhasaradan tam 53 gün sonra fethedildi. Nihayet 29 Mayıs günü "Fatih Sultan Mehmet Han" şehre "Topkapı'dan" girerek "yeni bir çağ" açtı…
Türk ve dünya tarihi bakımından "İstanbul'un Fethi" çok önemlidir. Donanmayı, Beşiktaş'tan Haliç'e indiren askeri dehası nedeniyle "Fatih Sultan Mehmet Han" bugün bile bütün dünya ülkelerinde önemli bir şahsiyet olarak adından saygı ile bahsedilir…
Her ne kadar böylesi önemli bir şahsiyete başkalarının gösterdiği ilgi ve alakayı milletimiz içinde göstermeyen çıksa da, ben geçmişimle her zaman gurur duymuşumdur. Ne mutlu bize ki, yakın ve geçmiş tarihi şan ve şöhretlerle dolu bir neslin devamıyız…
Yazı Tarihi : 29 Mayıs 2009 Cuma
Bu yazı 230 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar