Türkiye olarak neredeyse her yıl bir büyük felaketle sarsılıyoruz…
Deprem, sel gibi doğal afetler nedense hep bizim gibi geri kalmış ülkelerde büyük yıkımlara yol açıyor.
Oysa bizi yönetenler her seferinde Türkiye'nin güçlü ve büyük ülke olduğunu söylüyor.
12 Haziran seçimleri öncesinde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini belirten afişleri izlerken aklıma takılmıştı.
Neden şehirlerin, köylerin afetlere hazırlanması konusunda neden bir afif olmadığını kendi kendime sormuştum.
Aylar geçti. Acı haber Van'dan geldi. Meydana gelen depremde yine yüzlerce canımız hayatını kaybetmişti.
Başbakan Erdoğan'ın söylediğine göre ilk 24 saat deprem bölgesine ulaşmakta hükümet başarılı olamamıştı.
Van'ı, Erciş'i görenlerin, o bölgeden arkadaşların anlattığına bakılırsa halen de başarılı olunmuş değil.
Ağır kış şartlarına Kızılay'ın bez çadırları koruma sağlamıyor.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımların dağıtımı bile becerilemiyor.
Şimdi kentlerin depreme hazırlanacağı söyleniyor.
Bakın bu sözler Van acısının tazeliğinde söylenen sözler.
Yarın bu sözler çok çabuk unutulur.
Benzer vaatleri hep duyduk.
İstanbul'da sel felaketi sonrasında da benzer şeyler duymuştuk, birkaç yıl önce.
Dere yataklarındaki tüm binalar yıkılacaktı.
Bugüne kadar dere yatağında olduğu için yetkililer tarafından yıkılmış tek bir bina yok.
Korkumuz odur ki, bundan sonra da deprem hazırlığı adına hiçbir şey yapılmayacak.
Yine deprem olacak.
Yine sel gelecek.
Bizim insanımız, bizim canlarımız yine enkaz altında kalacak yine selde boğulacak…
Artık toplum olarak bilinçlenmeli ve bizler afetlere hazırlık için yetkilileri, hükümeti zorlamalıyız.
Bu bir insanlık görevidir.
Bu bizim çocuklarımıza, torunlarımıza karşı önemli bir görevdir.
Gazetecilik edepli olmaktır
Biz gazeteciler topluma izlenen takip edilen insanlarız.
Her hareketimiz göz önündedir.
Bu nedenle her adımımıza dikkat etmeliyiz.
Ama son zamanlarda bazı arkadaşlarımızın mesleğe hiç yakışmayan davranışlar içinde olduğunu görüyoruz.
Yazılarından meslektaşlarına hakaret edenler, şantaj gibi bizim mesleğimize hiç yakışmayan davranışlar içinde olanlar bize olan güveni zedeliyor.
Kimsenin gazetecilik mesleğine gölge düşürmeye hakkı yok.
Bu meslekten ekmek yiyen kimse bu mesleğe ihanet edemez.
Biz buna izin vermeyiz.
Bu mesleğe yakışmayanlar, çok fazla bu mesleğin içinde kalamazlar.
Çekip gitmek zorunda kalırlar.
Yazı Tarihi : 11 Kasım 2011 Cuma
Bu yazı 11287 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.