Bundan geri dönüş yok

Mücahit Türetken

Mücahit Türetken
Yıllardır bu tartışma sürüp gidiyor. Her 17 Ağustos günü geldiğinde yine bu konu yüksek sesle tartışılır; ama sonuç nafile. Gazeteler haber yapar; ‘ne olacak bu orta hasarlı binaların hali' diye.
Gazete manşetlerine kimse aldırmadı, cılız kaldı bu sesler. Yapılan tartışmalar ise aklı başında bir çözüme yönelik yapılamadı. Sonuçta orta hasarlı binalar yıkılmadı, bu sorun çözülmedi.
Şehrin dört bir yanında kabusu andıran görüntülere neden olan bu yapılar hala mevcudiyetini sürdürüyor.
Ne kabusu, ben de şehirde geziyorum ama öyle kabusu andıran korkunç binalar hiç görmüyorum diyebilirsiniz. Nerden çıkartıyorsun bunu, Sakarya'da dış görünümüyle korku saçan bina yok ki de diyebilirsiniz. Dersiniz demesine ama hakikati görmemiş olursunuz bu sözlerinizle.
Çünkü şöyle bir durum var; yıllardır, ta depremin ardından bu yana Sakarya'da hasarlı binalar meselesinde ahlaklı bir duruş sergileyen bazı insanları isyan ettiren gerçekte tam da budur aslında.
Evet dış görüntüde korku saçan bina pek yok ama peki o binaların görünmeyen yönünü, yani içini, makyajla kapanan iç yüzünü ne yapacağız?
Bu durumu geçtiğimiz günlerde gittiğimiz Van'da da gördük. Duvarları çatlamış, patlamış yapılar hasar tespiti ve diğer kontroller dahi yapılmadan iki günde makyajlanarak görüntü kurtarıldı.
Ben Sakarya'ya hemen depremin ardından geldim. Ve bu şehirde gezip gördüğüm kadarıyla dıştan patlamış yüzlerce bina gördüm.
Çökmüş, kolonları patlamış, ağır darbe almış, zarar görmüş, güvenliksiz; derhal yıkılması gereken binalar.
Peki ne oldu o binalar; işte bu binaların büyük bir kısmının dış cepheleri yenilendi, boya/badana işlemleri gerçekleştirildi, süslendi ve makyajlandı yeni bir bina gibi piyasaya sunuldu.
Şimdi o binalarda kim oturuyor? Sen, ben, biz , siz…
Yani bu şehirde yaşan bizler oturuyoruz.
Böyle bir acımasızlık, ahlaksızlık olabilir mi?
Şehir merkezinde bir yıl oturduğum, zemini kaymış, duvarları patlamış ve kirişleri çatlamış binanın sahibi gözümüzün içine baka baka "Aslında binamızda hiçbir hasar yok, biz kira yardımı almak için hasarlı raporu aldık, siz rahat rahat oturun gençler" demişti.
Peki bu evlerin makyajını yapıp başta üniversite öğrencileri olmak üzere dışarıdan gelen, konudan bihaber olan insanlara bu evleri kiralayanlar neden kendileri bu evde oturmuyorlar? Çünkü bu evlerin ne kadar güvensiz olduğunu biliyorlar da ondan.
Bunun ne insan hakkıyla ne insanlıkla ne ahlakla örtüştürebiliriz. Bu eylemi yapanlar; makyaj yaptıkları binaların güvenliksiz olduğunu bildiği için burada oturmayıp, daha güvenlikli binalara taşınıp, bu çürük binaları başkalarına kiralayanlar büyük günaha giriyorlar.
İşte en büyük kabus da budur. Allah göstermesin, bu şehirde düşük ölçekli dahi bir deprem olsa bu binalarda yaşayan insanların hali ne olacak? Bunun hesabını kim verecek?
Bu oyuna, arsızlığa, fırsatçılığa daha fazla seyirci kalınmamalıdır. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun başlattığı çalışma nihayete erdirilmeli ve sonuç alınmalıdır. Bu binaların hepsi ama hepsi tavizsiz yıkılmalıdır.
Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla ve Büyükşehir cephesinden aldığımız bilgilere göre Toçoğlu konuyu Başbakan Erdoğan'la görüşmüş. Ardından TOKİ Başkanıyla da görüşülmüş. Belli bir noktaya gelinmiş.
Bildiğim kadarıyla başkan Toçoğlu da bundan geri dönüş yok diyormuş, bu konuda kesin kararlıymış. İnşallah böyledir, kesin sonuç alınır ve bu binalar yıkılır.
Yarın öbür gün bir sıkıntıyla karşılaştığımızda kimse bunun ne hesabını ne de vebalini ödeyemez. Bu konuda herkese büyük görevler düşüyor. Herkes elini taşın altına koymalı ve bu sorunu kökten çözüme kavuşturmak için destek olmalı.



Yazı Tarihi : 10 Kasım 2011 Perşembe
Bu yazı 144 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Ahlaki duruşu önce belediye başkanları sergilemeli..malum imam-cemaat hesabı...
Murat Oral @ 10.11.2011 18:58:50
Zeki Toçoğlu şehirde yıkılması gereken binaları yenimi öğrenmiş?kaç yıldır belediye başkanlığı yapıyor?Sormazlarmı adama şimdiye kadar aklın nerdeydi diye??
Murat Oral @ 10.11.2011 18:54:51
Online Ziyaretçiler
-