VAN-ERCİŞ DEPREMİ VE VAN GÖLÜ

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
SEBOB Başkanı Hasan Alişan, 17 Ağustos Depremi sonrasında şehrimize gelip acımızı paylaşan, moral veren, destek sağlayan Van Esnaf Odaları Birliği'ne iade-i ziyaret anlamına gelecek bir program planladığını, buna bazı gazetelerin genel yayın yönetmenlerinin de katılmasını arzu ettiğini belirtti, geçen haftasonuna doğru...

Deprem görüp geçirmiş bir ilin gazetecisi olarak, yapılan bu anlamlı daveti karşılıksız bırakmak olamazdı.

Hiçbir hesap yapmadan, katılacağımı bildirdim bu nedenle.

Üç gazeteci ve Başkan Alişan ile birlikte, dört kişiden ibaret SESOB Heyeti'yle Pazartesi günü Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Pegasus Havayolları'na ait bir uçakla Van'a havalanıyoruz, saat 11.00.

Yaklaşık iki saati bulan yolculuk sonrası, Van Havalimanı'na alçalan uçaktan, etrafı seyrediyorum, kuşbakışı...

"Çevresi 554 kilometreyi bulan kocaman bir maviliğe göl değil, bir küçük deniz demek daha doğru olacak" diye geçiriyorum içimden, gölün üzerindeyken...

Vanlılar için göl, her türlü nimetinden istifade edilen, vazgeçilmez bir sevgili olup çıkmış...

Van Havalimanı, inşaat halinde.

Yenileme çalışmaları devam ediyor.

Gölle ilgili anlatılanlar hayli ilginç...

Suyu şifa olarak kullanıldığı gibi, temizlik maddesi olarak da önem taşıyor.

Otlayan hayvanların gözüne batan dikenler, iltihaplanmaya yol açıyor.

İhmal edilirse, sonu körlüğe götürüyor hayvanı.

Bu durumda yapılan iş, göl suyunu ağıza alıp hayvanın gözüne püskürtmek oluyor.

Bunun birkaç kez tekrarı hasta gözün iyileşmesini sağlıyormuş.

O nedenle, göl suyunu şifa kaynağı olarak görüyor Vanlılar.

Gölde avlanan İnci Kefal balığı, şehre sembol olmuş.

Derler ki:

Gölde Van Halkı'nı besleyecek kadar, lezzetli balık var.

Vilayet binasının önündeki meydanın ortasına, İnci Kefal heykeli dikilmesi boşuna değil anlaşılan.

Diyeceksiniz ki, depreme gittin gölü anlatıp duruyorsun.

Ne iş!

Van'la tanışmamız gölle oldu önce, havadayken...

Sonra vardık şehir merkezine.

Herkes işinde gücünde, hayat devam ediyor.

Caddeler insan dolu.

İşyerleri açık.

39 kişinin öldüğü 7 katlı binanın enkazı kaldırılmış son sürat.

Deprem korkusu sinmiş yüreklere...

Çok katlı binalar çarpıyor gözümüze...

Sıva çatlakları oluşmuş her birinde...

Çadırdan eve dönüş başlamış yavaş da olsa...

Van'da tur atıp, Erciş'in yolunu tutuyoruz.

Depremin bütün ürkütücülüğüne ve çaresizliğine orada rastlıyoruz...

Ana cadde üzerinde şaşkın şaşkın bakarken, enkaz yığınlarına üzüntülü gözlerle, sahipsiz, terk edilmiş ve ağır hasarlı binaların pencerelerinden, perdeler el sallıyordu sanki imdat istercesine...

Üstünden günler geçmesine rağmen depremin, iş makineleri harıl harıl çalışıyor...

Koreli, İstanbullu, Sakaryalı kurtarma ekiplerine rastlıyoruz.

Dozerlerin kepçesine asılı son model otomobiller çıkıyor, kat kat olmuş binaların enkazı altından...

Çadırkent kurulmuş gölün kenarına.

Halk solgun gözlerle dolaşıyor, yıkılan binalara bakıp...

Erciş'in halkı Türkmen ağırlıklı...

Eline aldığı nohutlu pilav tabağını, bizim kafileye ikrama kalkıyor.

Yardım çadırlarında kurulmuş ocaklarda, sıcak yemek kaynıyor tencerelerde...

Halk bir an evvel enkazın kaldırılması ve yeni bir yapılaşma ile yeni bir Erciş kurulmasını istiyor.

Kimi bezgin, üzgün ve ümitsiz...

Bazısı kötümser, "20 senede bile düzelemeyiz" diyerek...

Onları teselli ediyoruz, daha büyük bir felaketin içinden, tahmin edilenden kısa sürede çıkıp, hayata dönen bir ilin mensupları olarak...

Van'da kafilemize mihmandarlık yapan Van Odalar Birliği Başkan ve temsilcilerinin gösterdiği ilgiyi, unutmak mümkün değil.

Van Halkı sıcakkanlı ve samimi.

"Hoşgeldiniz, başımız gözümüz üstüne. Bir bardak çayımızı için hiç olmazsa" cümlesi eksik olmuyor dillerinden.

Van'da can ve mal kaybı az.

Artçı sarsıntılara rağmen, bir gecelik konaklamamız otelde oldu.

Halkın normale dönüş süratli, Erciş'te ise zaman alacağa benziyor...

Geride seyahatle ilgili anlatacağımız çok şey var.

Şimdilik bu kadar.


NOT: Van Gölü canavarı, PKK, KCK ve korucularla ilgili görüşler...

Kapısında "Şaredariya Wane" yazan Van Belediyesi...

Hayvancılık, mazot kaçakçılığı, "toz" ticareti vs. konulara yönelik izlenimlerimiz, kalsın bir başka güne




Yazı Tarihi : 04 Kasım 2011 Cuma
Bu yazı 50 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-