Hüseyin Cumalı, Büyükşehir Belediyesi'nin Dörtyol Kentsel Dönüşüm projesini hayata geçirmek için çalışma yaptığı dönemde bu projeye karşı çıkıp; biz kendi projemizi hayata geçireceğiz diye ortalığı ayağa kaldıran esnafa sormuş; "Ee ne oldu hani proje yapacaktınız?"
Belki de Sakarya'nın en ciddi sorunlarının başında bu yaklaşım tarzı geliyor.
Sadece boş boş konuşarak, sesini çok çıkartıp bağırarak, çağırarak, gazete manşetlerine oynayarak üretim yapılmıyor.
Ancak bedavadan konuşmak karın doyurmuyor. İcraat yapmak, üretmek lazım. Bunun içinde en başta bilgi, güç ama en önemlisi ciddiyet ve kararlılık gerekiyor.
O dönem kentsel dönüşüme karşı çıkanlar Bodrum tipi yapılanmadan söz ediyorlardı. ‘Büyükşehir kentsel dönüşüm projesinden vazgeçsin, biz binaları beyaza boyarız, çiçek ekeriz, saksılarla sanayimizi güzelleştiririz' diyenler arada 2 yıl geçti şimdi ortalarda pek gözükmüyorlar.
Bırakın saksıda çiçek ekmeyi Dörtyol için tek bir çivi dahi çakmadılar. Ben o zaman da bunların amacının Dörtyol'u güzelleştirmek olmadığını yazmıştım.
Bodrum tipi yapılanma sözlerinin gerçekçi olmadığını hatta daha da ileri giderek, göreceksiniz bu projeyi hayata geçirmeyecekler ve sonra da hiçbir şey yapmayacaklar diye de yazmıştım.
Sonuçta maalesef biz haklı çıktık. Keşke biz haksız çıksaydık da böyle olmasıydı.
Çünkü olan o bölgede evine bir ekmek götürmek isteyen küçük esnafa oldu.
Gazetelere boy boy ilan veren, küçük esnafı gaza getirtip Büyükşehir Belediyesi aleyhinde kamuoyu oluşturan tuzu kurular herhangi bir şey kaybetmedi.
Bodrum tipi yapılanmadan söz edip binaları beyaza boyamayı gündeme getirenler…
Bölgeyi çağa uygun bir merkez haline getirecek kentsel dönüşüme ‘rantsal dönüşüm' diyerek insanların olaya şüpheyle bakmasına yol açanlar…
Dünyanın her yerinde Kentsel dönüşüm olarak bilinen projeye karşı çıkıp kentsel tasarım lafını ortaya atanlar…
Memlekette atılan her yeni bir adımın karşısında durup, yenilikten öcü gibi korkan statükocular…
Perde arkasında saklanıp ortalığı karıştıranlar…
Yaptığı her işte tribünlere oynamayı kendine görev bilenler…
O zaman esnafın yanındayız mesajı verip bugün esnafın yüzüne dahi bakmayanlar…
Siz bugün nerdesiniz? Hani yeni bir çalışma yapıp bu projeyi Büyükşehir Belediyesi'ne sunup ortak bir paydada buluşacaktınız?
Hani esnafın derdi sizi çok yakından ilgilendiriyordu! Hani siz halkçıydınız! Hani amacınız esnafın huzuruydu! Yalandı hepsi yalan. Sizin tek bir derdiniz var o da aman bu şehirde yeni bir şey olmasın. Aman alıştığımız düzen, rahatımız bozulmasın. Aman işgal ettiğimiz makamları kullanıp elde ettiğimiz ekonomik gücü kaybetmeyelim. Evet, sizin tek derdiniz bu. Esnafın durumu sizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Eğer esnaf sizi ilgilendiriyor olsaydı siz iki yıldan bu yana tek bir çivi çakılmasını dahi sağlardınız.
Bu şehirde yetkiyi elinde bulunduranlara da bir çift sözüm var; siz siz olun eğer işgal ettiğiniz makamlarda yapıp ettiklerinizin hatta yapmanız gerekirken yapmadıklarınızdan kendinizi sorumlu hissediyorsanız bu statükoculara haddini bildirin.
Yok, hayır biz statükoculara rağmen bir şey yapamayız deyip de dengeci bir politika izleyecekseniz, aman herkes beni sevsin, herkesle aram iyi olsun gibi ikircikli bir tavır takınacaksınız, size de yazıklar olsun.
İşgal ettiği makamdan güç alıp, bu gücünü ekonomik kazanca dönüştürmek isteyenler, farklı bir takım organizasyonlar içine girenler, ihale peşinde koşanlar, hortumcular, millet üzerinden rant elde etmeyi marifet sayanlar, dün yaptığı rezillikler yetmiyormuş gibi bugün de hala acaba ben nasıl malı götürürüm diyen goygoycu takımına rağmen elbet bu şehir kabuğunu kıracak ve değişime ayak uyduracaktır…
Yazı Tarihi : 31 Ekim 2011 Pazartesi
Bu yazı 105 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sayın Türetken.
Yine güzel bir konu ve muhalefetin değişmez durumu üzerine güzel bir yazı yazdınız.
Yetkiyi elinde bulunduranları da gayet nazikane uyadınız.
Ebu Müslim Horosani'nin sözü geldi aklıma.
" Onlar zararlarından emin oldukları için; dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu"
Evet bu sözü çerçeveletip makamlarının en görünen yerlerine asmaları tavsiyemdir.
Başarılar.
Andelip @ 02.11.2011 10:31:39
Sayın Türetken madem ki gazetecisiniz,madem ki gerçekleri objektif olarak yazıyorsunuz büyükşehirin medar-ı iftiharı olan! Dorukkenti yerinde görüp fikirlerinizi burada paylaşmanızı ümit ediyorum...
Murat Oral @ 02.11.2011 01:39:35