Tunus'ta bir genç kendini yaktı ve devrimin ayak seslerini o an itibariyle duymaya başladık.
Tunus'ta diktatör ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Akabinde Mısır'da isyan sesleri yükselmeye başladı.
İsyan Mısır'da da sonuç verdi ve Hüsnü Mübarek de iktidardan uzaklaştırıldı.
Bu süreçte Libya ve Yemen'de de diktatörlere karşı isyan başlatıldı. Bu isyanlardan da halkın zaferle çıkması yakındır.
Şimdi Suriye'de Baas rejiminin zulümlerine karşı gösteriler devam ediyor
Bu kez Amerika Birleşik Devletleri'nde, yaşanan sosyal adaletsizliklere karşı binlerce insan sokaklarda.
Wall Street protestoları Amerika'yı yakıyor, rejimin bekçisi milyar dolarlık zenginler tedirgin.
ABD yönetimi ise destekçisi Suud hanedanlığı ile birlikte İran hakkında Hollywood senaryolarını aratmayan komplolar ortaya atarak, dikkatleri başka yöne çekmeye çalışıyor.
Ancak aklı başında hiçbir siyasetçi ve uzman bu komploları gerçekçi bulmuyor, prim vermiyor. ABD'li gençler kendi devletlerini yerden yere vuruyor. Protestolar Latin Amerika'ya, Afrika'ya, Okyanus'a sıçrıyor. Yunanistan'dan sonra İtalya ve İspanya'da protestocular polisle çatışıyor. Yeni Zelanda ve Kanada ayakta. Atina'da binlerce Yunanlı, Portekiz'de on binler sokaklarda.
Dünyanın daha adil bir yapıya kavuşması, sömürgeci düzenin son bulması, hakça adil bir paylaşım düzeninin egemen olması, savaşların son bulması için insanlar sokaklarda.
İnsanlık onurunu muhafaza etmek adına yürütülen bu eylemlere Türkiye'de kayıtsız kalmıyor. Başbakan Erdoğan ve özellikle Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yaşanan olaylara müdahiller.
Özellikle Arap Baharı sürecinde Türkiye etkin bir dış politikayla neredeyse tamamen olayların içinde yer alıyor.
Türkiye'nin hükümet düzeyinde dünyada yaşanan olaylara bu denli müdahil ama aynı siyasi partinin mensubu olan örneğin Sakarya siyasetenin aktörlerinin büyük bir kısmı yaşananları ne idrak ediyor ne de anlamlandırabiliyor. Hala durumun ciddiyetinin farkında değiller.
Sakarya'da bazı AK Partili siyasi aktörler bırakın sürece müdahil olmayı, olayları anlamayı, kendi hükümetinin politikasına uygun hareket etmeyi; sürecin tersinde hareket ediyorlar. Neresinden bakarsanız bakın seviyesizliği, ciddiyetsizliği görmemek mümkün değil. Dünün bazı dindarları bugün maalesef sapıtmış bir hal almış durumdalar.
Mesela AK Partili bazı belediye başkanları dünyadaki, bölgedeki gelişmelerden tamamen bağımsız, hiç haberdar değilmiş, bugün Türkiye'nin sahip olduğu misyonun farkında değilmiş gibi hareket ediyorlar. Oysa ellerindeki imkânlarla birçok gelişmiş ülkeye gidebiliyorlar.
Dindar, muhafazakar tabanın oylarıyla iktidara gelen bir takım belediye başkanları bırakın dindarlıkla bağdaşıp bağdaşmadığını seküler bir ahlakla dahi örtüşmeyecek işler yapıyorlar. Ahlaken dibe vurmalarının yanı sıra tam bir atalet içerisinde keyfe keder yaşıyorlar.
Bu durum elbette böyle sürmemeli. Buna karşı sorumlu birileri harekete geçmeli. AK Parti'nin İl Başkanı Recep Uncuoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ya da milletvekilleri bu insanları kenarı çekip kendilerine çeki düzen vermeleri için uyarmalıdır.
Halkın oyuyla göreve gelmiş kişilerin, ‘nasılsa seçildim, bundan sonra bakarım hayattan zevk almaya, kimse hesap verecek durumda değilim' deyip yanlış işlere girmesi affedilemez.
Bugün dünyanın çeşitli bölgelerinde sokaklarda isyan eden insanlarla AK Parti tabanı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Taban bu isyana ve duruşa karşı kendini yakın hissederken burada sorumsuzca hareket edip ahlak sınırlarını zorlayan, yapıp ettikleri olaylar cümle alem tarafından bilinenlerin, hatta bundan sebep çeşitli hukuki sıkıntılar yaşayan kişilerin bir şey yokmuş gibi, hala etrafa gülücükler saçarak ortalıkta dolanmaları kelimenin en hafifiyle tam bir pişkinliktir.
İnsanın safiyetiyle ilgili en önemli şey utanma duygusudur. İnsan ar eder ve yapıp ettiği fenalıklardan ötürü pişman olur ben yanlış yaptım deyip kenara çekilir.
Tüm pişkinliğinle daha da ileri gidip, hem bu olgunluğu gösteremeyecek hem de bazı yanlış işlere hala devam edeceksin. Pes doğrusu. Bugün vicdan sahibi insanlar adaletsizliğe karşı isyan ederken bizlerde kendi şehrimizde yaşanan haksızlıklara, kepazeliklere karşı çıkmalıyız. Olup bitenlere karşı susup seyirci kalamayız.
Yazı Tarihi : 16 Ekim 2011 Pazar
Bu yazı 179 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Aynen doğru.AKP liler aynen öle olmuş.Biz bunun ik.Kenara çeksin dediklerin de çok farklı bir duyarlılkta değil.Topyekün bişr silkinme, titreyip kendine gelme zamanıdır.Duyarlılığınıza tebrikler.
yurdaer çağman @ 17.10.2011 13:34:33