Mevcut Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas'ın henüz adayken maruz kaldığı en ciddi eleştiri, bir dönem SAÜ'yü askeri kışla mantığıyla yönetenlerle yakın ilişki içinde olmasıydı.
Elmas'ın rektör adaylığına karşı çıkanlar ilkeli olmak adına militarist yapılanmanın müsebbibi olanlarla aralarına mesafe koyuyorlardı.
SAÜ'yü bir öğrenim kurumu, evrensel standartlara sahip bir üniversite olmaktan çok Ergenekoncu anlayışa hizmet eden bir bakış açısıyla yönetmeye kalkanlar elbette sorunlu tiplerdi.
Elbette hukukun üstünlüğüne, adalete inanan insanların bu yapıyı savunması mümkün değildi. Neticede bu kişiler Muzaffer Elmas'ın rektörlüğüne bu gerekçelerle karşı çıkmışlardı.
Ancak Rektör Elmas'a yönelik yapılan bu eleştirilerin haksız olduğunu o günlerde bizlerde düşünmüştük. Elmas'ın ne kendi siyasi pozisyonu, ne ilişkileri, ne de sahip olduğu kültür bu ilişkilerin içinde olmasına müsaade etmez demiştik. Bugün de aynı fikirde olmama rağmen dünkü yazımda bahsettiğim gibi bugün Elmas zor bir süreçten geçiyor. Elmas, Ergenekoncularla işbirliği yaptığı iddia edilen kişilerin SAÜ'de hala at koşturmasına izin verecek mi tam bilmiyorum, izleyip göreceğiz.
Merak ettiğim bir diğer konu ise dün de belirttiğim gibi Elmas'ı bu gerekçelerle eleştirenlerin bugün neden sustukları.
Dün Elmas'ı yerden yere vuranlar bugün yaşanan gelişmeleri görmüyorlar mı?
Görüyor ve biliyorlarsa neden susuyorlar? Neden eleştirmiyor, seçim öncesi olduğu gibi isyan etmiyorlar?
Acaba bu kişilerin bugün çeşitli görevlere gelmiş olması, Elmas tarafından taltif edişmiş olmaları konuşmalarını engelliyor mu?
Daha düne kadar Muzaffer Elmas'ın kötü belledikleri hocalarla ilişkili olduğu iddiasıyla rektör adaylığına karşı çıkan hocaların, bugün susmaları elbette tesadüf değildir.
Ancak şunu unutmamalıdırlar ki; suskunlukta çare değildir.
İnsan yıllarca savunduğu ilkeleri belli bir takım makamları elde ettiği zaman bu kadar çabuk terk etmemeli.
Çok sevdiğim bir arkadaşımın deyimiyle insanda biraz şövalyelik olması lazım. Şövalyelikte yeri geldiği zaman tavır almayı gerektirir. Ne pahasına olursa olsun ben bu oyunda yokum demeyi gerektirir. Hangi menfaati tepersem tepeyim ilkelerimden taviz vermem, bu yaşananları kabul edemem deyip ardına bakmadan çekip gitmeyi gerektirir.
Bugün susan hocalarımız şunu asla unutmamalıdırlar; dün eleştirdikleri şeyleri bugün kendileri yapıyorlar.
Bugün dünya da ülkemiz de çok önemli süreçlerden geçiyor. Tahrir Meydanı'nda gençler devrim yapıyorlar, zalim diktatörleri deviriyorlar. Dünyanın dört bir yanında özgürlük hareketleri zafer elde ederken Türkiye'de de çok ciddi bir temizlik yapılıyor.
İşte bizim hocalarımız da bu temizlik esnasında bende kapımın önünü temizleyeyim diyemeyecek kadar kirliliğin içine batmışlar mı acaba?
Biz dün yaptığımız eleştirilerin hepsinin arkasındayız. Sözlerimizin, eylemlerimizin de arkasındayız. Dün de herkes için adalet istiyorduk bugün de aynı noktadayız.
Her şeyimiz ortada. Neye neden karşı çıktığımız da meydanda. Gizli saklı hiçbir şeyimiz yok.
Yapıp ettiklerimiz için bir hesap günü olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple hesabını veremeyeceğimiz işlere de kalkışmıyoruz. Her şeyden ve herkesten daha çok Allah'tan korkuyoruz.
Acaba birileri ne der endişesiyle hareket etmiyoruz. Zalimin karşısında mazlumun yanındayız.
Ebuzer'in yanındayız, Ali'nin, Hasan'ın, Hüseyin'in… Safımız belli. Allah'a teslim edeceğimiz bir canımız var; bu teslimiyet anında büyük zorluk yaşamamak için de konuşuyoruz, yazıyoruz, şahidiz.
Peki, siz değerli hocalarımız siz ne taraftasınız?
Yazı Tarihi : 14 Ekim 2011 Cuma
Bu yazı 319 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
"aynı tas aynı hamam " derler di ya mücahit.şimdi daha kötüye gidiyor.arsızlık hırsızlık disiplinsizlik artıyor.tepe noktalarındakiler altakilarin ne yaptıklarından habersiz.iş bitirir en altaki tepedeki habersiz..bilgisiz.sözde iyi inasan mışlar..herkese göre değişir.inanan inammayan günahkar secdeli.hepsi rengarenk.kimi fırsat bulup doldurmaktan istifade etmekten memnun.kendine yandaşa çıkar peşinde.gün bugün.rağmet görüyor.zevk içinde rahat.köşe bulan suskun..kimi,dönemindekilerden hesap çekileceği bilincinden.gömleği ateş.uykusuz adalet savaşı içinde.
iman gücü vicdan gücüne göre batıyor kire pisliğe..akıl almaz öyle olaylar ki..doymayanlar var..arkasındaki büyük makam sahibi onların, tüm yakınları alleme açılıyor kapılar.ehiller..
Bilgi Söyler @ 27.10.2011 10:24:40