Emeklilerin ne denli zor şartlar altında yaşam mücadelesini verdiğini bilmeyen yoktur. Sanırım, AK Parti iktidarı da bunu görmüş olacak ki, emeklilerle ilgili bir çalışma başlattı.
Nedir o çalışma?..
İntibak yasası…
Yani, emeklilerin maaşları arasındaki uçurumu kapatma çalışması…
İntibak yasasıyla ilgili çalışma başladığında tüm emeklileri bir heyecan sarmıştı. Çünkü, maaşlar arasında uçurum kapanacak, az maaş alan ile çok maaş alanlar eşitlenecekti.
Ne güzel değil mi?..
Fakat zaman içerisinde gördük ki, dağ fare doğurmaya başladı…
Çalışmalar ilerledikçe, nelerin yapılacağı netleşmeye başlayınca anladık ki, intibak yasası değil, berbat bir yasa çalışması ortaya çıkmaya başladı…
Neden berbat?..
Çünkü, intibak yasası 2000'den sonra emekli olanları kapsamıyor.
Burada şunu sormak gerekiyor.
2000 yılından sonra emekli olanların günahı nedir?..
Emekli maaşları arasında uçurum farkı ve çarpıklık sanki 2000 yılında bitmiş gibi bir mantık ortaya çıkıyor. Oysa, maaşlar arasındaki çarpıklık 2000'den sonra da devam etti ve hala devam ediyor...
Hükümet ne yapmaya çalışıyor doğrusu anlamış değiliz.
Madem hayırlı bir iş veya hizmet yapıyorsunuz bunu tam anlamıyla, layıkıyla yapın. 2000 yılı öncesi veya sonrası diye ayırım yapmaya ne gerek var.
Adate emeklilerle Dalga geçer gibi bir şey!..
Sanki 2000 yılından sonra emekli olanlar çok büyük maaş alıyorlarmış gibi!..
Bildiği kadarıyla 2000 yılından sonra emekli olanlar en düşük 750 ile 830 TL arasında değişen oranlarda maaş alıyorlar.
Bana kalırsa mevcut haliyle yürütülen çalışmalar intibak yasasını anlamsız kılacaktır. Hükümetin yapması gereken şey, adilane, hakkaniyet ölçüleriyle bağdaşan bir çalışma yapmaktır.
O çalışmada, emeklilik tarihlerini bir kenara bırakmak ve tüm emeklileri kapsayacak şekilde bir düzenlemeye gitmektir.
Örneğin, en düşük alana en yüksek zam yapılabilir, en yüksek maaşı alanlara da en düşü zammı yapılabilir.
Böylece kademeli bir zam uygulaması ile maaşlar eşitlenebilir.
Haliyle, ortaya da güzel bir çalışma çıkmış olur ki, intibak dediğimiz çalışma amacına ulaşır, emeklilerde mutlu edilmiş olur…
Buradaki en önemli şey de, AK Parti iktidarının misyonuna uygun olan hakkaniyet ölçüsünün yakalanması olur ki, böylesi bir gelişme taktire şayan bir durum olur…
Bilmem yanılıyor muyum?..
---------------------------------
Sakaryaspor'da sancılı günler!...
İftihar kaynağımız Sakarysapor'umuz yine çok zor ve sancılı günler geçiriyor.
Bir yandan peşpeşe gelen yengiler öte yandan hoca ile yaşanan sorunlar ve sonrasında ortaya çıkan yönetim krizi…
Neler olacak bekleyip göreceğiz.
Halit Evin yüzde "90 aday olmayacağım" diyor.
Bu demektir ki, Halit Evin aday olmayacak.
Eski yöneticilerden Vedat Yaşlıca ile Hakan Yılmaz "Adayım" diyorlar…
Başka isimlerde gündeme geliyor.
Mesela Akgün Altuğ gibi…
Mevcut isimlerin içerisinde en doğru seçenek Akgün Altuğ'u görüyorum. Ancak henüz netleşmiş bir şekilde "Adayım" demedi…
Eğer Akgün Altuğ "Adayım" derse bu şehrin hiç tereddüt geçirmeksizin, Sakaryaspor'un geleceği adına bu isim etrafında kenetlenmesi gerekir diye düşünüyorum.
Altug "Aday değilim" derse o zaman ikinci seçeneğim Vedat Yaşlıca olur.
Öteki isimlere gelince;
Belki bana kızacaklar ama varsın kızsınlar.
Sakaryaspor için artıları olmaz eksileri olur.
-------------------------------------------
"Bak dostum!.."
Bak DOSTUM, ömrünce nasihatimdir sana
Kulağın aç, dinle beni
Bak DOSTUM! cahil ile dost olma
İlim bilmez, İrfan bilmez
Söz bilmez, üzülürsün
Bak DOSTUM! saygısızla dost olma
Usul bilmez, adap bilmez
Sınır bilmez üzülürsün
Bak DOSTUM! aç gözlü ile dost olma
İkram bilmez, kaide bilmez
Doymak bilmez, üzülürsün
Bak DOSTUM! görgüsüzle dost olma
Yol bilmez, yordam bilmez
Kaide bilmez, üzülürsün
Bak DOSTUM! kibirliyle dost olma
Hal bilmez, ahval bilmez
Gönül bilmez, üzülürsün.
Bak DOSTUM! ukalayla dost olma
Çok konuşur, boş konuşur
Kem konuşur, üzülürsün.
Bak DOSTUM! namertle dost olma
Mertlik bilmez, yürek bilmez
Dost bilmez, üzülürsün.
Bak DOSTUM! Sen seni bil yeter sana
- İlim bil, İrfan bil, söz bil
- İkram bil, kaide bil, doyum bil
- Usul bil, adap bil, sınır bil
- Yol bil; yordam bil,kaide bil
- Hal bil, ahval bil, gönül bil
- Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma
- Mert ol, yürekli ol, dol
- Ömrünce yeter sana (Şeyh Edebali)
Yazı Tarihi : 12 Ekim 2011 Çarşamba
Bu yazı 123 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Turan bey sizi özlemişisiz.
Eline, yüreğine sağlık. bizim sorunlarımızı ancak sen dile getiriyorsun...
İsmet Durukan @ 14.10.2011 13:23:35
Hoşgeldin Turan ağabey...
Murat Dalgıç @ 13.10.2011 13:53:38