Hey Allah'ım, sen akıl ve ruh sağlığımızı muhafaza eyle.
Bizim Sakarya'da öyle olaylar yaşanıyor ki neresinden tutsan tutarsızlık nerden tutsan elde kalıyor.
Yıl 2011; insanlar bir tuşla dünyanın en ücra köşesinde yaşananları öğrenebiliyor, olup bitene müdahil olabiliyor.
Bir zamanlar içine kapanık olan Türkiye'de artık değişip, dönüşüyor ve hızla gelişiyor; darbeciler hesap veriyor, teknoloji hayatımızın her alanına nüfus ediyor, IPhone, IPad, internet artık ekmek ve su kadar en temel ihtiyaçlar arasındaki yerini alıyor.
Türkiye eski Türkiye değil. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde yaşamını sürdüren insanların sahip oldukları haklara, imkânlara sahip olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.
Artık konuşulmayanlar konuşuluyor, dokunulmazlar sanılanlara dokunuluyor, özgürlük alanları genişliyor.
Her yere havaalanı yapılıyor, cumhuriyetin kurulduğu yıllardan beri unutulan demiryollarında bugün yüksek hızlı trenler şehirleri birbirine bağlıyor, geçit vermez denilen dağlara tünellerle deliniyor, köprüler, viyadükler, duble yollarla ulaşımda çağ atlanıyor. Gelişmiş hastanelerde tedavi görüyor, çocuklarımız kara tahtadan bilgisayarlı, atıllı tahtalı sınıflara terfi ediyor. Ve Tüm bu olup bitenlere önceleri şaşırsak da artık bize normal, rutin hizmetler gibi geliyor.
Tek parti döneminde olduğu CHP il başkanı aynı zamanda vali sayılmıyor, ekmek karneyle satılmıyor, yağ ve benzin kuyrukları oluşmuyor, camiler ahıra dönüştürülmüyor, darbeci askerler belediye başkanlığı makamını işgal edemiyorlar.
Evet artık eski Türkiye yok; hiç kimse halkın oyuyla seçilmiş bir Başbakanı idam edemez.
Hiç kimse akademik ehliyet ve liyakati olmadan, darbeci paşalardan güç alıp üniversitelerde cezaevi gardiyanı gibi millete hükmedemez.
Buna karşı gelmeye kimsenin gücü yetmez. AK Parti iktidarı özgürlüklerin gelişmesini engellesin, hizmet konusunda geri kalsın buna ilk olarak kendi tabanı partisine tepkisini koyacaktır.
Bu gidişat kaçınılmaz, geri dönülmez bir hal almıştır. Artık Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hamasetin karınlarını doyurmadığının farkında.
Artık Reha Muhtarlar, Gülgün Feymanlar 28 Şubat döneminde olduğu gibi tv ekranlarında Fadime Şahin'leri konuşturup memlekette soğuk rüzgarlar estiremiyorlar.
Ali Kalkancı gibi sahte tipler gündem belirleyemiyor. İnsanlar bu tip haberlere artık sadece gülüp geçiyor.
Kemalizm maalesef Türkiye'ye çok vakit kaybettirdi. Hakan Albayrak'ın deyimiyle terakkiye mani oldu.
Ama artık demokrasi ve özgürlük talepleri sınır tanımıyor. Kemalizm'in sanal korkuları yerini sınır ötesi büyük başarılara imza atan yatırımcıların demokrasi ve refah konusundaki özgüvenine bırakıyor.
Modernizmin dahi geride kaldığı postmodern dönemlerde, ulus devletlerin anlamını yitirdiği ve küreselleşme dalgasının toplumları, devletleri dönüştürdüğü bir dönemde hala birileri eski alışkanlıklarından maalesef kurtulamıyor.
Dünya, uzayda yaşamı tartışırken bizim Kemalist ulusalcılar, Karapürçek meydanındaki Atatürk heykelinin yerini konuşuyor. Bir CHP'li çıkıyor "canımızı almanız lazım" diyor. Güler misin ağlar mısın?
Aradaki farka bakar mısınız? Nasıl bir uçurum var!
Finlandiyalı Nokia firmasının yetkilisi ya da çift katlı uçakla hizmet veren Singapur Hava Yolları'nın CEO'suna bu durumu anlatabilir miyiz?
Karapürçek'teki Atatürk heykelinin nereye konulacağından bir sistem sorunu üretecek kadar dünya gerçeklerinden kopmuş olan insanların tartıştıklarını Avustralyalı bir insana bırakın anlatmayı tercüme dahi edemeyiz.
Bir tarafta elinde baltayla heykel korumaya çalışan insanlar dururken diğer yanda elindeki telefonundan Hamburg borsasını takip eden hisseleri yöneten insanlar.
Sizce bu durumda hangi ülkenin insanları daha mutlu, huzurlu ve üretken olur?
Üretimin olmadığı yerde çağdaşlık, modernlik olur mu? Tabii ki olmaz. Peki ne olur, böyle yobazlık olur.
Yazı Tarihi : 21 Eylül 2011 Çarşamba
Bu yazı 151 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
FEYZULLAH BEY,
BU MECZUP MÜCAHİT,
SADECE SAPLA SAMANI KARIŞTIRMAZ.
İNSANLARIN KAFASINI DA KARIŞTIRMAK İÇİN,
DAHASI, GÖREVLİ OLARAK VE,
EKMEĞİNİ BU İŞTEK ÇIKARARAK,
YALAMACILIK VE YALAKALIK YAPAN,
YARIN SEN İKTİDAR OLDUĞUNDA,
İNAN EN YAKININDA OLACAK OLAN,
GÜÇ BUDALASININ TEKİ OLDUĞUNU HER ZAMAN GÖSTERDİ.
İDEOLOJİ DENEN ŞEY,
1112 S. KANUNLA BASILAN, HAYATİYETİNİ DEVAM ETTİREN KAĞIT PARÇASI BANKNOT TAN BAŞKA ŞEY DEĞİLDİR. ONUN YAŞAMINDA.
TAKMA KAFANA.
ZATEN KAFAYA TAKILACAK BİRİ DEĞİLDİR.
BAKSANA, KAÇ KİŞİ OKUYOR ZAHİR İ.
ALİM @ 22.09.2011 07:20:47
dini milli ve ulusal duyguları olan Türk milleti bazı değerlerine sahip çıkıyor.bunda ne var anlamadım.Allah a inanmayıp paraya tapan finlandiyalı ceo tabiki benim değerlerimi anlayamaz.senin ülkene gelip satılacak ne var diye oradan oraya koşturan bir yabancıyı atasına yurduna sahip çıkan kendi vatandaşından üstün gören sayın yazar bende seni anlayamadım.sapla samanı karıştırıp milletin kafasını taraflı yazılarla karıştırmayın.chp mhp akpartili kardeş olan insanları birlikte yaşayan insanları ayırmayın bölmeyin.
feyzullah @ 21.09.2011 10:38:40