Yenihaber Gazetesi'nin geçen hafta Çarşamba günkü manşeti "İki Çılgın Proje"ye açılmış...
Haber, beni 1994-99 yıllarındaki Belediye Meclis dönemine alıp götürdü...
Sakarya, ülkede göç alan iller arasında ön sıralarda yer alır, daima...
Nüfusu il olarak 1 milyona doğru yol almış, adım adım ilerliyor...
Hal böyle olunca, şehrin sorunları da, ihtiyaçları da giderek kabarıyor...
Bunun önüne geçmek mümkün değil...
Geleceğin sıkıntılarını önceden sezinleyip, ona göre plan ve projeler geliştirecek idarecilere, siyasetçilere, sivil toplum örgüt liderlerine ihtiyaç duyulur, bu nedenle...
Meclis üyeliğimiz sırasında şehrin belirli yerlerinin trafikten arındırılması fikrini yazıp, çizip, konuşup gündeme getirdiğimizde bizi "akıntıya kürek çekmek"le suçlayanların, bugünlerde geldikleri nokta ne derece haklı olduğumuzu ortaya koyması yönüyle önemli...
Çark Caddesi'nin trafikten arındırılıp, prestij mekan haline getirilmesinden tutun da, işyerlerine yabancı isimler verilmesine uzayan tepkilerimiz hâlâ sıcaklığını korur içimizde...
Orhan Cami Meydanı Projesi bunların sonuncusu olarak yapılaşmaya açılmış durumda...
Giderek gelişen, genişleyen, güzelleşen bir şehirde sıkıntı, sorun ve ihtiyaçlar da artıyor haliyle...
Bunlara sırtını dönmek hiçbir yöneticinin işi olamaz...
Şehir artık omuzuna yüklenen ağırlığı taşımada zorlanıyor...
Bunların başında trafik sorunu geliyor, şu sıralarda...
Bu konuda yanlışları düzeltecek, eksikleri giderecek bir siyasi iradeye ihtiyaç var...
Başta Büyükşehir olmak üzere, tüm belediyeler üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirmek adına taşın altına sadece ellerini değil, gövdelerini koymak zorundalar artık...
Trafik sorunu alınan önlemlerle giderileceği yerde, daha da karmaşık bir hal aldı, şu sıralarda...
Tehlikeyi daha o yıllarda görüp, yerin altına inmenin kaçınılmaz olduğunu yazıp, çizip konuşmaya başlamıştık...
Bugün de değişen bir şey yok, aynı görüşteyiz...
Sıkışıklığın ve kilitlenmenin olduğu bir ya da iki, bilemedin üç noktayı pratik olarak yeraltı geçişlerine açmanın dışında kim çözüm üretiyorsa, verim alacağını düşünmek hayal...
Bunun aksini iddia eden varsa bilsin ki, önce kendini, sonra da bu şehir halkını kandırıyor...
-Orhan Cami Meydanı'nın trafikten arındırılması da ancak yeraltına inilmesiyle mümkün olur...
-Bankalar Caddesi'nden Bulvar'a ağır vasıtalar hariç, yeraltından çıkılması...
-Gar'ın yerinde kalıp, yolun Mithatpaşa'ya kadar yeraltına alınması...
-Yenicami ile Karaağaçdibi arasındaki Bulvar'ın kesintisiz hale getirilmesi fikrimizin hayata geçirilmesi hep yerin altını keşfetmekle olur, ancak...
-Dörtyol'da Modern ve Artvin sanayilerini birleştirecek geçiş için ileri sürdüğümüz yeraltı geçidinden gayrı bir çözüm şekli orası için hep çıbanbaşı olur...
-Öte yandan "sıradışı başkanlar" sınıfı için gerekli "sıradışı işler" arasında saydığımız "Sakarya Nehri Kıyı Kenar Projesi" ve Sakarya Nehri Sularının Çark Deresi'ne akıtılması fikri zaman zaman da olsa gündeme taşıdığımız konular arasında yer aldı...
Ufak ayrıntılarla eski Bakan Ersin Taranoğlu bir kez daha gündeme taşımış, şehre farklı bir kimlik katacak, vizyon kazandıracak önerileri bir kez daha "Çılgın İki Proje" adı altında...
Bütün bunların gündeme alınması ve çılgınlaşması için bir eski Bakan ve tanınmış siyasetçinin söylemesi gerekiyorsa, yukarıda yazdıklarımızı yok sayın...
Yeter ki, bu şehir kazansın, okunmayan ya da dikkate alınmayan ben olayım...
Razıyım!
Yazı Tarihi : 19 Eylül 2011 Pazartesi
Bu yazı 190 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar