Kazim Bibinoğlu'ndan açıklama!

Mücahit Türetken

Mücahit Türetken
KESK Eğitim Sen Şube Başkanı Kazım Bibinoğlu, medyabar.com yazarı Mücahit Türetken'in öğretmenevinde alkol satılması yönündeki istekleriyle ilgili olarak kaleme aldığı yazıa cevap verdi

'Bibinoğlu'nun 'Sevgili Mücahit arkadaş' diye başladığı açıklaması şöyle..

Sevgili Mücahit Arkadaş,
Pek hoşlanmasam da, içinde bulunduğumuz ortamda hikâyelerin neredeyse tamamı sanal ortamlarda yaşanıyor. Ben iki demli çay eşliğinde; duyarak ve görerek konuşmayı tercih ederim. Bu tercihimin insanların söylediklerini anlama ve anlatmada daha isabetli olacağını düşünürüm.
Arkadaşların uyarısı le KESK ile ilgili yazınızı 5 Eylül'de yorumlarıyla birlikte okudum. Mesleği gazetecilik olan birinin, anlatmak istediğimizi tam tersinden anlamış olmasına şaşırdım.
Siz beni tanıyorsunuz… Bu gazetedeki yazının aslı ne diye sorabilirdiniz.
Olay bir meslektaşınızla sendikada basın açıklaması sonrası sohbetin gazetede yer almasıdır. Bu sohbetten hareketle KESK' e, sola, solculara, sosyalistlere, devrimcilere kara çalma gayretin olmadı, yakışmadı. Hem ben o kadar büyük değilim.
Öğretmenevindeki alkol yasağının kaldırılması ile ilgili öğretmen/memur arkadaşlardan talep geldiği doğrudur. Ancak valiliğe başvuruda bulunmadık. Ama bayram sonu bu konuda girişimde bulunma kararlılığında olduğumuz da doğrudur.
Neyse! Eğitim Sen'de iki dönem (3+3yıl) başkanlık yaptıktan sonra tüzük gereğince bir dönem (3 yıl) ara verdim. 2011 Mart ayında yeniden arkadaşlarımla seçilerek yönetime geldik. Kendimizi, sendikal anlayışımızı, dünya görüşümüzü üyelerimize anlatarak geldik. Öyle listemizi dışarıdan birileri hazırlamadı, dışarıdan birilerinin desteğiyle de seçilmedik.
Eğitim Sen memur sendikacılığının öğretmenidir. Kendi öğrenirken, öğretti. Yeterli midir? Hayır. Eleştiriye açığız; ancak çamur atma ile eleştiriyi ayıt edebiliriz.
KESK, bütünlüklü sendikal anlayışa sahiptir. Olmazsa olmaz ilkelerimizden birisi; sendika siyasi partilerden, devletten, sermayeden ve bürokrasiden bağımsız olmamızdır. Biz kimsenin gölgesinde sendikacılık/siyaset yapmayız. Biz emekten, demokrasiden özgürlükten yanayız. Emek örgütü olan sendikalar, sol ideolojiden beslenir. Kaldı ki KESK üyelerinin hepsi de solcu değildir, olmamalıdır da. Sendikalar her siyasi görüşten emekçilerinin çıkarları için üye olduğu yapılardır.
Öğretmenevlerinin statüsü devlet tarafından tanımlanmıştır. Öğretmenlerin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuşlardır. Öyleyse her konuda öğretmenlerin talebini değerlendirmek durumundadır. Öğretmenevlerinin kışla bozması bir anlayışla yönetilmesine karşı olmak elbette sorumluluğumuzdur.
1976 yılında Van/Erciş'te öğretmenliğe başlayınca ilk işim TÖB-DER' e üye olmak. TÖB-DER' in üyesi olma onurunu yaşadım. Çünkü çağdaş insan örgütlü insandır. Bizi, KESK'i militaristlikle, Ergenekonculukla itham ediyorsunuz ama 12 Eylül 1980 askeri cunta yönetime el koyunca ilk işi TÖB_ DER, DİSK gibi sendikaları kapattı. Çünkü emekçilerin örgütlülüğünden korkuyorlardı.
Şimdi ileri demokrasi havarisi kesilenler cuntacıları destekliyor hatta cennetlik ilan ediyorlardı… İstersen 80'li yılların arşivlerine bir bak… Sapla samanı birbirine karıştırmışsın! Gençliğine, deneyimsizliğine veriyorum.
Gelelim esas konumuza;
Ben alkol kullanmam, hoşlanmam da, İçki içmek görgü ister, kültür işidir. Yani becerebilirsen Can Baba (şair Can YÜCEL) gibi içmektir. (Onu da ben beceremem.)
ABD'nin Irak'a saldırma hazırlıkları yaparken, yeni AKP hükümeti meclisten tezkere çıkarmak için milletvekillerine baskı yaptığı dönemde ben şube başkanıydım. Sakarya'da bazı sendikalar ve bazı sivil toplum kuruluşları ile birlikte ocak ayı soğuğunda gece Dar Sokak'ta günlerce " ABD askeri olmayacağız." , "Katil ABD Ortadoğu'dan defol.". "Irak halkı yalnız değildir.", "Siyonizme hayır, hepimiz Filistinliyiz.", "Yaşasın halkların kardeşliği."diye içten, samimi slogan atıyorduk. Ne kadar haklı olduğumuzu şimdi anlayabiliyor musun?
Son birkaç yıl hariç 17 ağustos depreminin her yıl dönümünde 03.03'te Bulvar'da "Depremi unutma, unutturma!" sesimizi duymadınsa ne diyebilirim!
Kamusal hizmet alırken ve güncel yaşamında hiç kimsenin kılığından dolayı baskı yapılmaması gerektiği açıklamalarımızı da duymamışsındır. Yoksa böyle yazmazdın( galiba)!
Yerel gazetemizin birinde muhabirlikte yaptın. Bir kere gelip de yahu sizin derdiniz ne? Öğretmenlerin sıkıntısı var mı? Sık sık AKM'nin önünde basın açıklaması yapıyorsunuz, sizin zorunuz ne? Uganda'dan iyiyiz… Ankara'ya mitinglere, 1 Mayıs mitinglerine niçin gidersiniz? Sordun mu veya kafa yordun mu?
Bu ülkenin fedakâr, cefakâr öğretmenleri çok güzel insanlar yetiştirdiği gibi, 12 Eylül sonrası oluşturulan Türk- İslam sentezci yetiştirilen yeni nesli toplumsal sorunlara duyarlı, güçten yana değil halktan yana yeni nesiller yetiştiremedik. Sen de haklısın. Çünkü yeni nesil Emperyalizmin derin sularında onlara hizmet etmek için Orta Doğu sularında kulaç atarak ve kapitalizmin nimetlerinden faydalanarak zenginleşen, kendinden başkasını düşünmeyen, toplumsal sorunlara duyarsız, gemisini yürüten kaptan anlayışında nesiller yetişmesine engel olamadık. Ben de suçluyum. Solcu nasıldır, kimdir? Solcu kime denir? Bunu kimsenin ölçmeye hakkı yoktur, çünkü herkesin ölçüsü görelidir ve kendine göredir. Ama eleştiri hakkı vardır, adam gibi yapılmak kaydıyla. Bu ülke hiçbir zaman laik olmadı ki. Hele AKP iktidarında bırak laikliği gittikçe muhafazakârlılaştırıldı. Hoş öyle bir dertleri de yok. Biz KESK ve EĞİTİM SEN olarak eşitlikçi, özgürlükçü laiklikten yanayız. Yani insanların özel ve ruhani yaşamına hiç kimse/devlet/örgüt/cemaat/güç müdahale etmemelidir.
Sakarya Üniversitesi'nde olanları bilmiyorum. Yaz. Biz de öğrenelim. O dediklerinin ipliğini pazara çıkar, tanıyalım. Gazeteci, hiç üniversite öğrencileri hangi şartlarda yaşar, nasıl ortamlarda ders çalışır. Yazdın mı? Neden öğrenciler yaz okuluna kalırda hocalar doğru dürüst derslere girmeden yine de sınıf geçirirler. Neden Cuma günleri pek ders yapılmaz. Akademik nedenlerle mi, yoksa başka bir şey mi var? Türbana özgürlük istemen çok doğal ve güzel, ama parasız eğitim istedikleri için 14 aydır cezaevinde olanları gördün mü..? Yazdın mı? (Ha türbana özgürlük diyenlerin sesi bu aralar duyulmuyor. Sorun çözüldü mü?)
Sabahleyin kahvaltı yapamadığı için okulda bayılan, yağmurda ayakkabısı su çeken çocuğu ve okullarda 40 kalem listede para toplandığını, Dünya'nın 16. Büyük ekonomisinin okullara yeterli para göndermediğini, veliyi bağırtmadan yol dendiğini biliyor musun? Biliyorsan da yazmıyorsan ayıp oluyor.
Bir zahmet araştır. Toplumdaki şiddet artışı ve gaddarlığın nedeni ne? Kadın ölümleri ve şiddetin sebebi alkol mü?
Sözde İran tehdidiyle anahtarı Almanya'da, komutası ABD'de üssü Diyarbakır olacak kalkanlar yerleştirilmek isteniyor. Kime karşı kullanılacak? Tabi ki mazlumlara karşı kullanılacak. Ben böyle düşünüyorum. Yanılıyorsam birde bu konuda aydınlat.
Biz; Sünnisi Alevisi, şeriatçısı, muhafazakârı, laiki, ateisti inanç farkı gözetmeden; Türk, Kürt, Abaza, Gürcü, Ermeni, Süryani etnik farklılığı ile bakmadan, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp halkların eşit şartlar da kardeşçe bir arada yaşamasına inandık ve savuna geldik.
Yazacak, söyleyecek çok şey var. Farklı taraflarda duruyoruz gibi ama aynı egemenler ve kapitalist sistem tarafından nasıl birlikte sömürüldüğümüzü görmek gerekiyor. Emekçileri birbirlerine düşürmek böyle bir şey... Halkaları birbirine kırdırmak geçmişte Alevi-Sünni çatışması, Sivas kıyımı şimdi de Türkiye'de Türk-Kürt, Irak'ta, Libya'da, Filistin'de yaşanılanlar.
Olmadı Mücahit arkadaş, olmadı.
Sevgilerimle.

06 Ekim 2011

Kazım BİBİNOĞLU



Yazı Tarihi : 13 Eylül 2011 Salı
Bu yazı 106 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-