Ölüm ovasına doğru !...
Karasu'ya "Demir Çelik Fabrikası ,"
Kaynarca'ya "Termik Santral ,"
Adapazarı'na "Çimento Fabrikası" kurulması için çalışmalar olağanca hızıyla devam ediyor.
Ne güzel değil mi?
"Artık bizim de tıpkı Muğla Yatağan'daki gibi termik santralimiz olacak."
Ne güzel değil mi?
Artık bizim de tıpkı Dilovası'ndaki gibi Demir Çelik Fabrikamız olacak.
"Ne kadar sevinsek azdır."
Şu büyüklerimizi o kadar çok seviyorum ki.
İnsanlar sevdiklerine sığdırası gelirmiş ya.
Büyüklerimiz de bize habire sığdırmak için gece gündüz çalışıyorlar.
Hepsinden de Allah razı olsun.
Aslına bakarsanız bunlar yetmez.
Bu ve buna benzer yatırımları Sakarya'da çoğaltmak gerekir.
Mesela bir tane de "Nükleer Santralimiz olsa ne güzel olur değil mi?"
Doğalgaz çevrim santrali de olsun diyeceğim ama zaten ondan fazlasıyla mevcut.
Hatta başka illerde yapılması düşünülen bu tür yatırımların tamamı, bizim ilimize yapılsa ne güzel olur değil mi?
Tıpkı Doğalgaz Çevrim Santralleri gibi.
Sağ olsun büyüklerimiz bu konuda da şehrin yararına önemli bir hizmette bulundular.
Başka bir ile yapılması gereken santralin bizim ilimize yapılmasını sağlayarak bu şehre önemli bir hizmette bulundular.
İşte bu yüzden büyüklerimi seviyorum.
Bu arada bu tür gelişmeler Marka Şehir olmamız açısından da büyük önem taşıyor.
Düşünün bir kere.
Termik santralde marka şehir olmuşsunuz.
Her şehre nasip olmaz.
Hava kirliliği olacakmış.
Çevre kirlenecekmiş.
Kanser olacakmışız.
Çocuklarımızın geleceği kararacakmış.
Tarım yok olacakmış.
Turizm yok olup gidecekmiş.
Su kaynaklarımız heba olacakmış
Önemli mi?
Birileri için önemli olmayabilir.
Ama bu şehirde yaşayan bizler için ÖNEMLİ.
Bu şehri yönetenler bu şehirde yaşayan halkın ekonomisini, sağlığını gözetmek ve kollamakla da görevlidirler. Önemli bir insan hakkı olan ve Anayasamızın 56. Maddesinde yer alan "Temiz ve Yaşanabilir Bir Çevrede Yasama Hakkı" gözetilerek köyümüzü, kentimizi, çocuklarımızı, toprağımızı, havamızı, suyumuzu, ağacımızı, denizimizi, ürünümüzü, bugünümüzü ve geleceğimizi kirleten bu yatırımlara izin verilmemelidir.
Bu konuda sadece bu şehri yönetenlere değil bizlere de birçok görev düşmektedir.
Bu şehirde yaşayan herkezin bu konulara karşı duyarlı olması gerekmektedir.
Aksi taktirde kısa bir süre içerisinde bu "Cennet Ova" bir anda "Ölüm Ovasına" döner ki bunu da sanırım kimse istemez.
Tercih hepimizin.
Yaşamın içinden..
İnsan hayatını kolaylaştırmanın en kestirme yolu beraber hareket debimle yetisinin tesisinden geçiyor.
Yalnız yürüdüğünüz bir yolda hata riskiniz o denli de yüksek oluyor.
Denetlenmeden uzak..
Fikirlerin tartışılmadığı..
Alternatif üretiminden uzak..
Sadece kendi doğrularınız ile çıktığınız yolda sizi kolaylıklara ulaştıracak yolu açmanız göründüğü kadar kolay olmayabilir.
Riski azaltmanın yollarından birisi, "beraber hareket etmek olgusunu" geliştirmektir.
Ancak böylelikle ve güvenilir insanlarla beraberlik, hedeflere daha kolay ve hata riski asgariye indirilmiş olarak ulaşabilirsiniz..
Yazı Tarihi : 25 Mayıs 2009 Pazartesi
Bu yazı 83 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.