EMİRSULTAN MEKTUBU
Bilal Maruf Şimay parlakay@msn.com
Yazıma geçenlerde okuduğum bir hikaye ile başlamak istiyorum.' :Hava sıcak mı sıcak karar vermiş iki kafadar , demlenelim bugün ülkeyi kurtarırız bir ucundan bir ucuna sorunları çözeriz demişler, başlamışlar demlenecek yer aramaya kimi demiş; E-5 ortasında demlenelim trafik bize vız gelir, ben türküm demiş arkadaşıda boş dururmu, doğrusu trafik banada vız gelir ben de kürdüm demiş. Yok demişler E-5 de olmaz.. Hem konuşamayız ses olur gürültü olur, sonra sigara tüttüremeyiz şehirin havasını kirletiriz. Birde bu sorunu eklemeyelim bu ülkenin üzerine demişler. Düşünüp karar vermişler taksimde içelim demlenelim hem tv canlı yayın ekiplerinden birileri geçer görüşlerimizi çekerler tv de yayınlarlar hükümette duyar nasıl sorunları çözdüğümüzü bir çırpıda memleket kurtulur demişler. Almışlar nevaleyi kurulmuşlar Taksimde meydanda orta yere tesadüf buya bir tv canlı yayın ekibi de orada kurmuşlar çilingir sofrasını başlamışlar memleketi kurtarmaya yüksek sesle konuşmaları hararetleri canlı yayın ekibinin dikkatini çekmiş lakin iki kafadarda durumun farkında ilk ben konuşacam benim fikirlerim daha doğru yok öteki benimki daha doğru derken, yok demiş türk ben ben senden daha zekiyim senin aklın almaz bu işleri. Kürt demiş ben senden daha zekiyim asıl senin aklın almaz bu tür işleri.. Tutuşmuşlar kavgaya biri birine bıçak çekmiş, demiş türk burası Türkiye Kürdiye değil. Ben söz sahibiyim buralarda sen değil. Olsun demiş kürt, Kürdiye olmayacağı ne malum. Yok demiş türk benim dedem Çanakkalede şehit düştü hadi ya demiş kürt benim de dedem Çanakkalede şehit düştü. Sanki ikisi birden kafalarına bir şey düşmüş gibi aniden durmuşlar başlamışlar ikiside aynı anda yüksek sesle düşünmeye o zaman neden biz kavga ediyoruz. Kendi kendimize neden parçalıyoruz gücümüzü azaltıyoruz. Çanakkalede dedelerimiz dosta düşmana aynı siperde gösterdi gücünü bizim ne alıp veremediğimiz var. Yoksa biz asıl puştlara mı yardımcı oluyoruz birbirimizi kırmakla. Devam etmişler düşünmeye bu puştların derdi bizi bize kırdırıp zayıflatıp parçalamak piyonlara bölmek sonrada yutmak olmasın. Yutamıyorlar şimdi korkuyorlar kursaklarında kalacağımızı biliyorlar. Böyle yapmakla ne kadar hatalıyız demiş kürt kardeşçe elele vermişler. Türk demiş sen aileni geçindirmek için yüzlerce kilometrelerden doğulardan buralara geldin sen gelme ben geleyim demiş açalım bir yer. Ne güzel dedin demiş kürt türke dur demiş önce ben gideyim anlatayım dostluğumuzu aynı vatanın evladı olduğumuzu dedelerimizin aynı amaçlar uğruna bu vatan toprakları uğruna şehit düştüğünü. Bitsin bu çile bir gün bile uzamadan puştlar görsün gerçeği kardeşi kardeşe böldüremeyeceğini Hem Türkiye olmasının bir sakıncası yok ki dedelerimiz kurmuşlar bu ülkeyi şanlı bir tarihin parçası kılmışlar...
Zenginliğimizi bilelim gerçeği bilelim gerçek mevlanada gerçek Malazgirtte, Çanakkalede,Yemende. gerçek kalplerde. gerçek Aşık Veysel de Yunus Emre de gerçek; gerçeği kardeşlikte arayanlarda... puştlar da değil..
BUGÜN BİRLİK VE BERABERLİK GÜNÜDÜR
Bugün ülkemiz zorlu bir virajı alıyor.Bu virajıda geçtik mi, inanarak söylüyorum Türkiye süper güç.Kafamızı kaldırıp bir bakalım dünyanın herhangi bir yerinden Ülkemize bakalım ülkemiz büyük bir sinerji yakalamış at gözlüklerini çıkarıp bir görebilsek. Şükürler olsun ki içte ve dışta bütün gelişmeler bu vatanı süper güç olmaya götürüyor. Evet, zor bir süreçden geçiyoruz.Bu sürece olumlu katkı yapmak boynumuzun borcu"Bugün birlik ve beraberlik günüdür" Biz bin yıldır birlikte yaşıyoruz. Bin yıl daha birlikte yaşayacağız. Hiç kimse bizim birliğimizi dirliğimizi diriliğimizi bozamayacaktır. Geçmişte sağcılık-solculuk, Alevilik-sünnilik son çeyrek yıl ise türk-kürt ayrıştırması. Türkiye'de şu an itibariyle içeriden ve dışarıdan Emperyalizm çabaları büyük bir hız kazanmış şekilde yapılmaktadır. Türkler ile Kürtler bin yılı aşan bir süreçte beraber yaşamışlardır. Türkler ile Kürtler, Anadolu kapılarının Türklere açıldığı 1071 Malazgirt Zaferi ile tanışmaya başlamışlardır. Hatta bu zafere otuz bin Kürt vatandaşımız katılmıştır. Dikkat buyurursanız çeyrek yıla yakındır bu ayrım yapılmamış, fakat son yıllarda sistemli bir şekilde gündem yapılmıştır. Bin yıldır Türkler ve Kürtler aynı coğrafyada aynı topraklarda yaşıyorlar.Evet gün birlik ve kardeşlik günüdür. "pirincin içinde siyah taştan değil beyaz taştan kork!!" demiş ecdadımız beyaz taşlara dikkat edeceğiz.Siyasi ihtiraslarla yapılan konuşmalara,kaleminden, tv sinden ayrıştıran söylemlerle gaza gelmeyeceğiz.Hiç bir şey kardeşliğimize zarar veremeyecektir. Bugün bu coğrafyada yaşıyorsak ortak noktalarımızda birleşmek ve ortak problemleri konuşmak zorundayız.Bu günlerde Herkes bir şey söylüyor bakalım Allah CC) ne buyuruyor:‘Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişilerdiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız. (Âl-i İmran, 3/103).Rabbimiz biz müminleri Kuranda kardeş olarak ilan ediyor ve bu kardeşliğimizi korumamızı bizden istiyor. Aramızda kin ve nefreti, kavga ve dövüşü kaldırmamızı yine bizden ısrarla istiyor.
KARDEŞLİĞİN YAKITI SEVGİDİR. Burada önemle arzediyorum;Kardeşlik bağlarını, "tarafgirlik, inat ve haset" keser. Bunlar da, "nifak ve şikak, kin ve düşmanlık" gibi olumsuz duygulardır. Düşmanlık insanlığı da zehirleyip zulme sebebiyet verdiğinden dinimiz tarafından reddedilmiştir.
Allah Teala şöyle buyuruyor: "Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık. Birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız, O'ndan en çok sakınanınız (müttaki olanınız)'dır. Allah bilen (Alim)'dir, haberdar(Habir)'dır." (Hucurat: 13)
Peygamberimiz (s.a.v): "Ey insanlar! Rabb'ınız bir, babanız birdir. Arabın Arap olmayana, beyazın siyaha karşı takva dışında hiçbir üstünlüğü yoktur. Hepiniz Adem'densiniz, Adem ise topraktandır. Allah katında en değerliniz, Allah'tan ençok korkanınızdır."
İçinde yaşadığımız günler oldukça hassas günler bu ülke evlatlarına sorumluluklar yüklüyor. Bu sorumluluklarımızın üstesinden gelmek için Biz bize yeteriz. Bizler ötekileştirmeden, sevgiyle kırmadan dökmeden kardeşlik şuuruyla dedelerimiz gibi omuz omuza yürek yüreğe verirsek gerçekten Malazgirti, Yemeni, Çanakkale ruhunu anlamış oluruz.Onun dışındakiler siyasetten ve tiyatrodan öteye geçmez, kendimizi kandırmış oluruz. Şimdi tarafgirlik, kısır çekişmeler zamanı değil. Şimdi; KARDEŞLİK ŞUURUYLA HAREKET ETMENİN TAM ZAMANI !
Son söz;
Ne olur !
Ön yargılardan, taassuplardan uzak partiler üstü bir tefekkürle bu vatan evlatlarına yakışır söylemlerle, köşe yazılarıyla, beyanatlarla bu sürece Rabbimizi ve Peygamberimizi hoşnut edecek şekilde katkıda bulunalım. Gelecek nesillerde ruhlarımıza bayram ettirsin..
Rabbim yar ve yardımcımız olsun(amin)
Yazı Tarihi : 19 Ağustos 2011 Cuma
Bu yazı 88 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar