İlimizde çok sayıda Organize Sanayi Bölgesi kurulmuştur. Ancak bunlar tam kapasite ile çalışmamaktadır. Eski Karaaptiler köyünün çok verimli arazileri üzerinde kurulan birinci OSB bile henüz tam olarak dolu değildir. Daha sonra kurulan Hendek ve Söğütlü ilçelerindeki OSB'lerde doluluk oranı ortalama yüzde elliyi geçmemiştir.
Ayrıca bir kısım ilçelerimizde de yeni OSB'ler kurulmak üzeredir. En son Ferizli ilçesinde yeni bir OSB kurulması için kamulaştırmalar yapılmıştır.
Mevcut OSB'lerde tahsis edilen arsaların tamamı satılmamış, firmaların satın aldıkları arsaların önemli bir bölümü ise boş olarak dururken, çarpık sanayileşmeyi disiplin altına almak iddiasındaki SATSO, Büyükşehir Belediyesi ve Valiliğin göz yummasıyla, örneğin Sakarya Köprüsünden Hendek ilçesine doğru eski E-5 karayolunun sağı solu binalarla doldurulmuştur.
Durum böyle olduğu halde, şimdi de birinci Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi gündeme getirilmiştir.
Esasen ilk OSB'nin Karaaptiler'de birinci sınıf tarım arazileri üzerine kurulması yasalara aykırı idi. Bir kısım arazi sahipleri adına bu haksız ve yasaya açıkça aykırı işleme karşı 1994 yılında Danıştay'da iptal davası açmıştık. Bu nedenle mahkemenin hangi gerekçelerle bu işlemi iptal ettiğini gayet iyi biliyorum.
Mahkemece uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde yapılan keşif sonucunda bilirkişi kurulunun düzenlediği raporda çok önemli iki nokta üzerinde durulmuştu.
İlk olarak, OSB kurulmak istenen arazinin toprak derinliğinin 10-20 metre arasında değiştiği, Sakarya nehrinin zamanla bu alana yığdığı toprağın alüvyonlu, humusça zengin, sitli-kumlu ve sitli-killi özellik taşıdığı için bu arazinin çok verimli ve birinci sınıf tarım alanı olduğu, ikinci olarak bu alanın Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde bulunduğu, sitli ve kili zeminlerin kaygan olup bina taşıma gücünün çok düşük olacağı ve depremden çok fazla zarar göreceği önemle vurgulanmıştır. Mahkeme hem bu raporu dikkate almış ve hem de Sakarya'da OSB kurulabilecek başka alternatif alanların da var olması karşısında OSB'nin kuruluş yeri ile ilgili Yüksek Planlama Kurulunun kararını iptal etmiştir.
Nitekim aradan bir-iki yıl geçtikten sonra meydana gelen 1999 depreminde birinci OSB'de bulunan binalar büyük hasar görmüş ve bu binaların ayağa kaldırılması için milyarlarca lira masraf edilmiştir.
Bu gerekçeler ortada iken, şimdi yeniden 700 dönümlük bir tarım alanının Sakarya Birinci Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi amacıyla bu bölgeye katılması için Büyükşehir Belediyesinin çalışma başlatmasının ve SATSO'nun da bu girişimi desteklemesinin akla, sağduyuya ve yasalara uygun ve doğru bir çalışma olmayacağı çok açıktır.
Çünkü, daha önce OSB'nin kuruluş yerinin yasalara açıkça aykırılığı mahkeme kararı ile iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. İptal kararına rağmen 700 dönümlük bir arazinin yeniden OSB'ye tahsis edilmesi, yasaları bile bile hiçe saymaktır. Ayrıca diğer ilçelerdeki OSB'ler henüz dolmamış, çoğu boş olarak durmaktadır. Şayet ‘'mevcutlar yetmiyor, yeni OSB'lere ihtiyaç var'' deniliyorsa, Sakarya'nın kıraç alanlarında yeni OSB'lerin kurulması mümkün olduğundan bu alanların planlanması gerekir.
Şimdi bu yazıya karşı ‘'sen Sakarya'nın sanayileşmesine karşı mısın, sen bilmem kaç insanın istihdamına karşı mısın, çağ değişti, sen zaman tünelinde mi kaldın'' gibi, klişe eleştiriler yapılacağını biliyorum.
Bir kez daha açıklayayım. Sakarya'da OSB kurulmasına karşı değilim. Kuruluş yeri olarak birinci sınıf tarım arazilerinin tercih edilmesine karşıyım. Bu arazilerde her türlü tarım ürünü yetiştiği için, esasen bu yerler birer bacasız gıda fabrikasıdır.
Fabrika binaları her yerde yapılabilir, ama verimli toprak her yerde bulunamaz. Bilim adamlarının açıklamalarına göre iki santim kalınlığındaki bir toprak tam 450 yılda oluşabiliyor.
Dünyadaki kaynaklar sınırsız değildir. Günün birinde topraklar gibi, sular gibi, ormanlar gibi can damarlarımız olan kaynaklar tükenebilir, kuruyabilir, kurutulabilir. İş işten geçmeden sahip olduğumuz bu kaynakların kıymetini bilelim.
Bu görüşlere karşı klişe eleştirileri yapacak olanlar, önce sağduyu ile bir durup düşünsünler. Sakarya'da OSB kurulabilecek çok daha uygun yerler varken, neden ille de TEM otoyolunun yanı başında kurulmasında ısrar ediliyor ?.. Her şey daha çok kar, daha çok rant elde etmek için olmamalıdır.
Ey SATSO ve ey Büyükşehir Belediyesi yetkilileri !...
Şehrin kaderi ile ilgili kararları almadan önce, daha fazla rant elde etmeyi değil, biraz da doğayı, çevreyi, gelecek nesilleri ve çocukları düşünmek istemez misiniz ?...
Yazı Tarihi : 16 Ağustos 2011 Salı
Bu yazı 755 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Tabiatta tüm canlılar toprağa muhtaçtırlar,toprağın olmadığı yerde açlık vardır.Bizler aç bırakılmaya çalışılıyoruz yoksullaştırılıyoruz.1.OSB'de çalışan emekçi sınıfın çoğu(tümü diyebilirim)asgari ücretle çalışıyorlar,hesap ortadadır.Kısacası OSB'lerin faydadan çok zararı vardır,lütfen topraklarımıza sahip çıkalım.Çiftçilerimiz her ne kadar ekip biçmekle zarar etse de inanın OSB'lerin vermiş olduğu zarar kadar olmayacaktır bu zarar...
Not:OSB'lerin yapılması için kıraç topraklı bölgelerimiz de var neden ısrarla tarım arazileri!?
Songül Erdoğan @ 29.03.2012 09:12:00
Selçuk bey, toprak değerini tekrar gündeme getirdiğiniz için teşekkürler.
Mevcut boş olan sanayiler önce doldurulsun, daha sonra 3. sınıf verime sahip tarıma elverişli olmayan topraklar sanayi için değerlendirilebilir. OSB ler bugün çiftçinin topraklarının elinden alınması içiin kurulmuştur. 3. OSB. de 10 yıldır hala civi çakılmayan sözde sanayici tarafından alınmış yerler bulunmaktadır.
Kalan topraklarımızın heba edilmemesi için birlik olmamız gereklidir
kemalettin @ 09.03.2012 08:09:40
sayın arkadaşlar selçuk bey organizeye yada sanayiye karşı anlamında değerlendirmeyin,,bir sürü yerleşime açık yer varken neden her şey 1 ci sınıf tarım arazilerinin üzerine yapılıyor yazık değilmi,,bir gün bu toprakları geri almak için uğraşacağız aç yaşanmaz,,ve yeni kurulan ferizli osb otobana yakın limana yakın demiryoluna yakın tamamen bayır ve kıraç arazı gelin bu sanayiyi büyütün ey yetkililer,,güzelim toprakları ziyan etmeyin,,saygılar
murat özbek @ 11.02.2012 18:35:41
sayın terzioğlu birinçi sanaai bolgesinde doluluk senin dediğin kadar değil bu bir biz onu demiyoruz biz diyoruzki ekilebilir birinçi sınıf tarım arazileri organize sanayii bölgeleri olmasın kalkınan uluslar toprak üzerinden kalkınmışlardır alt yapısı hazır üç ürün alabilirsin biz ne yapıyoruz sanayiyi buralara kuruyor topraklarımızı tarıma kapatıyoruz biz burasına karşı çıkıyoruz sanayi ye karşı değiliz sanayiyi eğimli arazilerinede yapabiliriz bu verimli toprakları üretim dışı bırakmayalım selamlar
veyselsaka @ 24.09.2011 17:33:56
sayın gedikli 1inci organize sanayiinde doluluk oranı ve çalışan sayısı % 100 oranındadır 2 inci ve 3 üncü organize sanayindeki tahsisi yapılıp inşaata başlamayan firmalarla ilgili arsa iadesi alınmıştır bu dönemde seçilen satso yönetiminin kararlı tutumundan dolayı kutluyorum umarımki 2 yıl içinde 2 ve 3 üncü organizelerde bittiginde adapazarında çalışan sayısının 30000 bin sayısına ulaşacagını düşünüyorum
Emrullah terz,oğlu @ 21.09.2011 23:02:39
Sayın GEDİKLİ ve yorumcu Veysel beyin yorumlarına katılıyorum güzelim tarım arazileri inşaat betonları ile kaplandı allah aşkına sakaryanın eğimli arazisimi kalmadı serdivan bayırlarını esentepeye doğru açın imara ayrıca selahiye köyü istikametine kazımpaşaya kadar eğimli araziyi açın imara düz arazide yılda iki üç kez sebze alınıyor bu ovaları lütfen yok etmeyelim çocuklarımızın geleceğini birilerene peşkeş çekmeyin. serdivan belediye başkanına ve büyükşehir belediye başkanına duyurulur .saygılarımla
ibrahim iskender @ 21.09.2011 18:13:25
sayın gedikliSakarya toprakları ekilebilir birinçi sınıf tarım arazisidir birinçi bilmem 11 çi sanayı bolgeleri var dernekkırı bile sanayi bölgesi içinde birinçi sanayi bölgesi ekilebilir birinçi sınıf tarım arazisi üzerine kurulmuştur herşeye rağmen bir santim toprak bin senede meydana gelmektedir ekilebilir toprak kırk santimetredir yani ekilebilir toprak kırkbin senede oluşmktadır böyle bir topraklar üzerinde organize sanayi bölgesi kurmak ekolojik cevre felaketidir sizi cabalarınızdan dolayı tebrik ediyor büyük şehire ve yetkililere buradan sesleniyorum bu tür topraklar üzerinde organize sanayi kurmayınız bu topraklardan elinizi cekiniz bu topraklar size araba değil patates mısır şeker pancarı ve benzeri ürünler versin selamlar
veysel saka @ 09.09.2011 20:11:20