Uzun bir süredir pek bir şey yazmadım ama bu şehrin gündeminde değişen bir şeyler de yok. Aslında şehrin değil kendilerinin şehrin gündemini belirleyenlerin demem daha doğru olacaktır.
Haftalar önce yerel gazetelere baktığımda ne varsa bugünlerde de yine aynı şeyleri görüyor ama okumuyor, demek ki bir şey ıskalamamışım diye de söyleniyorum.
Bu şehre gündem vermeye çalışanların kısır zihinlerinden devşirilenlere maruz kalmak istemiyorum.
Sadece yerel gazetecileri değil, sözde sivil toplum kuruluşu odaları da, siyasi parti temsilcileri de aynılar.
Alın size iki örnek: Bulvarda topu topu otuz metre içinde yapılan yeni trafik düzenleme çalışmaları ve değnekçilikten parkomata geçiş haberleri.
Haberleri yapanlar ve habere konu olanlar hep aynı isimler yalnızca konu değişik aynısının Vol.2'si bildiğin.
Hep aynı senaryo.
Aynı adamlar, aynı konular, aynı çapsızlıklar vs.
Ben Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun yerine olsam böyle çalışmalara girmem.
Trafik düzeltilmesin, yeni çalışmalar yapılmasın, her şey eskisi gibi olsun.
Bulvarda yeni trafik düzenlemesi yapmak Büyükşehir Belediyesi'nin yetkisinde mi?
Hem bu konuda çalışma yapmadan önce belediye, her konunun uzmanı olan kişilerin görüşünü aldı mı?
Zeki Toçoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı oldu diye her şeye kendilerinin karar vereceğini zannediyorsa fena halde yanılıyor. "Ve yanlış yapıyor" bir iş yaparken Toçoğlu'nun bu arkadaşlara danışması gerekiyor.
Çünkü onlar her şeyi bilir ve her şeyden münezzehtirler ya!
Siyasiler oyla gelir oyla gider. Ama burada hep kalıcı olan yıllardır köşe başlarını tutmuş, hayra dokunur tek bir işleri, boş konuşmaktan başka hiçbir sermayesi olmayan kişiler buranın aslı sahibi görüyorlar kendilerini.
Zeki Toçoğlu ve ekibi bir şey yaparken kesinlikle önce bu arkadaşlara sormalı.
‘Efendim biz 30 metrelik bir alanda şöyle bir çalışma yapacağız, sizce de uygun mudur' demeli.
Biz siloları yıkacağız.
Yeni otobanın Sakarya'dan geçmesini temin edeceğiz.
Hidroelektrik santrali yapacağız.
Yenikent'e kültür merkezi yapacağız.
Orhan Camii Meydan Projesini hayata geçireceğiz vs..
Ama tüm bu çalışmalara başlamadan önce sizden müsaade istiyoruz demeli.
Sosyal yardım kapsamında erzak kutularına Osmancık mı yoksa Baldo pirinç mi koyalım diye sormalı.
Hangi mevsimde çiçeği hangi kavşağa dikeyim diye sormalı.
Hangi mesai arkadaşımı nereye daire başkanı, genel sekreter yardımcısı yapayım diye de sormalı.
Öyle halkın oyuyla belediye başkanı seçildim diye her şeyi yapma hakkını kendinizde görmemelisiniz.
Bizim Sakarya'da köşe başını tutmuş üretim kabızı bu arkadaşlar şehrin sahibi olarak kendilerini gördükleri için her şeyin en iyisini de kendilerinin bildiğini sanıyorlar.
Tıpkı bizim darbeci askerler gibi. Bu ülkenin gerçek sahibi biziz, biz ne dersek o olur gibi.
Bunlarda aynı zihniyete sahip. Gerçek sahip biziz.
İşte bu yüzden yapılan her işe gereksiz bir biçimde maydanoz olma yarışına giriyorlar.
Bu işler için gerekli teorik altyapı derseniz sıfır. Herhangi bir konuyu ciddi biçimde bilme ihtimalleri hiç yok. Sakarya'yı Türkiye'nin ve hatta dünyanın merkezinde görüyorlar, kendilerini de Sakarya'nın merkezinde.
Herkesin kendilerini ciddiye aldığını falan zannediyorlar. Acayip bir şekilde önemsendiklerine inanmışlar.
Ne söylerlerse ona göre herkesin hizaya geçip söylenene göre pozisyon alacağına inanıyorlar.
Evet bunun adı literatürde şizofrenidir.
Bu adamlar ağır bir nevroz içerisindeler ve geçmişten bu yana herkes bunların başını okşadığı için travma daha derinlerde…
Agresif ve saldırgan olabilme ihtimallerine karşılık siz uzak durun ve mümkünse ne diyorlarsa tam tersini yapın!
Yazı Tarihi : 10 Ağustos 2011 Çarşamba
Bu yazı 612 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
ergenekon @ 28.08.2011 23:46:33
Bu kadar da yağcılık yapılmaz bea...
Murat Oral @ 27.08.2011 15:02:49
Allah aşkına İzmit deyip durmayın.Hiç mi gitmediniz yaşanacak yer mi orası?Ne trafiği trafik ne yolları yol?Bu kadar sıkışık bir kentleşme ancak güney asya ülkelerinde olur herhalde?Sanayi kokusu şehire girmeden 15 km önceden başlıyor ta bi daha Sultanbeyli'ye varana kadar devam ediyor.İzmit'in tek olumlu yönü işsizliğin az olması. İzmit'te hala insanlar at arabasıyla çöpten değerlendirebilecekleri malzemeleri topluyorlar.Hani biz büyükköy onlar da büyükşehir ya bazılarına göre.Gidip sadece bir gün izmit merkezinde gezsinler ve izlenimlerini aktarsınlar.İzmit'in sanayiden dolayı geliri çok fazla.Allah aşkına İzmit'in artıların biriniz yazsın biz de öğrenelim.İzmit'te bizden fazla olan ne?Gürültü,sıkışıklık,kokusu, yüksek binaları dışında...
Gözden Kaçmaz @ 22.08.2011 11:21:51
Mücahit Bey Gazeteciler gelişmiş toplumlarda demokrasinin en önemli savunucularından biridir. Sizi yazdığınız yazı dolayısıyla Katılımcı demokrasiye saygınız ve katkınızdan dolayı kutluyorum. Belediye Başkanının hiç kimsenin fikirlerini almadan karar verip projelerini oluşturmasının gerektiğini belirttiğiniz yazı avrupa'da demokrasi ödülü alacak nitelikte olmuş. Şehir görmek isteyenlerin Ankara'ya İzmit'e Eskişehir'e İstanbul'a gitmelerini öneririm.
Tufan YILDIZ @ 15.08.2011 01:13:53
Ya sanki bu yazı bir özürlünün elinden çıkmış gibi!..Çok ilginç..Demek böyle bir zihinsel çoraklık olabiliyormuş gerçekten büyük yetenek(!)Bravo..
Yunus Kara @ 14.08.2011 00:42:58
Mücahitim yazılarınla bu şehre renk katıyorsun.beğenen olur,beğenmeyen olur .seçim okura ait olsun beğenemyen de okumasın dimi ama,bziler bu şehre aşık ,ülkesine aşık gazetecileriz ve ben senin yazılarını büyük bir keyifle okuyorum,banada kızmazlarinşallah,yoksa okumak için bende izinmi almalıyım?Halkımız iradesine saygı duymak gerek.Halk beğenmezsse okumaz yada seçmez bu kadar basit demek zek toçoğlu yanlış yapmıyor düne kadar neden yapılmadı o zaman bugün yapılanlar işte HENDEK iŞTE SAKARYANIN EN ÜCRA SOKAKLARI YALANMI?
turgay özbalkan @ 13.08.2011 09:49:29
sahi siz bu şehirde kaç yıldır iktidardaydınız unuttum? hani daha köy olmaktan kurtulamadıkta.
murat @ 12.08.2011 16:02:53
"Agresif ve saldırgan olabilme ihtimallerine karşılık siz uzak durun ve mümkünse ne diyorlarsa tam tersini yapın!"
Zaten Sakaryalı hemşehrilerimiz ve Türkiye onların dediğinin tersini yaparak,suratlarına bir şamar daha indirmedi mi?
Bunlar da utanmada yok,utanacak yüz yok.Hala martaval okuyorlar.
Teşhisi koymuşsun,keşke tedavi usulünü de yazsaydın.
Belki tatbik ederlerdi.
Tebrikler Sayın Türetken.
Andelip @ 11.08.2011 10:54:46