GÜZELLER GÜZELİNE
Galip Boztoprak
GÜZELE SEVGİ GAZELİ/Yılmaz GÜNEY
Bugün yine bir hal oldu bana güzel
Hiç görmemiştim seni böyle güzel
*
Sürmüş bir ömür boyu bu şarkının son nağmesi
Seni hiç böyle sevmemiştim böyle güzel
*
Kapılıp gitmişim bahtımın rüzgârından çok uzaklara
Seni hep bulamayacağım yerlerde aramışım güzel
*
Bir yanda sen bir yanda ben böyle yalnız
Kaderde sensiz yaşamak ölmemek için böyle güzel
*
Sevmişim seni bir kez aşkınla viran bu gönlüm
İlk göz ağrısı diyorlar buna böyle güzel
*
Bir kor düştü içime yıllardır alevsiz dumansız
Ben sevdikçe yaşarım seni böyle güzel
*
Sensiz bütün yolların gidişi var dönüşü yok
Seni her zaman sevmek böyle güzel
*
Artık yaşamanın bir gereği yok diyemiyorum
İnsan sevdikçe dünyada seni her şey güzel
*
Zaman bu sevgiyi silemeyecek gönlümden
Sevmesen de beni asırlarca ben seveceğim güzel
*
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim ölmeyeceksin güzel
Seni ölüm bile unutturamayacak bu en güzel
(Sonsuz Bekleyiş, Sh.102-103)
Kelam hakkı için sözün soyluluğu, kalem hakkı için güzeli tarifte söz gönüllerde taht kurar. Sevgili için, güzeller güzeli sevgili için, Sevgililer Sevgilisi için söz, güzeli resmeder, söz, güzeli nakşeder, söz, sözün soyluluğu güzeli, güzelliği tanımamızda ve tanıtmamızda kimlik kartıdır. Sözün güzeli güzelin kimlik kartıdır. Güzeli, güzelliği, güzeller güzelini, en güzeli tanımak ve tanıtmak sözün soyluluğunu bozmadan gönüllere taht kurmakla olur.
Sevgili dostum Doç. Dr. Yılmaz Güney'in güzele, güzeller güzeline, en güzele güzellemesi burada anılmayı hak ediyor. Yılmaz Güney dostum Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi. Hocalık yanını pek bilmem ama herkesin bilmediği şair ve sanatçı yanını, kelimenin tam anlamıyla bir kitap sevdasını 1970'lerin ta başından bugüne çok yakından bilenlerdenim. Sözümün başına taç yaptığım güzel redifli gazeli güzeli anmakta ve anlatmakta gönlümüzün tam da bam teline dokunduruyor.
Güzele yapılan en küçük övgü, güzeller güzeline, sevgililer sevgilisine açılan minik, mini mini bir pencerecik. Güzele ve güzelliğe açılan mini mini pencerecikler gönül telimize mızrap olup, farklı ses farklı tonlarda gönül dünyamızın senfonisi ve korosu ebediyen susmayacak.
Güzele ve güzelliğe övgü, övgümüz ve övgülerimizde "mecbur ve mahkûmuz". Sevgililer sevgilisine görevimiz ve borcumuz budur. Bu borcu ne kadar ödesek de borcumuzu ödeyemeyiz. Gaye İnsan-Ufuk Peygambere ulaşacak yol sevgi bağının güllerinin derilerek güzele ve güzelliğe mini mini pencerecikler, pencereler aralamaktan geçer. Pencerecikler ve pencereler aralanınca kapanan kapalı kapılar ardına kadar açılıp ebedi hayatımızın aydınlığı olacaktır.
Yılmaz Güney Hocamızın güzele ve güzelliğe güzellemesini bir de bu pencereden seyran edip gönül dünyamıza misafir edip gönül telimize mızrap edip nasırlaşan yürekleri biraz da olsa yumuşatmış oluruz. Nasırlaşan yürekler sevgililer sevgilisine açıldığı müddetçe, güzel ve güzellikle yumuşatılabilir. Günümüzde her zamankinden çok sevgililer sevgilisine muhtaç, mecbur ve mahkûmuz.
Yazı Tarihi : 20 Mayıs 2009 Çarşamba
Bu yazı 59 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.