150 kişi 31 bin kişiye hizmet verebilir mi?..

Turan Çatalbaş

Turan Çatalbaş
150 kişi 31 bin kişiye hizmet verebilir mi?..


Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü (SGK) çalışanlarını kutlamak gerekiyor. Hem de yürekten kutlamak gerekiyor.
"Neden?" diyeceksiniz.
Bakın anlaktayım.
Bilindiği gibi vatandaşın kamuya olan borçları için bir yapılandırma uygulandı. Bu yapılanmanın uygulanması sırasında Sakarya SGK İL Müdürlüğü 150 kişilik personeliyle 31 bin kişiye hizmet verdi.
Daha anlaşılır bir ifade kullanmak gerekirse, 1 personel ortalama 206 kişiye hizmet verdi diyebiliriz.
1 kişinin 206 kişiye hizmet vermesi benim anlayışıma göre, insanüstü bir çabayı gerektiriyor. SGK çalışanlarının yapılandırma sürecinde, yani 3 aylık süreçte insanüstü bir çalışma örneği sergilemelerini işte bu yüzden kutlamaya değer buluyorum.
Bu hizmet akışında SGK İl Müdürü Kenan Tandoğan'ın yardımcılarının katkısını unutmamak gerekiyor. 150 kişiyi yerli yerinde koordine etmek de alkışı hak eden bir başarıdır diye düşünüyorum.
Bu kısa bilgilerin ardından SGK'nın yeni kadro ihtiyacına da değinmek istiyorum.
Yukarıda da belirttim.
Sakarya SGK İl Müdürlüğü'nün mevcut kadrosu 150'yi buluyor.
Ancak 150 kişinin tamamı doğrudan hizmet noktasında görev yapmıyor. Hizmetlisi var, şoförü var, teknisyeni var. Doğrudan vatandaşa hizmet edenlerin sayısı 130 civarında gibi…
Nereden bakılırsa bakılsın SKG'nın yeni kadro ihtiyacının varlığı ortaya çıkıyor.
SGK'nın iş yüküne ve ürettiği hizmetin boyutuna bakıldığında bu kuruma en az 60-70 yeni kadronun daha verilmesi gerekiyor.
Fakat ne hikmettir bilinmez, SGK yıllardır ilgili bakanlıktan (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) yeni kadrolar alamıyor.
61. hükümetin bakanlık dağılımıyla birlikte Faruk Yazıcı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na getirildi.
Bakan Yazıcı uyumlu, uzlaşmacı bir siyasetçi olarak biliniyor.
Gerek kendisine bağlı olan kurumların yöneticilerini, gerek sendikaları, gerek partisinin milletvekillerini dinleyen, istişare eden, uzlaşmacı bir Bakan olarak biliniyor.
Eğer, AK Parti Sakarya Milletvekilleri SGK'nın kadro ihtiyacı konusunda kendisiye bir görüşme yaparlar ise, hem SGK çalışanlarının bu ağır yükünü hafifletmiş olurlar, hem de Sakarya insanı için yeni bir iş, istihdam kapısını aralamış olurlar…
Yani, bir taşla iki kuş vurulmuş olur.
Ne dersiniz sayın vekiller?..


----------------------------------


Büyük bir nimet!..

Hemen hergün evden işe gelirken ve her akşam eve dönerken Kent Park'ın önünden geçiyorum.
Gördüğüm manzara Kent Park'ın bu şehir için ne kadar önemli bir mekan olduğunu hatırlatıyor bana..
Yaşlı, genç, çocuk her yaştan insan herkes Park'ın içinde kendine göre yaşam alanı bulabiliyor.
Üstelik on derece özgürler.
Kimileri piknik tüpünü yakmış çayını kaynatıyor, kimileri banklara oturmuş çevreyi seyrediyor, kimileri de çimenin üzerine yaydıkları kilimlerin üzerinde uyukluyor…
Kalabalık mı derseniz epey bir kalabalık.
Şehir insanı için, hele hele tatil beldelerine gitme imkanı olmayan dar gelirli, yoksul insanlar için bundan daha iyi bir dinlence alanı olamaz diye düşünüyorum.
Sonrasında ise o meydanla ilgili süreci hatırlıyorum.
Geçmişin bazı rant düşkünleri, yerel medyanın baskısı olmasaydı o parkı konut alanı, yani beton yığını yapacaklardı.
Bu konuda beton yığınlarına karşı tavırlı olanlar arasında yer aldığım için kendi kendime "iyi ki direnmişiz" diyorum ve sabah-akşam Kent Parkı gözlemlerken söylemesi ayıp bu manada kendime de pay çıkarıyorum.
Tabi, başta Aziz Duran olmak üzere bu parkın hayata geçirilmesinde emeği geçenleri de unutmuyorum.
Kent Park büyük bir nimet…
Umarım kıymetini biliriz…


--------------------------------



Oralarda ne var, ne yok?..

Fıkra bu ya; ölümden sonra yeniden dirilişe inanan iki sevgili birbirlerine söz vermişlerdi. Hangisi önce ölürse, öteki tarafından "çağrıldığında" hemen gelecek ve kendisine sorulan her soruyu doğru olarak yanıtlayacaktı.
John öldükten birkaç ay sonra sevgilisi Martha, birbirlerine verdikleri bu sözü anımsadı ve John'un ruhunu çağırdı, onunla konuşmaya başladı:
"Birbirimize verdiğimiz sözü anımsıyorsun değil mi, John?" dedi. "Bana oralar hakkında biraz bilgi vereceksin, değil mi?"
John tane tane anlatmaya başladı:
"Burada bulut denen şey yok, gök her gün masmavi, güneş her zaman pırıl pırıl, öğleden sonraları tatlı bir meltem esiyor, geceler ise sımsıcak..."
Martha, biraz daha ayrıntı öğrenmek istedi. John, herşeyi çekinmeden anlattı:
"Sabahları saat onbirde uyanıyoruz... Nefis bir kahvaltıdan sonra plaja gidiyoruz... Önüm, arkam, sağım, solum, dünyanın en güzel kadınlarıyla dolu... İçlerinden gözüne çarptıklarım, kendilerini tutamıyorlar, ya başımı ya da vücudumun başka bir yerini okşuyorlar ve bana çok çok güzel şeyler söylüyorlar... Kimileri daha ileri gidip, bana sarılıyorlar, beni kucaklıyorlar... Öğle yemeğinden sonra özel odalara çekilip, bir iki saat şekerleme yapıyoruz... Sonra da harika bir gece yaşamına başlıyoruz. Gece de, gündüz de aşk ve eğlence içinde burası..."
Martha bir yandan kendini frenleyip, kıskançlığını belli etmemeye çalışırken, bir yandan da hafif bir öfkeyle mırıldandı:
"Bizim cennet diye bildiğimiz, meğer böyle bir yermiş, ha?"
John birden sesini yükseltti:
"Sana cennetten söz eden kim?" dedi. "Ben şimdi şirin bir fino köpeğiyim ve şu anda sahibim bayanla Miami'de tatil yapıyoruz!.."



Yazı Tarihi : 13 Temmuz 2011 Çarşamba
Bu yazı 305 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Kent Park gerçekten çok güzel oldu. Tabrik ederim
Kemal Dindar @ 22.07.2011 17:30:44
Online Ziyaretçiler
-