680 YILLIK BÜYÜKESENCE ORHAN CAMİİ

Fahri Tuna

Fahri Tuna
Aynalıkavak Yazıları / Fahri Tuna
680 YILLIK BÜYÜKESENCE ORHAN CAMİİ

Bir şeyi iyi biliyoruz; Adapazarı ve çevresinin fatihi Orhan Gazidir; İzmit'in ve Bursa'nın da fatihidir.
Komutanları da Akçakoca'dır, Konuralp'tir, Kara Mürsel'dir.
Sakarya ili topraklarının atalarımızca; yani Osmanlılarca fethi 30 yılı aşmıştır; örneğin Taraklı Ertuğrul Gazi fethidir, yani belik dönemimizdendir, Geyve 1318'dir, yani Osman Gazi fethidir; Adapazarı, Kaynarca, Kandıra, Karasu, Kocaali, Akçakoca ise 1324'tür; yani Orhan Gazi'nin ilk yıllarına tekabül eder.
Kısaca; bölgemiz Osmanlı'nın ilk 30-32 yılında Müslüman Türklerce fethedilmiş bir bölgedir.
Ardından da Orta Asya'dan (özellikle de Özbekistan'dan) önce Anadolu'ya (Konya, Niğde, Nevşehir'e) oradan da Eskişehir, Kütahya, Bursa, Bilecik, Adapazarı, Kocaeli, Balıkesir ve Çanakkale'ye iskan edilmişlerdir.
Önceleri "Yörük" olarak (Yörük yürüyen / göçen Türklerin ortak adıdır) kışın kışlaklarda, yazları da yaylalarda yaşayan atalarımız, bir süre sonra bereketli toprakları işlemek üzere yerleşik hayata geçmişler, çevredeki Gayr-ı Müslimlerce de "Manav" (çiftçi) olarak tanımlanmışlardır. Saydığımız 8 vilayette yerli-yerleşik Türklere bugün bile "Manav" denilmesi bu nedenledir.

ADAPAZARI'NIN DÖRT BİR YANI ORHAN CAMİİ

Bölgemizde yerleşik hayata geçen Müslüman Türklerin, ibadetlerini ve diğer sosyal faaliyetlerini yapabilecekleri ortak mekanlara ihtiyaç vardır: Camiî. Üstelik de bunlar "Cuma Camii" olacaklardır.
Bugün bile bir kısmı ayakta olan, bir kısmı çocukluğumuzda mevcut olduğu halde doğaya ve zamana dayanamayan onlarca Orhan Camii vardı çevremizde; sayalım isterseniz: Mekece Orhan Camii, Geyve Orhan Camii, Adapazarı Orhan Camii, Büyüktersiye (Büyükesence) Orhan Camii, Dernekkırı Orhan Camii, Şeyhler (Kaynarca) Orhan Camii, Müezzinler Orhan Camii, Şeyhtimarı Orhan Camii, Büyükkaynarca Orhan Camii, Zeamet Orhan Camii, Kızılcaali Orhan Camii, Kandıra Orhan Camii, Karasu Orhan Camii, Akçakoca Orhan Camii… Şöyle dikkatle baktığınızda çevrenizin Orhan Camilerle kuşatılmış / kurtarılmış, hatta donatılmış olduğunu görürsünüz…

ORHAN CAMİİ 1990'DA TESCİL EDİLMİŞ

Uzun süredir içimde ukde olan bir konu vardı: Eskilerin tabiriyle tarihî Tersiye (1960'lardan bu yana Esence) Orhan Camiini yerinde görmek, incelemek ve gün ışığına çıkartmak…
Önce bir araştırma yaptım; Kocaeli Anıtlar Kurulu Müdürlüğü'nü arayarak eserin tescilli olup olmadığını öğrenmek istedim: Sevindirici bir konu ki, tarihi Orhan Camiimiz 1990 yılında tescil edilmiş… Tescilde de şöyle yazıyor: "17.7.1990 Tarih 1.184 Sayılı Bursa Koruma Kurulu Kararı ile tescilli Sakarya İli Adapazarı İlçesi Merkez Büyükesence Köyü Cumaaltı Mevkii 7 pafta 880 Nolu Parseldeki Dağcuma Camii". Müdür bey doğrusu çok ilgilendi, dosyanın elinde olduğunu söyledi, "restorasyon için acilen" Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne "müracaat" etmemi sağlık verdi. Resmi kurum mu, STK olarak mı, bölge muhtarları mı başvursun dediğimde, "hayır hayır, şahıs olarak siz başvurun yeterli" deyince, ben de 23 Nisan 2009 tarihinde Fahri Tuna olarak "Tarihî Adapazarı Büyükesence Orhan Camii'nin restorasyonu talebimi" dilekçe olarak Bursa'ya gönderdim. Aradan birkaç gün geçti adının Seyfullah Kılıç olduğunu belirten, Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden bir yetkili beni aradı, camiin mülkiyetine yönelik bir takım resmi belgeler sordu, Mayıs ayı içinde geleceklerini ifade etti, nitekim 14 Mayıs 2009 tarihinde Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden 4 kişilik bir heyet halinde gelerek camii ve konuyu yakından incelediler. Böylece restorasyon amaçlı işlemler de başlamış oldu.




ORHAN CAMİİNİN BELGESELİNİ ÇEKTİK

Ben de bu arada hem belgeselini çekmek, hem de camii hakkında bilgiler edinmek üzere, yanıma Emekli öğretmen Nadir Gürel, Ressam-sinema eleştirmeni Rasim Soylu ve Fotoğraf Sanatçısı Nevzat Yıldırım'ı alarak, kamera ve fotoğraf makineleri de yanımızda, 13 Mayıs 2009 Çarşamba günü Esence'ye gittim. Bu arada, Bileciler Mahallesinden Ayhan Bileci ile Küçükesence Mahallesinden olup da Sakarya Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışan Recep Yılmaz'ın yakın destek ve ilgisini gördüğümüzü de belirtmeliyim. Camiye vardığımızda atalarımızın ileri görüşüne bir kez daha hayran kaldım: Zira ovanın ortasındaki camiyi atalarımız, 30-40 metre yükseklikteki sağlam zeminli genişçe bir tepeye inşa etmişler. Üzerinde Bizans'tan kalma meşhur Tersiye Kalesinin de bulunduğu tepenin etrafında üç mahalle (köy), üç muhtarlık var: Erenler ilçemize bağlı olarak Büyükesence Mahallesi (981 nüfus), Küçükesence Mahallesi (808 nüfus) ve Hasanbey Mahallesi (552 nüfus). Mahalle muhtarları Süleyman Baran (Hasanbey), Mehmet Üzeyir Karalı (Büyükesence) ve Fazlı Sapmaz (Küçükesence) ve bazı azalar da bize katıldılar. Bu arada Cenab-ı Allah'ın bize bir lütf u keremi olarak camiyi ve bölgeyi çok iyi bilen, yaşı yüzü aşmış olan bir büyüğümüz Hafız Hasan Hüseyin Işık'la da görüşme fırsatı bulduk. Camiin kuzey doğu yönünde öbeklenerek başladık camiin belgeselini çekmeye.

100 YAŞINDA BİR ÇINAR: HAFIZ HASAN HÜSEYİN IŞIK

Hafız Hasan Hüseyin Işık'ın çok ilginç bir hayat öyküsü var. Babası 1900 yılında Erzurum Oltu'dan Adapazarı'na o günkü adıyla Büyük Tersiye Köyü'ne yerleşmiş. Ve köyde imamlığa, tarihî Orhan Camiinde de "hatipliğe" başlamış. Burada dedesinin lakabı "Hatipağa" olan birisi olarak açıklamalıyım ki, imamlıkla hatiplik farklıdır: İmam beş vakit bir camii veya mescitte namaz kıldırana, hatip ise sadece Cuma ve bayram namazlarını kıldıran, daha üst düzey görevlilere denmektedir. Hasan Hafız da nüfus kağıdına göre 1328'de (1912) Büyükesence'de doğuyor. Gerçi Adapazarı'nın 87 günlük Yunan İşgalini ( 26 Mart -21 Haziran 1921) anlatırken, "o sıralarda 11-12 yaşlarındaydım" sözlerinden onun "aslen 1909 doğumlu" olduğunu anlıyoruz.
Hasan Amcadan dinlediklerimize göre, Orhan Camiinin hatipliğini 1900-1935 arası babası, 1935-50 arası da kendisi üstlenmiş. Camiiyle ilgili çocukluğunda, yaşlılardan dinledikleri bir çok bilgiler var. 1950-99 arası Adapazarı Aziziye Kur'an Kursu'nda, Kur'an öğretmiş, hafızlar yetiştirmiş… 1999 Depreminden sonra tekrar köyüne, bugünkü adıyla Büyükesence Mahallesine dönmüş… Gözleri görüyor, kulakları hafif ağır işitiyoır ama hafızası mükemmel; 1921'de İşgal sırasında Bolulu Asker Ali'yle konuştuklarına, onun donunun ne kadar yırtık olduğuna kadar… Hafız Hasan'dan Orhan Camii ile ilgili olarak bilgiler almaya başlıyoruz:


Hatip Hasan Hüseyin Işık


ÜÇ KÖY, CUMA VE BAYRAMLARI
ORHAN CAMİİNDE KILARDI

"Ben doğduğum zaman rahmetli babam Orhan Camiinin hatibiydi. Nüfus cüzdanımda doğumum 1328 yazar ama aslını Allah bilir. İstiklal Harbinde, Yunan'ın Adapazarı'nı yakıp yıktığında 11-12 yaşlarındaydım işte, siz hesap ediverin artık yaşımı. Ben çocukken vakit namazları köyde kılınırdı; Orhan Camiye ise sadece Cuma ve Bayram namazlarına gidilirdi. Ama sadece Büyük Tersiye değil, Küçük Tersiye ve Hasanbey Köyü ahalisi de Cuma ve Bayram namazlarına Orhan Camii'ne gelirlerdi. Yüzlerce insan her Cuma, her bayram orada olurduk. Birlik beraberlik, sevgi saygı, çok çok güzeldi. Zenginler gözleme yaptırır, yaş yufka yaptırıp getirir, ikram ederlerdi, gözlemenin yanında helva, tatlı filan da olurdu, namazdan sonra toplanılır afiyetle yenirdi. Çok güzel, çok faydalı sohbetler olurdu. Bir çok çocuk zaten babamın önünde Kur'an öğrendiklerinden ona karşı aşırı bir saygı sevgisi vardı."

HAFIZ İSMAİL EFENDİ AİLESİ
CAMİNİN 300 SENE HATİPLİĞİNİ YAPMIŞ

Hafız Hasan Işık Amcaya tarihî Orhan Camii ile ilgili bilgilerini soruyoruz; anlatıyor: "Bizim evin karşısında Hafız İsmail Efendilerin evi var, ben rahmetli İsmail Efendiye yetiştim, bizzat kendisinden duydum. İsmail Hafızın dediğine göre, buralar fethedildiği zaman camiyi Orhan Gazi yaptırmış. Dediğine göre bu bölgede sultan Orhan başka camiler de yaptırmış… cami ahşap kestane ağaçlarından, çivisiz yapılmış… Hafız İsmail Efendi derdi ki, üç yüz yıl bizim aile caminin hatibiydi. Ailemizden son hatip de bendim. Ben babana devrettim derdi. Yine Hafız İsmail Efendiden duydum, artık ne zamansa delinin biri bu çandılı camiyi yakmış… Yetişip zor söndürmüşler.. Artık ne kadarı yandı, ne kadarı kurtuldu bilinmez. Galiba üç dört asır önceymiş… Benim hatipliğimde camiiye sıva yapıldı, 1945'te mi desem, 50'de mi… 1950'ydi galiba. Eski kiremitler 1965'de değiştirildi, bugünkü İngiliz kiremitleri kondu çatıya. Çocukluğumda olsun, hatipliğimde olsun, caminin her zaman dolup taşıdığını gördüm. Camiin etrafındaki mezarlık çok eskidir. Ama çoğunu hırsızlar çalıp götürdüler. Geçen sene Sakarya Üniversitesi'nden bir hanım geldi, Osmanlı'dan kalan mezar taşlarını inceledi. Siyah bir örtü üzerinde beyaz tebeşirle çizgiler çizdi. Okudu. Aralarında 500-600 yıllık olanlar var dedi. Ama çoğunu hırsızlar söküp götürüyorlar. Yahut başlarını kırıp parçalıyorlar, güya içlerinde altın varmış..."

ÜÇ MUHTAR:
"ORHAN CAMİİNİN DEĞERİNİ BİLİYORUZ"

Muhtarların görüşlerine başvuruyoruz. İlk sözü Hasanbey Mahallesi Muhtarı Süleyman Baran'a veriyoruz: "Ben bu camide öğrendim Kur'an'ı, her çocuk gibi. Çocukluğumun Cumalarının, Bayram Namazlarının tadına doyulmazdı. Hep Orhan Camiye gelirdik. Rahmetli dedem daha 5-6 yaşlarındayken kolumdan tutar bu camiye getirirdi. Hafız Hasan Amcanın da yakın arkadaşıydı zaten. Namazdan sonra büyükler camiin kenarına otururlar, çok güzel sohbetler yaparlardı. Camiin etrafı çok eski bir mezarlık. Doğu yönünde benim mahallem var. 20 hane mezarlıkla da bitişik gibi. Kuzey doğusunda 150 metre sonra da okulumuz var. Orhan Camii 19902dan bu yana kullanılmaz durumda, eğer restore edilir de imam atanırsa beş vakit namaza da gelenler olur. Yatılı Kur'an Kursu olarak da kullanılabilir. Tarihin canlanması da bizi çok sevindirir". Büyükesence Muhtarı Mehmet Üzeyir Karalı, camiin bir başka yönüne dikkat çekiyor:" Ben eski bir mezarcıyım. Mezarlığı çok iyi bilirim. Her taraf eski mezarlarla doluydu. Bilmiyoruz artık kaç asırlıktılar. Biz bu camiiyle büyüdük, bu camiiye ve onun eski hatibi Hafız Hasan Efendiye hizmet etmeye çalışıyoruz. Tarih yaşasın, tarih canlansın istiyoruz." Küçükesence Muhtarı Fazlı Sapmaz'ın da düşünceleri benzer: "Camimiz Adapazarı'nın tarihi kadar eski. Çocukluğumuzdaki gibi her Cuma ve bayram namazlarına yine buraya geliyoruz, 1990'da arka tarafta yaptığımız Yeni Camiye… Büyüklerimizden gördüklerimizi, gelenek ve göreneklerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz. Restorasyon, tarihi canlandırma projesine elbette ki yardım ederiz. Orhan Camimizin öneminin ve değerinin farkındayız".


Orhan Camii-2009 Orhan Camii - Çandı detayı -2009

1330 YILLARINDA YAPILMIŞ OLMALIDIR

Yrd.Doç.Dr. Yusuf Çetin'in, Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin "Adapazarı Kitaplığı" projesi çerçevesinde 31. kitabı olarak yayımlanan "Sakarya'da Türk Mimari Eserleri" adlı kitabının 47. sayfasına müracaat ediyoruz: "Büyük Tersiye (Büyük Esence) Köyü Orhan Camii. Büyük Tersiye Köyü, Adapazarı-Ankara Karayolunun 5. km'sinden kuzey yönüne sapınca 6 km ileride bulunmaktadır. Camii köyden 500 metre kadar doğuda bir tepe üzerindedir. Camiin kitabesi ve vakfiyesi yoktur. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde bulunan vakıf kayıtlarında, Sapanca Kazasına tâbi Tersiye-i Kebir Karyesinde (Büyük Tersiye Köyünde) vâki merhum ve mağfirun-leh Sultan Orhan Camii Şerifleri (Vakıflar Genel Müdürlüğü 144 Nolu İzmit Esas Defteri 954 sırada kayıtlıdır) olarak adı geçen camii çevre köylerinde de Orhan Gazi'ya ait olduğu bilinmektedir (Ekrem Hakkı Ayverdi, İstanbul Mimarisi. s.23). Camiin yapım tarihi bilinmemekle beraber bölgenin Osmanlı hakimiyetine girdiği 1330 yıllarında yapılmış olmalıdır."

OSMANLININ İLK İKİ BUÇUK YÜZYILINDKİ FÜTÜVVET CAMİLERİNDEN

"Camii 15.40 X 8.60 m. Ebatlarında dikdörtgen bir yapıya sahip olup bir giriş bölümü ile harim kısmından meydana gelmektedir. Önceden camiin doğu ve batı yönü1.63 m ebatlarında iki dehliz kuşatmakta iken, bugün her iki dehliz de ortadan kaldırılmıştır. Sadece harim kısmı ile giriş bölümü bulunmaktadır. 1961 yılında yapıyı inceleyen E. Hakkı Ayverdi, bu yan dehlizlerin sonradan eklendiğini belirtmektedir. Ancak aynı uygulamanın Kuzeybatı Karadeniz Bölgesinde bulunan diğer çandı camilerinde de görülmesi, Orhan Gazi döneminde yapılan bu yapıların ilk şekillerinde yan bölümlerin olduğu fikrini ortaya koymaktadır. Osmanlı mimarisi geleneğinde imparatorluğun yalnız ilk iki buçuk yüzyılını kapsayan döneminde uygulanmış olan özel bir cami tipi vardır. Fütüvvet camileri olarak da adlandırılan ve ilk örneklerini Orhan Gazi döneminde gördüğümüz (…) bulunduğu görülmektedir. Tabanı toprak üstüne konulmuş büyük taş temellere oturtulmuş olan cami, çandı dediğimiz tarzda 7-10 cm kalınlığında 20-30 cm eninde kütüklerden yapılmış olup, köşeler kertme-geçirme şeklinde birbirine bağlanmıştır. Camii dıştan ve içten bağdadî üstüne sıva ile örtülmüştür. Üst örtü… dıştan kiremitle örtülmüştür. … camiye kuzey cephenin ortasına yerleştirilmiş bir ahşap yapı ile geçilmektedir."

CAVİT ÖZTÜRK:
"CAMİİ İÇİN GEREKENİ YAPARIZ"

Erenler 2008'de ilçe oldu. Yeni idari bölünmeye göre Büyükesence Orhan Camii, Erenler İlçesi sınırlarındadır. Üstelik 2 dönemdir Erenler Belediye Başkanlığını yürüten Cavit Öztürk de Büyükesence Mahallesi'nde doğmuş büyümüş birisi. Söz konusu Orhan Camiiyle ilgili görüşlerine başvurduğumuz Cavit Başkan, gayet kendinden emin olarak şunları söylüyor: "Bu bölgede Sultan Orhan Camiinin değerini ve önemini benim kadar bilen az çıkar. Benim çocukluğum orada geçti. O camii bu ile Orhan Gazi'nin emanetidir. Belediye Başkanı olarak da, Cavit Öztürk olarak da bana ne görev düşüyorsa, hazırım. Restorasyonsa restorasyon… Gereken her şey yapılmalıdır.. Yeter ki Adapazarı'mızın tarih ve kültürüne bizim de katkımız olsun."



Yazı Tarihi : 20 Mayıs 2009 Çarşamba
Bu yazı 418 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

bizim yapmadığımız işi siz yaptınız öncelikle size teşekkür ederiz.sizlerden allah razı olsun bügüzel eseri onarımı yapılırsa çok güzel olacak inşallah onarımı olur tekrar teşkkürler
salih torlar @ 20.01.2010 22:24:26
Bir adam düşünün endüstri mühendisi, Kendisini , hayatın gerçek anlamını oluşturan değerlere, insanlığa adamış bir toplum mühendisii, Fahri TUNA .. Üstü küllenmiş hazinelerin küllerini alan, bizlere tanıtan, Sakarya sevdalısı yaptığın çalışmalar ve gayretler için sonsuz teşekkürler. Sizin değerinizide şimdi olmasada, göçüp gittiğinizde çıkar bir Fahri TUNA yazar İnşaaAllah...
YILMAZ @ 24.11.2009 19:05:57
Çok heyecanlandım. Her nezaman görsem Orhan Camii üzüntü yaşıyorum. Tarih için elele sloganıyla Sayın Başkanımız Cavit Bey' e düşünce ve planlarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. Umarım en kısa zamanda Sayın Başkanımız bu tarihi camimizin restorasyonu için harekete geçer ve hoş bir seda olarak tarihimizi köyümüzde yaşatırız. Emeği geçecek olanlardan şimdiden ALLAH razı olsun. Herşeyimizle destektiçi olduğumuzu da hatırlatırız. Fahri Tuna Beyefendiye de teşekkür ediyorum. Saygılarımla...
Şakir ALAR @ 08.09.2009 00:21:15
tarihimize değer verdiğiniz için ve güncel tuttuğunuz için teşekkürler.çalışmalarınızda başarılar dilerim
ertuğrul aktaş @ 04.07.2009 16:19:15
Sayın fahri TUNA beye tşkr ederim ben bu yazısındaki hafız ismail efendi ailesinin bireyiyim yaptığı bu tarih çalışmasından dolayı kendisini kutlar başarılarının devamını dilerim. SAYGILARIMLA
cengiz oğuz @ 22.05.2009 14:51:19
Bir Büyük Esenceli olarak tüm sakarya halkı önünde sizden bu özverili çalışmanız , başlatmış olduğunuz restorasyon , destek ve birlik ruhu belki atalarımızdan bize miras kalan bu kutsal emanetin kıyamete kadar torunlarımıza miras kalmasını sağlayacaktır. Bu ve benzeri konulardaki özverili çalışmalarınızın devamını beklerken tüm sakarya halkı adına sizlere tekrar teşekkür ve şükranlarımı sunarım.
CEVDET BERBER @ 21.05.2009 12:04:40
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk