Ah öğretmenim ah!...

Mustafa Gümüşel

Mustafa Gümüşel
Gazetemizin "Genel Yayın Yönetmeni" Ayşen Kolçak'ın dün "Vah gençliğim vah" başlıklı bir yazısı vardı. Yazısının içeriği "Türk Eğitim-Sen" tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına dairdi…
Yapılan bu anketin en çarpıcı yönü okullarımızda "öğretmenlere" yönelik şiddetin artması. Zaten "Genel Yayın Yönetmenimiz" Ayşen Kolçak da bu konunun üzerinde durarak harika bir yazı yazmış…
Üstelik konuyu da "19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" ile de bir güzel harmanlamış. Dolayısıyla ben de bugünkü yazımı "Türk Eğitim-Sen'in" yaptırdığı bu araştırmaya ayırmak istedim…
Evet, bugün "19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" günü. Hepimiz için bugünün önemi büyük. Zira bir zamanlar biz de gençtik ve okul sıralarından biz de geçtik…
Bizim için "öğretmenin" kutsiyeti farklıydı. Biz "öğretmenlerimize" bırakın el kaldırmayı sesimizin tonunu bile yükseltemezdik. Hatta bize laf söylediğinden yüzlerine bile bakamazdık. Biz onları hep "Baş Öğretmen Mustafa Kemal" gibi görürdük…
Maalesef bugün okullarımızda bu anlayış yok oldu. Ne öğrencinin "öğretmenine" saygısı ne de öğretmenin "öğrenciye" sevgisi kaldı. Bunu anlamak için "Türk Eğitim-Sen" gibi kalkıp araştırma yapmaya bile gerek yok. Okulların durumuna şöyle bir bakarsanız durumu çok rahat görürsünüz…
Şimdi okullarda "sevgi" ve "saygının" yerini karşılıklı olarak "seviyesizlik" aldı. Hal böyle olunca da "öğrencinin" eli "öğretmenine" kalkar oldu…
Tabi okullardaki bu "seviyesizlik" içinde şiddete maruz kalanlar sadece öğretmenler değil. Onlara karşı uygulanan "şiddet" son zamanlarda bir artış gösterdiyse de "öğrencinin" okul sıralarına oturduğu günden beri "şiddete" maruz kaldığı da biliniyor…
Nitekim "Türk Eğitim-Sen'in" yaptırdığı araştırma sonuçlarına bakacak olursak, öğrencilerin yüzde 47,8'i fiziksel, yüzde 44,1'i sözlü, yüzde 5,8'i psikolojik, yüzde 2,3'ü de cinsel şiddete maruz kalıyor…
Bence bu tablo bile başlı başına "öğretmenlerimiz" adına "utanılması" gereken bir durum. Maazallah fiziksel ve sözlü şiddet bir yana psikolojik ve cinsel şiddet "öğrenciyi" intihara kadar götürebilir…
Acı ama ülkemizde eğitim ve öğretimin yerini artık şiddet almış durumda. Bundan sonra bu durumdan geri dönüş olur mu, bana biraz zor gibi geliyor…
"Genel Yayın Yönetmenimiz" Ayşen Kolçak'ın dünkü yazısında da dediği gibi: "İnternet kafelerden çıkmayan, televizyonlarda sürekli birbirini öldüren insanları izleyen, sonrasında da saldırgan ve şiddet yanlısı olan bu gençlerimize mutlaka sahip çıkılması gerekiyor…"
Aynı şekilde "öğretmenlerimiz de" sözüm ona bir araya gelip eğitim öğretim üzerine kafa patlatıp çözüm arayacakları "Öğretmen Evlerinde" vakitlerini "zararlı" oyunlarla geçirmeyecek…
Ne acı ki o "Öğretmen Evleri'nin" canım "kütüphaneleri" günün her saati bomboş durur. Ancak bir alt kattaki "oyun salonunda" oturmaya yer bulamazsınız…
Kimse alınmasın ama bu çocuklara iyi bir eğitim verip onları kazanmak ve ülke için hayırlı bir "birey" olarak yetişmelerini istiyorsak, öncelikle "öğretmenler" kendine bir çeki düzen vermek durumunda…
Zira "19 Mayıs'ı" Mustafa Kemal "gençliğe" armağan ederken "öğretmenlere de" büyük bir görev verdi. Onlara; "Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" diyerek, Türkiye'nin geleceğini emanet etti…
Bu yüzden ben Genel Yayın Yönetmenimizin aksine "Ah öğretmenim ah" demek istiyorum. Neden derseniz bugün karşımızdaki "eserden" kimse memnun değil de ondan…

*****************************************************

19 Mayıs'ı kutlamanın başka bir yolu bulunmalı!...

Bugün "19 Mayıs" yani "Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı." İnşallah bugün aşırı bir sıcaklık olmaz da daha önceki yıllarda yaşanan nahoş görüntüler tekrar ortaya çıkmaz…
Öyle ya, adı üstünde bugün, "Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı." İllaki "tören" düzenleyeceğiz diye gençleri güneşin altında "hastanelik" etmenin anlamı yok…
Hoş bana sorarsanız "19 Mayıs'ı" kutlamanın başka ve daha anlamlı bir yolu bulunmalı. Her yıl aynı figür ve aynı anlayış pek bir anlam ifade etmiyor. Bana bu tür törenler için bir zihniyet değişimi şart gibi geliyor…



Yazı Tarihi : 19 Mayıs 2009 Salı
Bu yazı 227 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

-öğretmen Allah(cc)'ın Rab sıfatının tecelligahıdır.
-Öğretmen, Türk Milleti'nin hayatında hiçbir dönem ileri milletlerin ki kadar kutsal olmamıştır. ( bilgi de)
-Çocuk bizde ebeveynin oyuncağıdır.Seygi gösteri aracıdır.
-"G.tü .oklu öğretmen...Enazından bir öğretmen olur..." deyişleri başka dillerde de var mıdır acep.
-Okul hatıratıralarını anlatanların arasında:" şu problemi çözdüm!" diye kasılan bir tek adama rastladınız mı? oysa çektiği kopyaları ve kandırdığı öğretmenleri anlatan hatta hatıra diye yazan (N.Güngörsün)
ssayısız insan var.Bunlar masum öğretmenlerdir.
-Zaten artık " bizim okullara öğrenci sokmak = öğrencinin başarısı olmadı mı. Öğretmen kuruşların peşine düşmüş. Lider'e yaranmanın peşinde. Kendi dertleri onu pek
mehmetaliusta @ 20.05.2009 14:14:32
Mustafa Bey!
Sizin zamanınızda veliler öğrencileri ile ilgilendikleri gibi Milli Eğitim bakanları da öğretmenlerle uğraşmaktan zevk almazlardı.Şimdi ise Milli Eğitim bakanları işlerinin öğretmenlerle uğraşmak olduğunu zqannediyor.Veliler ise Çocuklarının okulunu karneden karneye görüyor.Siz de çıkmış öğretmenler kendine çeki düzen versin diyorsunuz.Hiç öğretmenler ile konuştunuz mu?Zahmet buyurup herhangi bir öğretmenle konuşun bakalım çeki düzen verilecek hali kalmış mı?
Volkan TURGUT @ 19.05.2009 15:08:51
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk