Sararmış bir siyah beyaz fotoğrafa bakarak büyümek...
Hani insanın içinde bazı uhdeler vardır derler.
Gerçekten bu doğruymuş. Benimde içimde bazı uhdeler var. Kimi özlem kimi de hasret kokan uhdelerdir bunlar..
Bu uhdelerden biri de hiç tanımadığım daha doğrusu l.5 yaşında iken vefat eden babamdır..
Bunları neden yazıyorsun. Bize der diye söylendiğinizi hissediyorum.
Lütfen hiçbir şey söylemeyin. Bugün Cumartesi günü ve tatil günü. Belki evinizde otururken bu satırları okuyorsunuz. belki de işyerinizde sabah çayınızı yudumlarken.. Çok görmeyin bazı duygularımı paylaşmak isteğimi..
Bu duyguyu paylaşmak istiyorum ki hemen yanıbaşınızda bulunan ,zaman zaman öfkelendiğimizde kızdığımızda "Of be yeter"diye tepki gösterdiğiniz işte o anda da varlıklarından bile rahatsızlık duyabildiğiniz anne babanızın değerini ,onlar yanınızda iken hayatta iken bilmeniz..
Çünkü onları kaybettikten sonra bir göç kervanı gibi bu dünyadan göçüp gittiklerinde sadece arkadan bakabilirsiniz.
Bazen hayıflanarak bazen de derin bir iç çekip "Ah keşke yapmasaydım"diyerek...
Aslında bu yazıyı her 3l Mart günü gelip çattığında yazmak istiyordum. Ama nedense elim türlü yazmaya varamadı.
Önceleri çalıştığım gazetelerde daktiloda yazmaya kalkıştım bu yazıyı her 31 Mart veya l Nisan gününde.
Yazıyı her yazmak için siyah daktiloma kağıt takıp yazmaya başladığımda onu yazacak anlatacak kelimeler bulamıyordum. Türkçe'de 25 bin kelime olmasına rağmen "O tek bir kelimeye" geldiğinde beynim duruyor kelimeler bir
anda aklımdan uçup gidiyordu.
Oysa benim gibi çevrede ağzı laf yapan birisi için bu durum çok garip di
Ama bu iki gün yok mu onun ölüm günü ve toprağa verildiği gün. İşte o günlerde bir türlü bugüne kadar bu yazıyı yazamadım. Olmuyordu. Yapamıyordum.
Meslekte 20nci yılda olmama rağmen binlerce yazı haber yapmaya rağmen o tek bir kelime olan "babamın ölüm günüyle ilgili" yazamıyordum.
Hiç tanımadım onu. Ben l.5 yaşında iken ölmüş. Onu ise her zaman evimizin baş kösesinde yer alan böyle kocaman yıllar önce çekildigi için artık sararmaya başlamış siyah beyaz rütüj yapılmış fotoğrafıyla tanıdım.
Ağabeyim resmini daha sonra bir fotoğrafçıya götürüp renklendirdi.
Ancak sonradan renklendirilmiş resim hiç hoşuma gitmedi. Çünkü doğallığını kaybetmişti. Renklendirilmesiyle sıcaklığı da yok olmuştu..
Siyah saçlı ,bıyıklı , hani böyle bıyık deyince de poz bıyıklı değil. dudak hizasında özenle kesilmiş bıyıkları vardı. Yüzündeki elmacık kemikleri çıkık keskin bakışlı vardı fotoğrafında.. Fotoğrafında öyle etkilici bakışı vardı ki odaya her girişimde fotoğrafa dakikalarca bakarken sanki babamla beraber olurdum
Yıllarca evimizin baş kösesinde bulunan onun fotoğrafına bakarak büyüdüm.
Onun yokluğunu bayramlarda daha iyi hissediyordum. Çünkü Ramazan ve Kurban Bayramında ne zaman babasının elinden tutmuş bir çocuk görsem hemen aklıma hiç görmediğim sıcaklığını hissetmediğim babam gelirdi.. Böyle büyüdüm.
Gerçi rahmetli annem babamın yokluğunu hissettirmedi ama yine babasız büyümenin bir burukluğunu bu yaşıma kadar yaşadım.
Size garip gelecek ama insan 50'sine de gelse içindeki çocuklugu atamazmış derler.
Gerçekten bu doğru.
İsterdim ki annem gibi babamın da sıcaklığını hissederek büyümem Yaşayamadığım tatmadığım "Baba"lık duygusunu şimdi kızım oğlum'a hergün yaşatıyorum. Doya doya onların bir dediklerini imkanlarım ölçüsünde iki etmeyerek.Daha doğrusu yaşatmaya çalışıyorum
Beni maruz görün..Bugün beni,kendimi yazmak istedim.Hoş karşılayın
Sizdende bir isteğim var
Anne babanız yanınızda ise ne olur hemen şimdi yanaklarına bir öpücük kondurup ona sevginizi gösterin...
Çok yaşlıymış hatta imiş sakın böyle düşünmeyin. Her ne kadar insan eti ağır olur deselerde. sakın buna aldırış etmeyin. Onları üzmemeye çalışın. Koruyun kollayın. Tıpkı size çocukken yaptıklarının şimdi siz onlara yapın..
Üzmemeye çalışınki onları kaybettiğinizde "Eyvah ben ne yaptım"diye vicdan azabı duymayın.
Unutmayın ki gün gelecek sizde yaşlanacaksınız. Ve o kaçınılmaz her nefis ölümü tadacak.
ilk yayın 1 Nisan 2005
Yazı Tarihi : 26 Haziran 2011 Pazar
Bu yazı 60 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Kalbinin derinliklerinden geldiği belli hoş bir yazı bir nefesde biz katalım.
İyilik yapmaktır karın
Kalır ancak o varın
Öleceksin sen de yarın
Anla bak dünya nedir....
recep @ 12.07.2011 02:39:36