Sen gazeteci misin?

Salih Yalçıntaş

Salih Yalçıntaş
Günlerden cumartesi.
Eş dost ziyareti için yollardayım.
Tam gazete binasının kapısından dışarı çıkmıştım ki, bir vatandaş önümü kesti.
Oldukça sinirli.
Eyvah diyorum.
Belli ki vatandaşın bir şey den dolayı kafası takık.
"Sen gazetecisin değil mi" diyor.
Düşünüyorum.
Evet, gazeteciyim desem
Olacakları kestiremiyorum.
Çok fazla sesimi yükseltmeden "evet gazeteciyim" diyorum.
Bak kardeşim, şu sokakları görüyor musun?
Her yer delik deşik.
Çukur içerisinde.
Sokaklar pislikten geçilmiyor.
Bu şehri yönetenler hiç mi bunları görmüyor?
Hadi onlar görmüyor.
Siz de mi görmüyorsunuz diyor.
Vatandaşın belli ki tepesi atmış.
Neyse
Sakin bir şekilde görmez miyiz diyorum.
Kaç kez haber yaptık ama bizi de dinleyen yok" diyerek durumu kurtarmaya çalışıyorum.
Siz hiç merak etmeyin yeniden haber yaparız diyerek vatandaşın yanından hızla ayrılıyorum.
Vatandaş haklı.
Bazı sokaklar gerçekten de oldukça kötü durumda.
Yaz sezonu geldi.
Adapazarı Belediyesi şu sokakları bir zahmet elden geçirse de vatandaş da biz de rahatlasak.
Vatandaş sizleri karşısında bulamadığı için hıncını bizden çıkartıyor.
O an için, vatandaşın karşısına bu işin sorumlusu olan belediye başkanı çıksa ne olurdu diye düşünüyorum.
Belediye başkanı kurtuldu ama olan az kalsın olan bize oluyordu diyerek hızla yürümeye devam ediyorum.
Bu kez Atatürk Bulvarı'ndayım.
Bulvarda bir hareketlilik var. Az ilerde bir trafik kazası olmuş.
Ortalık karışık.
Olayın ne olduğunu anlamaya çalışırken kendimi yine bir vatandaşın karşısında buluyorum.
Vatandaş sinirli bir şekilde sizin gibi gazetecilerin diyerek başlıyor saydırmaya.
Vatandaşın saydırması bittikten sonra yine kibar ve oldukça sakin bir ses tonuyla ‘buyrun' diyorum.
"Kardeşim görmüyor musunuz?
Hemen hemen her gün burada bir trafik kazası oluyor.
Vatandaş karşıdan karşıya geçerken önce besmele çekiyor, ardından da yolun karşısına geçiyor.
Vatandaşın can güvenliği yok.
Nerde bu şehrin belediye başkanı?
Hani Atatürk Bulvarı trafiğe kapatılacaktı diyor.
Vatandaş haklı.
Gerçekten de Atatürk Bulvarı'nda tam anlamıyla bir trafik keşmekeşliği yaşanıyor.
Özellikle Gar Meydanı önü hem yayalar açısından, hem de sürücüler açısından oldukça riskli. Bu duruma bir an önce çözüm bulmak gerekiyor.
Bu noktada Büyükşehir Belediyesi ulaşımı özelleştirmek için düğmeye bastı.
Kuşkusuz özelleştirme bu sorunun çözümünde etkili olabilir. Ama ondan önce bu şehrin ulaşım alt yapısı yeniden elden geçirilmelidir. Gerçi Büyükşehir Belediyesi özelleştirme kapsamında şehir içi trafiğinin daha rahat ve güvenli olması noktasında bir çalışma başlattığı ve bu çalışmanın tamamlanmasının ardından çıkan sonuca göre ulaşıma yeniden bir çeki düzen verileceği söyleniyor.
Bu arada vatandaşında dediği gibi, Aziz Duran döneminde Atatürk Bulvarı'nın bir bölümünün trafiğe kapatılması gündemdeydi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu bu konuda ne düşünüyor? Henüz bilinmiyor.
Sanırım bu konuyla ilgili önümüzdeki, günlerde bir açıklama yapılacaktır.
Bu arada bizim eş dost ziyareti de gerçekleşemedi.
Neyse sağlık olsun.
Önemli olan vatandaş.
Eş dostla nasıl olsa görüşürüz.


Hoşgeldin Pehlivan !..

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği'ne İbrahim Pehlivan atandı.
İbrahim Pehlivan eski bir belediye başkanı.
Konusunda oldukça deneyimli bir kişi.
Deneyimleriyle Sakarya'ya büyük hizmetler vereceğine inanıyorum.
İbrahim Pehlivan'ın Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine atanmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat rol oynadığı söyleniyor.
Şayet bu doğruysa bu şehir için büyük bir kazançtır diye düşünüyorum.
Neden derseniz. Malumunuz biliyorsunuz. Büyükşehir Belediyesi'nin bazı önemli projeleri var. Bu projelerin hayata geçmesi için hem kaynak, hem de destek gerekiyor.
İşte bu noktada Ankara ile ve de özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ilişkileri oldukça iyi olan İbrahim Pehlivan projelerle ilgili Ankara'dan hem destek hem de kaynak bulmak bulmakta hiç zorluk çekmeyecektir. O yüzden İbrahim Pehlivan Sakarya için büyük bir şanstır.
Ben şahsen Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İbrahim Pehlivan'ın kısa bir süre içerisinde projelerin hayat geçirilmesinde büyük rol oynayacağını düşünüyorum.
Sakaryalı kendisinden çok şey bekliyor.
Dilerim bu beklentiler boşa çıkmaz.

Hayatın içinden…

Toplam hayat endeksimizin sonucunda ortaya çıkan iki öğe oluyor.
"Başarı" veya "Başarısızlık".
Ben kişi olarak hiç kimsenin başlangıçta bir başarısızlığa imza atmak için yola çıktığına inanmam.
Bu bilgi meselesidir.
Bu birikim meselesidir.
Çap ve kapasite meselesidir.
Deneyim, özgüven ve yetişme meselesidir.
Bir "boş kova"dan asla dolusu gibi ağır olmasını bekleyemezsiniz.
Başarıyı davet eden nedenler vardır.
İnsanların gelişimleri boyunca bu nedenlerle buluşmaları şarttır.
Ancak gelişimin, birikimin, deneyimin nedenlerini yerine getiren insanların başarılı olmalarını bekleyebilirsiniz.
İstemek, arzu etmek ayrı, başarı için gerekli donanımlara haiz olmak başka bir şeydir.
Aksi olsaydı zaten "başarısızlık" gibi bir kavramdan söz edemezdik, değil mi?



Yazı Tarihi : 18 Mayıs 2009 Pazartesi
Bu yazı 139 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk