Seçime 16 gün kaldı. Zaman daraldıkça siyasi partilerin çalışma temposu da artmaya başladı.Caddeler partilerin seçim araçlarından yükselen şarkılarla inlerken, hangi sokağa girseniz bir siyasetçinin, bir adayın seçmeni markaja aldığını görür olduk.
16 gün sonra yapılan çalışmaların semeresini hem birlikte göreceğiz.
Göreceğiz görmesine de, son viraja girilirken, siyasi dengelerdeki değişime dikkat çekilir oldu.
Mesela, aday adayları belirlendiğinde, adaylar ilk tur seçim gezilerine başladığında CHP'ye çok fazla bir şans tanınmıyordu.
30 yıla yakındır Sakarya'dan milletvekili çıkaramayan CHP için "Bu dönemde milletvekilliği hayal olur" diyenler son günlerde fikirlerine değiştirmiş gibi görünüyorlar. Hatta, "CHP 1 milletvekili çıkartır" diyenler dahi şimdilerde "CHP iki milletvekili de çıkarabilir" değerlendirmesini yapıyorlar.
Bana göre CHP 1 milletvekilini kesin çıkartacak.2 milletvekilliği zor gibi görünse de, sürprizlere açık olmak gerekiyor.
Sakarya'da asıl sorun CHP'de değil, MHP'de yaşanıyor.
MHP adeta kan kaybediyor.
Ülke gündemini değiştiren, 9'a yakın parti üst düzey yöneticisinin istifasına neden olan kaset skandalları ilk bakışta MHP'nin mağdur gibi gösterdiyse de gerçekte MHP'ye duyulan güvenin sarsıldığına işaret ediyor.
MHP'yi ülke genelinde kaset skandalları sarsarken, Sakarya'da ise yetersiz propaganda ile yetersiz kalan aday tanıtımları sarsıyor.
MHP Sakarya'da adeta havlu atmış bir parti görüntüsü veriyor. Sakarya'da seçim sahasında AK Parti ile CHP olabildiğince varlıklarını hissettirirken, MHP'nin varlığıyla yokluğu bile anlaşılmıyor. MHP Sakarya'da bir türlü istediği gündemi oturtamıyor, gündemini AK Parti ile CHP belirliyor.
MHP İl Yönetiminin ve Milletvekili adaylarının önemsiz gibi görünen, ancak seçmen nezdinde ilgi uyandıran ayrıntılara dikkat etmeleri gerekiyor. Aksi taktirde 13 Haziran sabahı "Biz nerede hata yaptık" dediklerinde iş işten geçmiş olacaktır diyorum…
Eğer, MHP son haftaya girildiğinde üzerindeki ölü toprağını atamaz ise, CHP'ye veya AK Parti'ye büyük bir kıyak yapacak demektir…
Hatırlarsınız, bu sütunlarda birkaç defa AK Parti'nin 4, MHP'nin 2, CHP'nin 1 milletvekili çıkarabilme olasılıklarına dikkat çekmiştim.
Acaba yine aynı düşüncede miyim?..
Tabi ki değilim.
Bu gidişle MHP 1 milletvekilliğiyle yetinecek gibi görünüyor.
2 milletvekili çıkartabilecek bir parti olacak olursa, bu parti muhtemelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun son günlerde yeniden sert esmeye başlayan rüzgarıyla birlikte CHP olacaktır.
Aksi sonucu zaten biliyoruz.
AK Parti, MHP'nin yetersizliğinden istifade ederek 5 milletvekilini çıkarmakta hiç zorlanmayacaktır…
--------------------------------------
Yazık olacak!..
İş diyoruz, aş diyoruz, istihdamı artıralım diyoruz ama ne yazık ki gerekli olan çalışmaları bir türlü yapamıyoruz.
Mesela;
Şeker Fabrikası'nın uzun zamandan bu yana "ekim alanlarının genişletilmesi" ve "şeker üretim kotasının" artırılması gibi çok ciddi sorunları var.
Neyse ki, ekim alanlarıyla ilgili sorun, Sakarya kamuoyunun baskısıyla harekete geçmek zorunda kalan AK Parti Milletvekillerinin çabası ile çözüldü. Fakat, kota artışıyla ile ilgili sorun aylardır sürüncemede duruyor.
Normal şartlarda, 100 bin ton pancar işleme kapasitesi olan Şeker Fabrikası'nın kotası neredeyse 2 yıldır 31 bin ton ile sınırlı tutuluyor. Bu kota ile fabrikanın işletilmesi, karlı hale getirilmesi ve istihdama cevap vermesi çok mümkün görünmüyor.
Zaten ortada çok garip ve aynı zamanda çok da komik bir durum var.
Ekim alanları bir çırpıda genişletiliyor ama nedense asıl ihtiyaç konusu olan kota artırılmıyor.
Olacak şey değil!..
Pancarı işleyemedikten sonra, Türkiye'nin her yerini pancar ekim alanı olarak ilan etseniz ne işe yarar?..
Böylesi bir uygulamaya kargalar bile güler.
Şeker Fabrikası nereden bakarsanız bakın, kampanya dönemlerinde 800-900 kişiye iş, aş, ekmek kapısı oluyor.
Eğer pancar üretim kotası artarsa, örneğin, 60-70 bin tona ulaşırsa fabrikanın istihdam alanı da genişler, 800-900 kişi yerine bin 200, bin 300 kişi bu fabrikadan ekmek yer…
"Bu ülkenin ve şehrimizin en büyük sorunu nedir?" diye soracak olsam, inanıyorum ki, hemen herkes "işsizlik" diyecektir.
O halde, yeniden yatırım yapmaya, yeniden fabrika kurmaya gerek yok.
Mevcutta zaten bir fabrika var. Yapılması gereken şey, bu fabrikayı sahiplenmek ve fabrikanın ihtiyacına cevap vermektir.
Şeker Fabrikası'nın bugünkü ihtiyacı şeker üretim kotasının artırılmasıdır.
Aslında bunu başarmak da çok zor şey değil.
Kotayı düşüren kim?..
"Şeker Kurulu" diyorlar ama nafile…
Sokakta çocuk bile biliyor ki, kotayı düşüren siyasi iradedir.
Aynı siyasi irade, kotayı düşürdüğü gibi artırmak durumundadır.
Ben inanıyorum ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan istediği takdirde bu kota değil 70 bin ton, 170 bin tona dahi çıkar.
Yeter ki, Başbakan Erdoğan bu konuda sağlıklı bir şekilde bilgilendirilip, ikna edilebilsin.
Aksi takdirde, halen yüzlerce insanın ekmek yediği Şeker Fabrikası'na çok yazık olacak. Ve bunun vebali de siyasi iradenin boynunda kalacak!..
Yazı Tarihi : 26 Mayıs 2011 Perşembe
Bu yazı 251 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sanırım 4 MHP 3 AKP olacak gibi... Güneydoğuya özerklik vaadeden CHP artık oy veremen. Yeni CHP=AKP olmuş
Kadriye Genç @ 27.05.2011 14:25:56