Sakaryaspor'un Antalya'daki play-off maçlarından yüzünün akıyla çıkmasını ve şampiyonluk kupasını kaldırmasını mucize gibi görenler var.
Hayır, hiç de öyle değil.
Bizim Tatangaların hemen her maçta tribünleri süsleyen meşhur bir afişi var.
"İnananlar asla kaybetmez" diye…
Ben de Tatangalar gibi Sakaryaspor'un play-off şampiyonu olacağına inanmıştım.
Bazıları, "Tabi maçlar bitti, böyle yazıyorsun" diyeceklerdir.
Hayır.
Ben bu inancımı 11 Mayıs tarihli köşe yazımda dile getirmiştim.
Bakın 11 Mayıs'ta neler yazmışım?..
***
Sakaryaspor'un play-off maçlarındaki ilk rakibi Konya Torku Şekerspor oldu. Torku Şekerspor'u yenersek, ikinci maçımızı Eyüpspor ile Bugsaşspor maçının galibiyle yapacağız. Eğer bu maçı da kazanırsak, 23 Mayıs'ta final, yani şampiyonluk maçına çıkacağız.
Sakaryaspor'un play-off maçlarındaki başarısı ne olur, nasıl bir sonuç alır şimdiden bilinmez ama dün itibariyle bu sürpriz eşleşmenin ardından abartılı yorumların yapıldığına şahit oldum.
Mesela; "İlk maçta eleniriz" gibi…
Ben bu kadar karamsar değilim.
Aksine, Sakaryaspor'un Konya Torkul Şekerspor'u yeneceğine, turu geçeceğine inanıyorum.
Nedenine gelince;
Play-off maçları lig maçlarına benzemez. Kaldı ki, Sakaryaspor lig maçlarında da çok kötü bir performans da sergilemedi. Sakaryaspor lig maçlarında rakiplerinden ziyade çaresizliğine yenik düştü!..
Çaresizlikten kastım şu;
Lig maçları oynanırken çok ciddi sorunlar yaşadık. En başta para sorunu yaşadık, ardından yönetim sorunu yaşadık. Sezon boyunca takımı maçlara motive etmek yerine bu tür basit ve angaryalarla uğraşırken yarıştan koptuk…
Lige motive olamadık.
Şimdi takımın başında iyi veya kötü bir yönetim var. En azından elini taşın altına koyan bir yönetim var.
Buradan öteye yapılacak olan tek şey 3 maçlık play-off serisine kenetlenmek ve 3 maçlık periyodu iyi organize etmektir…
Yapılamayacak şey değil.
Bu şehrin geçmişte önemli play-off tecrübeleri var.
Eskişehir tecrübesi var, Ankara tecrübesi var.
Her iki play-off tecrübesi de, iyi organize olunan, iyi sonuç alınan organizasyonlar olarak hala hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor.
Diyeceğim o ki, bu şehir istediği zaman başarıyı yakalayabiliyor.
Yeter ki, inanalım.
Bu şehrin Valisi, Büyükşehir ve alt kademe Belediye Başkanları, meslek odaları ile sivil toplum örgütlerinin yöneticileri birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzun mesajını verdikleri anda bu şehir başarıyı yakalamasını bilmiştir…
Bizim sevgili taraftarımız böylesine bir birlikteliğe zaten dünden hazır.
Dediğim gibi, yapılması gereken tek şey, şehrin tüm dinamiklerinin harekete geçirebilecek iyi organizasyondur…
Rakip Konya Torkul Şeker olmuş veya bir başka takım olmuş çok fazla fark etmez…
Önce inanmak gerekiyor.
Ben Eskişehir'deki play-off maçları öncesi de, Ankara'daki play-off maçları öncesinde de yazdığım yazılar var.
O yazılarımdaki ana tema da "inanmak" üzerine kuruluydu. O zamanlar inandık ve Eskişehir'den de, Ankara'dan da play-off şampiyonu olarak, bir üst lige çıkarak geri döndük…
Olmaz diye bir şey yok.
Kaldı ki, futbolda yenmek de var, yenilmek de var ama önce inanmak var.
İnanırsak başarırız.
İnanırsak ve kenetlenirsek Eskişehir gibi, Ankara gibi, Antalya'dan da mutlulukla, coşkuyla dönmeyi başaran ekip ve o ekibin destekçisi olan biz şehir insanları oluruz…
Ayrıca vurgulamak istediğim bir başka şey daha var.
Sakaryaspor'un amatör küme dengi bir lig de mücadele etmesini şahsen kabullenmekte zorlanıyorum.
Çünkü, Sakaryaspor'un gerçek yeri bu lig değil. Daha üst bir ligtir. Bank Asya'da değil, Süper Lig'dir…
Sakaryaspor'u hak ettiği yere taşımak ise, sadece bu takıma gönül veren Tatangaların değil, bu şehri yönetmeye talip olanların görevidir.
Bugünden tezi yok.
Harekete geçmek gerekiyor.
Ayın 16'sına 5 günlük bir zaman var. 5 gün içinde organize olup taraftarımızı Antalya'ya götürmeyi ve takımızı motive etmeyi başarmalıyız…
Her fırsatta, her platformda "Sakaryaspor'u seviyorum" diyenler, bunu gönülden söyleyenler, görelim bakalım sevginiz ne kadarmış?..
***
11 Mayıs Çarşamba günü yazdığım bu yazının ardından Sakaryaspor ile birlikte Antalya'nın yolunu tuttum. Tam 7 gün Antalya'da kaldım.
Sakaryaspor'un şampiyonluk serüveninin her anını bire bir yaşadım. Gerek Sakarysapor yöneticilerinde, gerek çok sevgili futbolcularımızda, gerek baş tacı edilesi taraftarlarımızda, gerek şehri yöneten idarecilerimizde şunu gördüm…
Herkes bu şampiyonluğa yürekten inanmıştı.
Ve herkes üzerine düşeni yeterince yapmıştı.
Sonuç mu?..
Sonuç ortada; inananlar kaybetmedi!..
------------------------------------------------
Yazı Tarihi : 23 Mayıs 2011 Pazartesi
Bu yazı 223 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Turan bey, Tuncay Karartı ile ilgili teşekkür yazınızı bekliyoruz. Çünkü, Tuncay Karartı beyefendi Sakaryaspor'un tüm maçlarını yakından izlediği gibi, geçmişten günümüze kadar Sakarya'nın bir çok sorunuyla da yakından ilgilenen bir isimdir.
Saygılar sunarım.
Tuğba Esenyurt @ 25.05.2011 19:24:15
Turan bey Antalya'da ve herzaman bu takımın yanında olan destegini veren Tuncay karartıyi ihırmışsın yazında.teşekkür etmesini bilmeliyiz bence.Antalya'da tüm sorunlarımızı gideren tam destek veren gurur kaynağımız Tuncay karartidan soz ediyorum.tribünler doluysa önce fedakar seyircimiz sonradan Tuncay Karartı sayesinde.takımın tüm problemlerini derhal çözüme kavuşturdu.
Faruk bal @ 23.05.2011 23:17:50