Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve kurt paylaşımı!..
Bir dönem Adapazarı Gazetesi'nin yazı ailesinde de yer alan ve bir süredir Özgür Kocaeli Gazetesi'nde yazmaya devam eden duayen gazeteci, Faruk Dinçer gündeme dair yine güzel bir yazı kaleme almış…
Gelir dağılımındaki derin adaletsizliği konu olan ve benim bir solukta okuduğum bu yazıyı okuyanlara yeni bir bakış açısı sağlar düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istedim.
***
Türkiye ekonomisinin belirli oranda büyüdüğü AK Parti iktidarı süresinde, alt gelir gruplarının milli gelirden aldığı pay, gittikçe azalmaktadır.
-Nüfusumuzun en yoksul yüzde 20'lik kesimi, milli gelirin yüzde 5'ine sahiptir.
Yani;
En fakir yüzde 20'lik kesimin milli gelirden aldığı pay yüzde 7. 5 oranında azalmıştır.
-Türkiye'de 10 yıl içinde dolar milyarderleri sayısının 5'ten 38'e çıkması da sembolik ama iktidarın siyasi tercihlerinin kimlerin lehine çalıştığının göstergesidir.
Özetle;
Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız.
-Dünyanın en büyük ekonomileri arasında 17. olan Türkiye, kişi başına milli gelir sıralamasında 57. sıradayken, İnsani Gelişim Endeksi'nde 83. sıradadır.
-21 milyon 684 bin insanın geliri, asgari ücretin altındadır.
-TÜİK rakamlarına göre 2008 yılında yüzde 16.7 olan yoksulluk sınırı altındaki vatandaşların oranı 2009 yılında yüzde 17.1'e çıkmıştır.
-TÜİK'in rakamları yerine, TÜRK-İŞ'in rakamları dikkate alındığında, Türkiye'de halkın yüzde 24'ünün açlık, yüzde 85'inin ise yoksulluk sınırının altında yaşadığı görülmektedir.
-2002 yılı sonunda bankalardaki mevduatın yüzde 27.3'ü 1 milyon TL ve yukarı hesaplardan oluşuyordu.
Bu oran 2010 yılı sonunda yüzde 46.5'e çıkmıştır.
Aynı şekilde, 2002'den 2010'a gelindiğinde 1 milyon TL ve üstü parası bulunan mudilerin sayısı 14 bin kişiden 30 bin kişiye çıkmıştır.
Bunun anlamı Türkiye'de artan servetin önemli bir kısmının 16 bin yeni zengin tarafından paylaşıldığıdır.
Yani;
Artık toplumsal servetin yarıya yakın kısmı, 30 bin varsıla (zengine) aittir.
-Bu varsıllar, (zenginler) üretim, yatırım ve ticaret yaparak değil, ağırlıklı olarak imar planı tadilatları ile gerçekleştirilen kentsel rantlar, daha önce verilen enerji ve maden ruhsatlarının yüksek bedellerle devredilmesi ve çeşitli kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ile zenginleştirilmişlerdir.
Bu durum toplumun ve ekonominin üretken kapasitesini olumsuz yönde etkilediği gibi, iktisadi ahlak değerlerini de ciddi manada erozyona uğratmıştır.
Necip Fazıl'ın dediği gibi:
'Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi (paylaşım) kurt yapmaz, kuzulara şah olsa;
Yaşasın kefenimin kefili karaborsa!..'
-------------------------------
Sakaryaspor yanlız kalmamalı!..
Sakaryaspor'un Play-Off'ta mücadele edeceğini, ilk rakibinin de Konya Torkul Şekerspor olduğunu öğrendiğimden bu yana içime sığmaz oldu. İnanın yüreğimde deli bir heyecan kasırgası esmeye başladı.
Sakaryaspor'un Play-Off deneyimlerine güveniyorum ve Antalya'da başarılı bir sonuç alacağına da yürekten inanıyorum. Çünkü, rakiplerimize göre, hemen herkesin ortak görüşü olan bir üstün vasfımız var.
O vasfımız, Sakaryaspor'un adıdır.
İnanın, Play-Off'larda Sakaryaspor adıyla, sanıyla bir adım önde başlayan ekip olacaktır.
Sakaryaspor'un Antalya'daki en büyük ihtiyacı taraftar desteği olacaktır. Ne yapıp edip, Sakaryaspor taraftarını 16 Mayıs'ta Antalya'ya götürmemiz gerekiyor.
Biliyorum, taraftarlar kendilerince organizasyon yapıyorlar ama yeterli değil. Taraftarlara otobüs desteği gerekiyor, kumanya desteği gerekiyor. Tüm bunların sorun olmaktan çıkması için şehri yönetenlerin, şehirde söz sahibi olanların ellerini ceplerine atmaları gerekiyor.
Bu bir fırsattır.
Şehrimiz için fırsattır. Çünkü, Sakaryaspor'un bir üst lige çıkması demek, Sakarya'nın da her anlamda terfi etmesi demektir.
Bu konuda önemli bir duyarlılık sergileneceğine, gerekenin yapılacağına inanıyorum.
Eğer, Sakaryaspor'u Antalya'da yalnız bırakmaz isek; taraftarımızı Antalya'ya taşıyabilirsek yeni bir Play-Off destanı yazarak Sakarya'ya döneriz diyorum…
Eğer büyük bir aksilik olmaz ise ben 16 Mayıs akşamı Antalya'da, Madranlı Stadı'nda olacağım…
Çünkü; o müthiş heyecanı bir daha yaşamak, Sakaryaspor'un başarısına ortak olmak istiyorum…
------------------------------
Günün Neşesi:
Gerek yok!..
Temel'le Fadime iki katlı dağ evinde yaşıyorlarmış...
Bir ara çok şiddetli yağmur yağmaya ve gök gürlemeye başlayınca Fadime çok korkmuş ve alt kattaki kocasına seslenmiş;
"Temel, gök gürlüyor, hemen yukarı gel..."
Temel ise aşağıdan seslenmiş,
"Gerek yok, ben buradan da duyayirum..."
Değerli şeyler!..
Of'ta gezmekte olan turist:
"Allah, Allah burada herkesin bıyığı var" demiş.
Oflu İsmail, burnunu göstermiş;
"Biz önemli ve değerli şeylerun altini çizeruk."
Yazı Tarihi : 12 Mayıs 2011 Perşembe
Bu yazı 69 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar