Hüseyin Çelik, devir-teslim töreninde ‘bütün işleri otomatik pilota bağladık' derken, yeni Bakan Nimet Çubukçu'nun yüz ifadesi ‘ben sana o pilotu yedirmezsem namerdim' der gibiydi.
Yanıldık mı?
Ya Nimet Çubukçu'nun yüz ifadesini doğru okuyamadık ya da Nimet Çubukçu da, önce tepki gösterip sonra bu otomatik pilot işinin tek başına Hüseyin Çelik uydurmasından ibaret olmayıp, iktidar partisi organizasyonu olduğunu ve haliyle konu mankeni olarak o koltukta oturduğunu anladı da mı yan çizdi, bilemiyoruz.
MEB Basın biriminden yapılan açıklama, gerçekten de işlerin otomatik pilota bağlandığının bir göstergesi…
Tabi kimim konu mankeni olduğunun da…
Diyor ki; "Milli Eğitim Bakanlığı bütün yönetici atamalarını mevcut yasa ve yönetmelikler çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Haberlerde geçen atamalar da 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. Maddesine dayalı olarak yapılmıştır. Dolayısıyla atamalarda hukuka aykırı bir durum yoktur."
Eğitim çalışanları için Hüseyin çelik'ten kötüsü olamazdı. Kim gelirse gelsin, kat be kat iyi olacaktır deniliyordu ve bu yeni Bakanımızın bir artısıydı, kafadan…
Lakin olmadı, tutmadı…
Hüseyin Çelik döneminde en fazla haksız-hukuksuz uygulamalardan şikâyetçiydiler.
Yeni Bakanımızın hukukçu olması adeta yüreklere su serpmişti ki, şimdi hayal kırıklığı yaşıyorlar.
Hüseyin Çelik için, parçalanmış aileler, eşlerin bir araya gelememesi, partizanlık, yandaş kayırmacılığı gibi tutumlarından yola çıkarak insaf sorunu olduğu söyleniyordu.
Dolayısıyla hem bayan hem de anne olması itibariyle bu insaf sorununun giderileceğine dair ümitleri vardı eğitim çalışanlarının…
Gerçi henüz erken ama yeni bakanımızın ilk icraatı, bundan sonraki icraatlarının da otomatik pilota bağlı olacağı intibaı uyandırdı ki alın bir hayal kırıklığı daha…
Bakan Hüseyin Çelik'in ayrılmadan bir ay önce başlattığı usulsüz müdür atama operasyonu, ilimizde bir kişi ile sınırlı kalmıştı.
Çok şükür, bize uğramadan gitti diye sevinirken, Bakan ayrıldıktan sonra, otomatik pilot marifeti 11 usulsüz atama ile sarsıldık.
Bakanlık kendini; ‘657 sayılı devlet memurları kanununun 76. Maddesinin idareye takdir yetkisi tanıdığını ve atamaların bu maddeye istinaden yapıldığı' şeklinde savunuyor.
İyi de bu altı yıldır çıkarılan, yandaş kayırmacılığına matuf olduğu için her seferinde yargıdan dönen yönetici atama yönetmeliği neyin nesi.
Ve yargının her seferinde atamaların belli esaslara göre yapılması gerektiğine dair uyarıları hikâyeden mi ibaret?
Ve Hüseyin Çelik'in ‘kardeşim koskoca bakan olmuşum, il milli eğitim müdürü bile atıyorum da okul müdürü mü atayamayacağım' savunması hangi anlayışın ürünü?
Hadi yetkin var diyelim, 76. maddenin idareye takdir yetkisi tanıması, bu yetkinin insafsızca, ahlaksızca kullanılmasını mı gerektiriyor?
Hem ölçünüz ne?
Deniliyor ki; ‘efendim bu arkadaşlar yıllardır kurucu veya vekil müdür olarak görev yapıyorlar, bu atamayı hak ettiler.'
İyi de bunların bir kısmı mı hak etti de onlarca kurucu veya müdür yetkili öğretmen varken, nasıl seçildiği oldukça manidar bir kısmı atanıyor.
Ölçünüz ne Allah aşkına!
Bu atamaların arkasında her ne ve kim varsa, kim savunuyorsa, kim bu atamalara istinaden zil takıp oynuyorsa ve kim bu usulsüzlüğe rağmen müdür olduğunu sanıyorsa, onlara bir sözüm olacak;
Eğer varsa bir parça vicdanınız, Allah korkunuz, kendinize ve başkalarına ve bu mesleğe saygınız varsa, geçin aynanın karşısına da bir vicdan muhasebesi yapın.
Empati yapmayı da unutmayın…
Eğer hala içinize sindirebiliyor ve bu durumu savunabiliyorsanız, bildiğiniz gibi yapın.
Ama unutmayın ki, siz bundan sonraki hayatınızda sizi atayanlarla değil, mesai arkadaşlarınızla beraber ve onlarla muhatap olacaksınız, onların yüzüne bakacaksınız.
Bir düşünün bakalım; Nasıl bakacaksınız?
Yazı Tarihi : 11 Mayıs 2009 Pazartesi
Bu yazı 115 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
erol bey sanki bilmiyormuş gibi "Bu atamaların arkasında her ne ve kim varsa, kim savunuyorsa " diyorsun.yapmayın Allah aşkına.sizde gayet iyi biliyorsunuz ki kısaca adı sözüm ona seder denilen dernek ve sözde sorumlusu remzi.kaldıki kim bu kuruma atama yetkisi verdi ve hangi cüretle buna yeltendiler.hem işittiğim kadarıyla ataması yapılmayan bir çok vekil müdür bu derneğe sitem ediyorlarmış.efendiler efendiler kendinize gelin.yani sizlerde atansanız bu dernek doğru mu yapmış olacaktı. sizlerde böyle düşünerek onları legalleştirdiğinizin farkında mısınız.nasıl bir aymazlıktır bu.nedir bunların meşruluğu.kardeş toplantılarının müdavimleri.her dönemin adamları.utanmayın, çünkü sizler maklubeleyi mideye indirirken ki amacınız buydu zaten...
dik dur @ 13.05.2009 08:06:53