Slogan yetmez, şarkı, türkü de gerekli!

Salih Yalçıntaş

Salih Yalçıntaş
Yazımın hemen başında belirtmek isterim.
Ben bu konuya aslında hiç bulaşmayacaktım.
Ama dayanamadım.
İşte bulaşıyorum.
Malumunuz biliyorsunuzdur.
Şubat ayında SATSO'da seçimler vardı.
O seçimlerde mevcut başkan Erol Öztürk hiç ummadığı bir şekilde seçimleri kaybetmiş, rakibi Akgün Altuğ ise seçimleri kazanmıştı.
Biraz geç oldu ama.
Kaybedene de kazanana da hayırlı olsun diyelim ve gelelim asıl konumuza.
Geçen ay "SATSO alışverişin kentten yapılmasını sağlamaya yönelik bir slogan yarışması düzenlemişti".
Geçtiğimiz hafta ise slogan yarışması sona erdi ve en iyi üç slogan açıklandı.
Dereceye giren sloganlar önümüzdeki günlerde şehrin her noktasında kullanılmaya başlanacak.
Böylelikle bu şehrin insanları kendi esnafından çılgınlar gibi alışveriş etmeye başlayacak.
İşte bu kadar basit.
Emeği geçen herkese kocaman "AFERİN"
Bir sorun bu kadar hızlı ve bu kadar dahiyane bir fikirle çözülebilirdi.
Peki, gerçekten de böyle mi olacak?
Gerçekten de sloganlar, ahalinin bu şehirden alışveriş etmesini sağlayabilecek mi?
Beklendiği gibi "Şehrin ahalisi sloganları görüp evet ben alışverişimi kendi şehrimden, kendi esnafımdan yapmalıyım diyecek mi?"
Cevap veriyorum;
Hayır.
Peki neden?
Bu şehrin ahalisi kendi şehrinden kendi esnafından alışveriş yapmıyorsa bunun bir sebebi olmalı.
SATSO öncelikle memleketin ahalisini bir tarafa bırakıp öncelikle sorunun merkezine inmeli.
Demeli ki "Ey esnafım bu memleketin ahalisi neden sizden alışveriş etmiyor?"
Neden alış verişini başka bir ilden yapıyor?
Demeli ki;
Ey esnafım
Siz vatandaşa gerekli ilgiyi göstermiyor musunuz?
Sattığınız ürünler kalitesiz mi?
Pahalı mı?
Kazıklanma durumu var mı?
SATSO öncelikle bu yönde bir araştırma yapmalı.
Sorunun kaynağına inmeli.
Yoksa bu sorunu "bırakın slogan yarışması, Eurovision şarkı yarışması yapsanız bile çözemezsiniz".
Gerçi SATSO bu konuda derin bir araştırma yapmış olabilir.
Mesela ahaliye neden kendi şehrinden ve kendi esnafından alışveriş yapmadığı sorulmuş olabilir.
Ahali de kendi esnafımdan alışveriş yapacağım ama bir sloganım bile yok demiş olabilir.
İşin şakası bir yana.
SATSO'nun bu konudaki iyi niyetine saygı duyuyorum.
Ama SATSO gibi ilimizin en önemli sivil toplum kuruluşu bu soruna çözüm bulmak için daha ciddi adımlar atmalı. Bu konuda kapsamlı bir araştırma yapmalı ve araştırmanın ayrıntılarını kamuoyu ve taraflarla paylaşmalıdır.
Bakın geçtiğimiz gün Büyükşehir Belediyesi bu konuda örnek bir davranış sergiledi. Büyükşehir Belediyesi "Dörtyol Sanayi Çarşısı ve Kentsel Dönüşüm Projesi" ile ilgili tüm tarafları bir araya getirerek konun enine boyuna tartışılmasını sağladı.
Bu şehirde birlikte yaşıyorsak, o zaman birlikte hareket etmeliyiz.
Soruna sürekli olarak bu taraftan değil, karşı taraftan da bakabilmeliyiz.
Az önce de belirttiğim gibi SATSO bu konuda bir şeyler yapmak istiyorsa öncelikle soruna göstermelik değil daha gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıdır.
Ama yine de slogan yeterlidir deniliyorsa, bence slogan tek başına yeterli olmaz yanına bir şiir, bir de şarkı yarışması yapmak gerekir.
Ahali bu.
Neden etkileneceği belli olmaz.
Kimisi ahali şiirle,
Kimi ahali şarkıyla,
Kimi ahali türküyle alışveriş yapmak isteyebilir. Tek başına slogan yeterli olmayabilir.
Benden söylemesi.
Bu arada SATSO Yöentim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ bu şehirde ticaret yapan bu şehrin insanlarından para kazanan ama vergisini bir başka ile yatıran kuruluşlarla ilgili de bir yarışma düzenlerse iyi olur.
Yoksa ahali bu şehirden alışveriş etse ne olur etmese ne olur!


Hayatın içinden…

Deneyim çuvaldan çıkartılıp, bedene aktarılacak bir şey değil.
Önce yaşamak gerekiyor.
Yaşamak da yetmiyor, öğrendiklerini özümsemek gerekiyor.
Hayata, insanlara karşı doğru sonuçlara varabilmek için önyargıdan uzak olmak gerekiyor.
Zira aldığınız her nefeste,
Tanıdığınız her yeni duyguda öğreneceğiniz, alacağınız birçok ders var.
Kapalı ve ketum davranış biçimini benimserseniz yeniliklere çok açık olamazsınız.
Karşınızdaki insana salt küçümser tavırlarla yanaşır ve davranırsanız;
İşinize yarayacak yenilikleri ondan kapamazsınız.
Bekleyeceksiniz…
Sabredeceksiniz…
Her an öğrenmek zaruretinin şart olduğunu bileceksiniz.
Ancak ondan sonra, "insan davranışlarını objektif olarak yorumlayan ve değerlendiren bir kimlik olabilirsiniz".
Ancak ondan sonra, "deneyimlerine ve tespitlerine saygı gösterilen bir kimlik haline gelebilirsiniz".

FIKRA KÖŞESİ

Alışveriş

Temel bakkaldan pirinç alır. Yalnız bakkal pirinci eksik tartmıştır. Buna rağmen tam parasını ister. Temel itiraz eder: -Eksik tartayursin, parasını tam isteyisun, olur mi?
—Olur, Temel olur. Taşımada zorluk çekmezsin. Rahat götürürsün.
Bunun üzerine Temel tartılan kadarının parasını öder. Bakkal da buna itiraz eder. Bunun üzerine Temel: -Pak hemşerum, sağa az para veriyirum çi saymasında zorluk çekmeyesun



Yazı Tarihi : 11 Mayıs 2009 Pazartesi
Bu yazı 83 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk