Dörtyol Kentsel Dönüşüm

Zeki Aydıntepe

Zeki Aydıntepe
Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi"nin tanıtımına yönelik yorumlar salondan çıkıp, sokağa düşmüş durumda...

Herkes bu konuda ne olup bittiğini, nasıl bir sonuca varılacağını merak ediyor.

Özellikle de Dörtyol Sanayi Sitesi'nde işin aslını öğrenmek adına fal açılıyor adeta, esnaf arasında...

Kolay değil, bugüne kadar yapılan ya da yapılması planlanan en büyük yatırım ve dönüşüm projesini bir çırpıda gündeme getirmek ve de gerçekleştirmek...

Nitekim; Büyükşehir Belediye Başkanı'nın "Telaşa ve dahi endişeye gerek yok. Bu büyük olayı tek başına göğüslememiz mümkün değil" şeklindeki sözleri de, yüklenilen sorumluluğu ve işin zorluğunu açık seçik ortaya koyuyor.

Projenin yöre esnafı ile yüzde 100 mutabakatla gerçekleştirilecek olması Büyükşehir adına artı puan...

Nereden bakılırsa bakılsın, kentin vizyonunu değiştirecek, katma değer sağlayacak, bir prestij proje izlenimi veren dönüşümün gerçekleştirilmesini hayal olarak düşünmek yanlış olur.

İnsanoğlu istesin yeter ki, azmin elinden kurtuluş yoktur...

Buradaki yapılaşmanın nitelik ve niceliği üzerine tartışmaktan gayrı, esnafa, yani mal sahibi, sanatkar, işçi, kiracı sorunları üzerine kafa yormak çok daha yararlı olacaktır.

Zira, projenin en önemli kırılma noktasıdır burası...

Orada; 2 dönüm tabanlı, 3 bin metrekare kapalı alanlı fabrika binası olan bir Aile bireyi olarak projenin beni de ilgilendiren yanı bu...

Ne alıp, ne vereceğimizi net bir şekilde bilmezsek eğer, içimiz nasıl rahat olabilir?

Bu konuda Dörtyol Sanayi Sitesi sakinlerinin düşüncesi de farklı değil...

1970'li yılların sonuna doğru fabrika binamızı yaparken işin uzmanı teknik adamlarca yapılan uyarılar geliverdi aklıma, toplantıyı izlerken.

"Bu ne malzeme böyle, binanın üzerine uçak mı indireceksiniz?"

Hal böyle iken nasıl olur da böyle bir yapılaşma, hele 17 Ağustos asrın afetinden çizik dahi yememişken, enkaz yerine konulabilir?

Toplantıda konu bu noktaya gelip dayanınca; işin şekli de, salonun havası da değişiverdi birden...

Bu doğrultuda yükselen feryat ve figanları duymamak ve de yok saymak mümkün mü?

Zira, hem teknik adamlar, hem sivil toplum örgüt liderleri, hem de Dörtyol esnafının sitemleri aynı kapıya çıkar gibiydi...

Bence, projenin düğüm noktası da burası...

Bunu çözecek sihirli bir formül üretemedikten gayrı, yapılacak bir şey görünmüyor ufukta...

Belediye hizmet binasının da gerekirse Dörtyol'a yapılabileceği üzerinde durulmasını yerinde bulmamak mümkün değil.

Burada yapılacak çok katlı yapılar var...

Sosyal amaçlı binalar rutin planlamanın dışına çıkacağa benziyor. Oradaki zemin emniyeti belli.

Sanırım işin içindeki teknik elemanlar buna göre planlamışlardır geleceği.

Hesap kitap yapılmıştır en ince ayrıntısına dek...

Oraya çok katlı bina yapılamaz anlayışı sakat bir yaklaşım.

İki katlı yapılaşmaya açık bir planlamanın dışına çıkanlar, bunun halka izahını yapabiliyor ve üstleniyorlarsa eğer işin risk ve sorumluluğunu, değil 5 ya da 6 veya 10 katlı yapmalarında hiçbir sakınca olamaz.

İtiraz, körükörüne değil, bilimsel verilere göre yapılmalıdır.

Japonya gibi beşik üstüne oturmuş her dakika sallanan bir ülkenin hali bu doğrultuda en çarpıcı örnek değil mi?

Hepimiz maşallah mimar, mühendis, şehir plancısıyız, durmadan ahkam kesiyoruz.

"Bırakalım işi ehline" diyen yok...

Bu projede benim üçüncü itirazım konutlaşmayadır...

Nedeni; çok yönlü yanıt gerektiriyor. Bunu da 1994-99 Belediye Meclis üyesi olarak o dönemden başlatıp bugüne taşıyarak izah etmeye çalışacağım.

Bütün bunlardan sonra derim ki; kentin girişine konuşlandırılacak bir ışıklı dünya için asgari müştereklerde birleşmeye hazır olmalıyız...

Aksi halde "Büyükşehir'de güdük kalma"nın ve dahi yaşamanın sıkıntıları ile birbirimizi yemeye devam edip gideriz...



Yazı Tarihi : 08 Mayıs 2009 Cuma
Bu yazı 25 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk