Yazı bir bakıma kişinin kendiyle konuşmasıdır. Güzel yazılar da kişinin kendiyle yaptığı yoğun, içten, samimi, duygu selinin zirveye çıktığı konuşmalardır; önce harflere, sonra kelimelere, ardından da ifadelere bürünüp yazıya dönüşmesi neticesinde kâğıda, sonra bir dergi sayfasına, ya da bir gazete sütununa, olabildiğince de kitap sayfalarında hayat bularak okurla konuşmayı sürdürür. Yani yazı bir başka deyişle kesintisiz bir konuşmadır.
En yakınından, en uzakta olanlarla bile bu konuşma sürüp gider. Hele, hele günümüzde sanal âlemin imkânlarıyla dünyanın bir ucundan, öbür ucuna, anlık, dakikalık, saatlik ve en fazla günlük birliktelikler, konuşmalar, sohbetler mümkün olmakta, olabilmektedir.
Nerden nereye? Daha düne kadar Sakarya'da, Sakarya Halk Gazetesinde yazı yazmak, Sakarya Halk Gazetesi yazı ailesinden olmak benim için hayal bile değildi. Dünya mı küçüldü, yoksa zaten hep böyle idi de bizler mi farkında değildik? Buna verilecek cevap iletişim teknolojisinin insanoğluna sunmuş olduğu imkândan ibaret gibisinden verilecek cevap yeterli mi? Kimine göre bu kadar cevap yeterli, hatta fazla olabilir. Oysa sanal âlemin geldiği noktada bile insanlığı ne denli alabora ettiğini gözlerden uzak tutmamak gerekir.
Dostum Mustafa Özer'in bir denemesinden aklımda kalan çarpıcı bir tespitini hatırlıyorum. "Buluşları belalarını, belaları buluşlarını" getiriyor gibi bir şeydi. Sanal dünya da tam da öylesi bir şeydir.
İletişim noktasında insanlığa tasavvur edilemeyecek kolaylıklar sunmasına sunuyor, ama sebep olduğu facialar, felaketler de göz ardı edilemeyecek boyutlarda. İnsanların, insanlığın tüm kirli çamaşırları meydana döküldü, dökülüyor da.
Bu hengâmede yapılacak tek şey söyleyecek sözü olanların meydan yerini boş bırakmamalarıdır. Malum şeylerin tekrar, tekrarın tekrarı da olsa iyilik, güzellik, fedakârlık, fazilet adına bıkmadan, usanmadan, yılmadan gündeme taşınmasıdır. Ancak ve ancak bu sayede üzerimize esen sam yelinden korunabilir, kurtulabiliriz. "Ettekraru Ahsen", tekrar güzeldir. "Velev kane yüzseksen", yüzseksen defa olsa da. Tekrarlanan şey bir güzeli, bir güzelliği ifade ediyor ise bu lüzumsuz bir tekrar sayılmaz. Güzelden, güzellikten bahsetmek o güzelin, güzelliğin sahibine bir övgüdür. Biz güzeli ve güzelliği överiz. Bu övmeden de hiç bıkmayız. Selam, selam, selam… Biz aramızda selamı yaymakla görevlendirilmedik mi? Bir selam erleriyiz.
"Allah adın zikredelim evvela,/Vacip oldur cümle işte her kula." Diyen Süleyman Çelebi en başta yapmamız gerekeni ve bu yapmamız gerekenin üzerimize vacip olduğunu hatırlatıyor. Yaptığı ve yapacağı işin başında bir kez Allah diyen kişinin kolay kolay yanlışa meyletmesi düşünülebilir mi? Öyleyse yeniden ve tekraren "Bismillah". İşe ve işimize en güzelin adıyla başlamak. İlk ölçü bu olunca sonra gelen ölçüler, güzel ve güzellikler tespih tanesi misali birbiri ardınca sıralanır.
Konuşma dedik ya, yazıya tahvil olup nerden nereye geldi.
Yazı ailemize görüldüğü gibi yeni bir isim katıldı: Hüdavendigâr Onur. Büyük bir zevkle ve sevinçle ikinci yazısını okudum. İnsan aynı pınarlardan beslenince bir başka heyecan yaşıyor yazılanlar karşısında. Hoş geldiniz, safa geldiniz, sefalar getirdiniz Hüdavendigâr Onur Bey. Umarım birlikteliğimiz uzun süreli ve uzun soluklu olur.
Düşünce hayatımızın abide şahsiyetlerini sürekli gündemde tutmamız, unutulmasına meydan vermememiz sayesindedir ki yetişecek olan yarının abide şahsiyetlerinin yetişmesine zemin ve iklim hazırlansın. Karınca misali, bizler hiç olmazsa bu yolda gayret içinde olmalıyız. Yerinde ve zamanında sarf edeceğimiz bir güzel söz kim bilir yarının bir abide şahsiyetine ayak olur, yol olur, ufkumuz aydınlanır. Söz bu, gayret bu; yeniden, tekrar, tekraren "Bismillah".
Yazı Tarihi : 08 Mayıs 2009 Cuma
Bu yazı 20 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar