 |
Olgun Sert
|
ÖZEL GÜVENLİĞİN TEHDİDİ…
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
ÖZEL GÜVENLİĞİN TEHDİDİ…
01 Ocak 2007.. Bu tarih her yönüyle önemli. Bu tarihte 5188 sayılı "Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun"un ceza-i maddeleri yürürlüğe girdi. Kanun aslında 26 Haziran 2004 tarihinde resmi gazetede yayımlandı ama bazı rantiyecilerin ve suiistimalcilerin engellemeleri ile ceza-i maddelerinin uygulanması sürekli ertelendi. Kanunun yürürlülük tarihini engelleyenlere dönüp baktığımızda çoğunun değişik ve ilgisiz işlerle iştigal ederken güvenlik sektörüne de el atarak sistemsizlik içerisinde sistem" kuranlar olduğunu görebiliyoruz. Zaten başımıza ne geldiyse "sistemsizlik içerisinde sistem" kurulmasından gelmedi mi?
Tüm engellemelere rağmen kanun nihayet 01 Ocak 2007 tarihinde ceza-i maddeleri ile yürürlüğe girebildi. Yürürlüğe girdide ne oldu? Bunlara bakmakta, irdelemekte yarar vardır.
Yürürlüğe giren yasa ile artık önüne gelen herkesin amiyane tabirle yoldan geçen her hangi birini alıp, başına bir şapka, üzerine piyasada satılan standart bir ceket giydirip "Güvenlik" demesinin engellenmesi amaçlanmıştı. Ama bunda da pek başarı gösterilemedi. Bazı art niyetlilerce korsan ya da kaçak yöntemlerle sistemsizlik ya da kara düzen sistem uygulamasına devam edildi. Sektörsel anlamda ülkemizde en kolay yapılan iş kategorisine "Özel Güvenlik" hizmetleri de girmiş oldu. Bir zamanlar ağır vasıta sürücü belgesi olanların bir kamyon alıp "işim yoksa kamyon şoförlüğü yaparım" mantığı bu sektörde de kendini gösterdi. Önüne gelen bir şekilde yöntemini bulup özel güvenlik sektörüne girdi. Bugün itibariyle ülkemizde 1.500'ü aşkın güvenlik şirketi oldu. Bu kadar çok sayıdaki güvenlik şirketinin ortaya çıkması bazı ilginç gelişmeleri ve tehlikeleri de beraberinde getirdi.
Özel Güvenlik sektörü, sektörel anlamda aslında "Kamu Güvenliğini Tamamlayıcı" mahiyet taşımaktadır. Yani özel güvenlik görevlisi ciddi bir konumda olmak zorundadır. Görevi esnasında kendisine karşı suç işleyenler Devlet Memuruna karşı suç işlemiş addedilir. Ancak hiçbir yerde iş bulamayanların, ya da işine son verilenlerin son çare olarak başvurdukları, ya da sığındıkları bir görev konumuna getirilmiştir diyebiliriz. Genelleme yapmamakla beraber Güvenlik Şirketlerini kuranların çoğunun son çare olarak düşündüğü sektörün ciddiyeti ve kalitesi yanında potansiyel tehlikeleri artık tartışma konusu olmuştur.
Öncelikle Özel Güvenlik sektöründe çalıştırılan güvenlik görevlilerinin çoğu işsiz ve son çare olarak düşündükleri güvenlik sektörüne girerken kalıcı olmayı ve devamlılığı ikinci plana atabilmektedir. Özel Güvenlik Şirketlerinde görev alan görevlilerin büyük çoğunluğu bir yılı dahi doldurmadan birden fazla şirket değiştirmekte, küçük menfaatlerinin peşinde koşabilmektedir. Buna birde sırf işim olsunda ne olursa olsun düşüncesinden hareket edip, hizmet kalitesini geri plana iten güvenlik şirketlerini de dâhil ettiğimizde durumun vahameti öne çıkmaktadır.
Özel Güvenlik hizmetlerinde faaliyet gösteren şirketlerin yanında görev yapan güvenlik görevlilerinin çoğu yeterli eğitimi alamamaktadır. Bazı özel güvenlik görevlilerinin kâğıt üzerinde eğitim aldıklarına dair şaibeler dolaşmaktadır. Bazı özel güvenlik şirketlerinin kanuni boşluklardan faydalanarak yapılması gerekenleri yapmayarak görevlerini suiistimal ettikleri yönünde bilgiler alınabilmektedir.
Sık sık güvenlik şirketi ve birim değiştiren bazı güvenlik görevlilerinin artık güvenirliliği tartışma boyutuna gelmiştir. Güvenlik şirketlerinin çoğu işçilik maliyetlerinin de altında fiyat tekliflerinde bulunarak güvenlik riski yarattıkları, sık sık personel değiştirdikleri, verimsizliğin ve hizmet kalitesinin de ötesinde sektöre olan güveni zedeledikleri görülebilmektedir.
Bunun yanında elektronik güvenlik hizmetleri ve hırsız alarm sistemlerine baktığımızda durum daha da vahimdir. Sabıkasına dahi bakılmadan sözde şirket ya da şahıslara hırsız alarm sistemleri ile güvenlik sistemleri montajı yaptırıldığı görülebilmektedir. Hırsız alarm sistemlerini kurduğunu iddia eden şirket ve şahıslara baktığımızda ise çoğunun hiçbir etkinliği ve özelliği olmayan "Oto alarm sisteminden bozma" sistemler olduğu görülebilmektedir. Bu sistemlerin piyasa maliyeti takriben 30-100 Türk lirası arasında olmasına rağmen seviyesiz pazarlama teknikleri ile fahiş fiyatlara satılabildiği ve kısa bir süre sonra sistemin çökmesinden ötürü maddi kayıpların yaşandığını görebilmekteyiz.
Kalitesiz ve güvenlik riski olan hırsız alarm sistemleri ile kamera sistemleri kurduğunu iddia edenlerin suiistimalleri sonucunda sektöre olan güven zedelenmektedir. Bu yapıda olanların bir süre sonra ortadan kaybolması ve servis ile diğer hizmetler anlamında faaliyette bulunmamaları olası riskleri daha da arttırmaktadır.
Her sektörde olduğu gibi özel güvenlik sektöründe de suiistimallerin olabileceği unutulmamalıdır. Bu düşünceden hareketle özel güvenlik hizmetleri veya hırsız alarm sistemleri ile güvenlik kameraları satın almak isteyenlerin mutlaka bu konuda uzman şirketleri tercih etmeleri gerekmektedir. Teknik anlamda elektronik sistemlerdeki karmaşık bilgilerden faydalanan art niyetlilere karşı duyarlılık gerekmektedir.
Özel Güvenlik Hizmetleri, bilgi birikimi, alt yapı, güven ve istikrar gerektiren faaliyet alanıdır. Bu konuda kamuoyunun denetçi olma yapısını öne çıkarması gerekmektedir. Güvenilirli güvenlik arayışında olunması gerekmektedir. Bunun aksine olan tutumlar güvenlik zafiyeti ve tehdidini doğurabilmektedir. Oto alarm sisteminden bozma sistemler maalesef ilimizde hırsız alarm sistemi adı altında pazarlanmaktadır. Bu sistemlerin hiçbir güvenliği ve koruyuculuğu bulunmamaktadır. Bu sistemleri kuranlara karşı dikkatli ve temkinli olunması gerekmektedir. Yoksa verilen paralar ziyan olmakta, güvenlik sistemi kurduğunu zannedenler aslında güvenliklerini risk altına almaktadırlar.
Sakarya'mızda özel güvenlik hizmetleri ile elektronik güvenlik hizmetlerindeki sistemsizlik ile güvensizlik oluşturan faaliyetlerin önünü alabilmek için önemli çalışmalar yapılmaktadır. Sektörlerde görev alıp işine ciddiyetle bakan şirketlerin bir araya getirdiği SEGÜDER (Sakarya Elektronik Güvenlikçiler Derneği) ile SAGİDER (Sakarya Güvenlik İşletmeleri Derneği) bu çalışmaların başında gelmektedir. Amiyane tabirle korsan ya da yetkisiz olarak derme çatma, ilkel yöntemlerle güvenlik sistemleri kurduğunu iddia edip güvenlik tehdidi yaratanlara karşı dikkatli olunması için bu dernekler fahri hizmet vermektedir.
Özel Güvenlik Hizmetlerinde güvenlik tehdidi yaşamadan huzur, güven ve asayiş duygusu içerisinde mutluluk dolu günler temenni ediyorum. Esen kalınız..
Yazı Tarihi : 07 Mayıs 2009 Perşembe
Bu yazı 263 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.