DEVLET MALI DENİZ YEMEYEN AHMAK SİYASETİ..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

Haziran ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesi siyaset sahnesi yine ısındı. Siyasi parti liderlerinin vatandaşa pazarladıkları vaatler havalarda uçuşmaya, birbiriyle yarışır durumda olmaya başladı. Potansiyel seçmen deposu gözüyle bakılan ve yıllarca oy bezirgânlığı için hedef kitle olarak seçilen asil milletim bilindik, basiret yoksunu sahneleri izlemeye başladı.

Siyasi vaatlerde bulunan bir parti liderinin kullandığı pazarlama tekniği çok ilgi çekici ve yaratıcı özellik taşıması açısından ön plana çıkmaya başladı. Bu siyasi parti lideri çıktığı yurt gezilerinde üzerine giydiği ve devrimci, komünist militanlarının mücadele simgesi olarak giydikleri balıkçı yaka kazak ve parkayı anımsatan kıyafeti ile bazı tuhaflıklarda bulunmaya başladı.

Bu siyasi parti liderinin söylemleri arasında sıkça söylediği ve kaynağının nasıl olacağını açıklamadığı bir vaat komik bir hal almaya başladı. Bu muhterem zat, her yoksul aileye aile sigortası sistemi getireceğini, çocuk sayısına göre her aileye aylık 600 ile 1.200 lira arasında maaş bağlayacağını, bu işlemler içinse kaynağın hazır olduğunu söyleyip duruyor. Ama kaynağın nasıl sağlanacağını söylemiyor. Kaynağın kendi ismi olduğunu söylüyor.

Bu muhterem zatın vaatlerinin altında yatanları açmadan önce küçük bir bilgilendirme yapmadan geçemeyeceğim. İktisadi ve idari bilimlerden eğitim alanlar çok iyi bilirler. Satış ve pazarlama tekniklerinde işin erbabı olmayanların, amiyane tabirle lafla peynir gemisi yürütmek isteyenlerin, hatta satış ve pazarlamada hedef kitleyi kandırmak isteyenlerin çok sık başvurdukları bir yöntem vardır. Bu yönteme genelde hayali satış ve pazarlama tekniği kullananlar başvururlar. Bu yöntemi kullananların en büyük silahı önce merak uyandırmak, merak uyandırdıktan sonra merakı destekleyici "merak uyandırıcı soru sormak" devamında ise satış amacına ulaşmak yatar. Kısacası satış ve pazarlama sunumunda bulunulan hedef kitle önce merak uyandırıcı soru ile kendine bağlanır, arkasından amaca giden yolda aracı olarak kullanılır.

Kimseyi suçlama öngörüsünde bulunmamakla beraber insan sormadan geçemiyor. Bu vaat edilenin kaynak nasıl oluşturulabilir? İktisatçı kimliğimle düşündüğümde bunun değişik yöntemlerini sizlerle paylaşmak isterim. Bu vaatle ortaya çıkan yıllık yaklaşık 25 milyar liralık maliyet için yapılabilecek en kestirme yöntem karşılıksız para basmaktır. Karşılıksız para basmanın özerk bir yapısı olan Merkez Bankası yönetim sistemine uygun olmaması nedeniyle geriye başka bir alternatif kalıyor. O yöntem ise vergileri artırmak ve zam yapmaktan geçmektedir. Bunun yapılması durumunda ise enflasyon patlaması olacağından bu yönteminde uygulanmasına da imkân kalmamaktadır. Diğer bir yöntem ise yurt içi ve yut dışından borç para bulmaktır. Bu borç para ile devletin borç yükü artacağından ters ikame ile enflasyonist baskı unsurları öne çıkacaktır. Bütün alternatiflerden sonuç alınamayınca geriye tek bir kaynak kalıyor. O kaynağın adını şimdiden söyleyeyim. O kaynağın adı galiba işsizlik fonu olacaktır. Çalışırken çeşitli nedenlerle işsiz kalanlara iş buluncaya kadar azda olsa ödeme yapabilmek maksadıyla oluşturulan ve neredeyse tamamı işverenlerden kesilerek oluşturulan bu fon, anlaşılan bu zat-ı muhteremin iştahını kabartmış. Bu fonda halen yaklaşık 40 milyar lira civarında para birikmiş olup işsizliğe ve sosyal patlamalara karşı koruyucu olarak muhafaza edilen bu fondaki paralar bu siyasi lider tarafından oy için birilerine peşkeş çekilmek için kullanılacağa benziyor.

İşsizlik fonunu amacı dışında oy bezirgânlığı için kullanma niyeti olanlara şimdiden bir hatırlatmada bulunmakta fayda vardır. Her aileye aile sigortası yaptırıp çocuk sayısına göre açıktan maaş bağlamak komünist bir uygulamadır. Komünizmin beşiği olan ülkelerde dahi bu yöntem uygulanmamaktadır. Yoksul ailelere yönelik olarak bu yöntem uygulamaya başlandığında çalışmayı ve devletine milletine hayırlı olmayı hiç düşünmeyip, her şeyi devletten bekleyen, onlarca çocuk doğuran kesimlerin ekmeğine yağ sürersiniz. O zaman işsizlik fonuna para kesmek için işveren bulamazsınız. İşverenlerin bile çalışmasına gerek kalmaz. Çoğu işveren işine kilit vurur. İşsizlik orduları artar. İşsizlik ordusu arttığında işsizliği ve sosyal patlamayı önleyecek fonunuz zaten kalmaz. Devleti batırırsınız beyler,devleti..

Bu zat-ı muhterem dışında başka bir lider de çıkıp yine tuhaf bir vaatte bulundu. Bu vaadi duyduğumuzda yıllar öncesine gidip oy bezirgânlığı yapan bir basiretsiz siyasetçi aklımıza geldi. Bu yeni vaadin adı "herkese kart" verilecekmiş. Verilen kartın adını söylemiyorum ama bu kart sunumunu yaparken dahi karta konulan isim ile siyasi partiye gönül verenlerin dahi tepkisini alan bir isim bulunmuş. Verecek başka isim bulamadınız mı? Verdiğiniz bu isimle mevcut oyların dahi düşeceğini neden hesaplamadınız?

Siyaset yaptığını zannedip aslında zavallı konumuna düşenlere bir çağrıda bulunmakta fayda vardır. Devlet malı deniz değildir. Çalışıp vergisini ödeyenlerde ahmak değildir. Çalışanla, çalışmayanı, faydalılarla, faydasızları aynı kefeye koyarsanız iktidar olmak için çok beklersiniz. Hem de çok beklersiniz. Okuyun beyler,okuyun.Öğrenin.. Etrafınıza toplanan ve köklü partileri dahi ekseninden değiştirmek isteyen zavallılara pabuç bırakmayın. Siyaset ideolojik olamaz, olmamalı. İdeolojik siyaset halkın tümünü kucaklamaz, ideolojik küçük bir azınlığı kucaklar. Küçük azınlıklar ise geneli, çoğunluğu yönetemez. Yönetirse adı demokrasi olmaz. Azınlık ve ideolojik yönetimin sonunun ne olduğunu görmek isteyen Kuzey Afrika ülkelerine,Arap ülkelerine baksın..

FIKRA..

Padişahın savaş ilanları nedeniyle nüfuzun çoğunun öldüğü, halkın perişan olduğu bir ülkede padişah yine savaş ilan ederek seferberlik başlatmış. Eli silah tutan bütün erkekleri toplamaya başlamışlar. Ancak, yaşlı bir köylü elinde kalan tek oğlunu seferberliğe rağmen göndermemiş. Seferberlik için oğlunu askere almaya gelenlerle padişaha haber gönderip oğlunu vermeyeceğini söylemiş. Bunun üzerine padişah durumu araştırması için vezirini görevlendirmiş.

Vezir yaşlı köylünün yanına gelerek sormuş."Padişahımız seferberlik ilan etti, savaş var. Neden oğlunu askere göndermiyorsun?" Demiş. Köylü bunun üzerine; "Padişaha git söyle. Ben artık yaşlandım. Elim ayağım tutmuyor. Yaşlı bir eşimle kaldım. Birde tek oğlum kaldı. Padişahın bundan önce keyfi olarak açtığı savaşlarda 5 oğlumu kaybettim. Git ona söyle artık bende iş kalmadı. Benim şeyime güvenip sağa sola savaş ilan etmesin" demiş.

Hepinize sağlık,sıhhat ve mutluluk dolu günler diliyorum.Esen kalınız..



Yazı Tarihi : 27 Şubat 2011 Pazar
Bu yazı 539 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

ülkemize en büyük zararı olan siyasetçi süleyman demirel 6 kere gidip 7 kere gelen herkes abdullah öcalandan bahsediyor vatan haini diye ewt büyük vatan hainidir öcalan ama ondanda daha büyük hain süleyman demireldir ben başbakan olsam ilk icraatım onu idam etmek olur
salih @ 22.03.2011 03:51:19
Fatih Can @ 11.03.2011 23:16:48
46 yaşındayım.kaldımı artık o söylemler.devlet artık vatandaşın ensesinde.artık devlet vatandaşın parasını kertmeye bakıyor.hikayesi herkesin malumu,ayçiçeği vadisinden mayıs 2008 de 160000 tl ye ödemesini tamamladığım dairenin aynısı bugün 140000 tl ye düşürüldü . keyfi yapılan bu uygulamayı, yapan ankaradaki bürokratlara sorduğumda,haklısınız çok şikayet alıyoruz,ama size para iadesi yapamayız.kısmet böyleymiş diyorlar.devlet eski devlet değil beyfendi,devletin eli ödemesini yapan,sağda solda çıngar çıkarmayan vatandaşın cebinde.toki direk başbakana bağlı.teslimde attığın onlarca imza ile zaten yargıya gidemiyorsun.tam bir bürokratik oligarşi.bunları yazıyorum ama ben ak parti dışında oyda vermedim.yerinde doğrularda dillendirilmeli.
hilmi @ 02.03.2011 01:37:40
Tam bir iktisatcı maliye müfettişi gibi yazmışsın hangi kaynaktan hangi vergiden bahsediyorsun ödediğimiz dolaylı yolardan vergi halkımıza hizmet olarak gerimi dönüyor kim inanır öyle yalana ne boğazlı kazağından bahsediyorsun bu tür argümanlar 20-yüz yılın argümanlarıdır bu gün karşılığı yok sen bu kadar tahsil görmüş okumuş bir insan olarak verilen vergilerin vatandaşa kaynak olarak geri dönmediğini bilmen lazım acık acık yaz macan tutuyorsa acık acık saldır öyle satır aralarından karnından bi şeyler geveleme
veyselsaka @ 01.03.2011 19:03:55
olgun beyyazdığın yazıyı sen okusan inanırmısın
devletin malının nasıl yendiğini görmediğini mi sanıyorsun sende biliyorsunda işte gerçekleri haykırmak zor
değilmi
vicdanını rahatlatman dileğiyle
hayat işte @ 01.03.2011 14:27:43
Online Ziyaretçiler
-