MİLİTANİST SİYASETÇİLER..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

Militan kelimesi Türkçemize Fransızcadan giren bir kelimedir. Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse anlamındadır. Militan kelimesi ülkemizde kullanıldığında genellikle yıkıcılık, ayrımcılık, yasa dışılık akla gelir. Gelmesi de çok doğaldır. Zira bu güne kadar yıkıcılık anlamında militanca çok eylemlere, saldırılara, bölücülük çalışmalarına, acılara, sıkıntılı günlere şahit olduk. Hangi eylemin veya etkinliğin neresine konulursa konulsun militan veya militanca kelimesi hoş olmayan, sabıkalı bir kelimedir. Daha doğrusu ön yargılı davranılan, bazen de yargısız infaza götürülen bir kelimedir.


Militanlık faaliyetlerini kategorize edebiliriz. Örneğin bir hedefe girmek isteyen ve her şeyi göze alan bir kişinin yaptığı gayretli ve olumlu çalışmalara da militanca diyebiliriz. Olumsuz anlamda ise bir amaç uğrunda yıkıcılığı, ayrımcılığı, yasa dışılığı, bölünmeyi, acı vermeyi, saldırılar düzenlemeyi de militanca olarak değerlendiririz. Militanca yapılan bu eylemlerdeki doğru olmak ya da yanlış olmak kavramı yapılanlara bakılan bakış açısına ve yorum farkına göre değişir. Birine doğru olan militanlık, başkasına yanlış olabilir.

Ülke tarihine baktığımızda, ülke bütünlüğüne kast eden ve bunun için ülkeyi bölmek isteyen teröristlerin, Marksist Leninist yönetim şekli isteyen sosyalist devrimcilerin, dini yönetim ve düzen isteyen kesimlerin, bölücülük yapanlara karşı olanların, emperyalist ve kapitalist düzenin gitmesini isteyenlerin yapmış oldukları azılı faaliyetlerin tamamına militanlık diyebiliriz. Bu fikir akımlarının takipçileri kendilerince, kendi bildikleri doğruların peşinde koşan birer militandılar. Bu nedenledir ki bu eylem ve faaliyetlerde bulunanların genel ve tek isimleri "militan"lık oldu.

Ülkemizdeki bazı militanlılıklar veya militanist eylemler kuşak isimleri ile anıldılar. Ortam ve kurumlara göre değişkenlik gösterse de bu kuşaklara,60 kuşağı,68 kuşağı,70 kuşağı,80 kuşağı denildi. Bu tarihlerdeki militan düşünceliler kendi dönemlerine ve kendilerince elde ettikleri sanal kazanımlara sahiplenip, gelecek kuşaklara aktarım yapabilmek için kuşak kavramına sarıldılar. Kendilerince yürüttükleri militan düşüncelerini sanki tüm ülkeyi ele geçirmiş anlayışla perçinlemek için bunları yaptılar.

Aslında yapılanların tamamı taklitçilikten öteye gitmeyen beyhude meşguliyetlerden başka bir şey değildi. Zira bu kuşaklardan günümüze gelenlerin büyük çoğunluğu, yaptıklarının birer gençlik hareketi ve sonuç alınmasının imkânsız hali olan yönlendirilip, yönetilme den öteye gitmeyen enerji ve zaman kayıpları olduğunu dile getirdiler.

Bu kuşaklardan gelenlerin büyük çoğunluğu Sovyet-Rusya, Küba, Çin gibi komünist rejimlerin etkisinde kalmış olup, aynı rejimin ülkemize de getirilmesi taraftarı olan kesimlerdi. Diğer kalan kesimleri ise İran modeli İslam Cumhuriyeti ile Türk Devletleri Topluluğunu yaşatmak isteyen kesimlerdi. Komünist yönetim şeklini getirmek isteyenler bu amaçları doğrultusunda giyim ve kuşamlarını dahi mücadele yöntemlerine dâhil etmekteydiler. Buna en güzel örnek Deniz Gezmiş ve arkadaşları olmaktadır. Deniz Gezmiş ve arkadaşları kendi mantıkları doğrultusundaki kendi doğrularının mücadelesini verirken askeri mücadele ve sözde gerilla savaşçısı psikolojik etkisini yaratmak için Ağustos sıcağında dahi hep uzun parka giymiş, balıkçı yaka kazak giymeyi ihmal etmemiştir.

Günümüzde ise geçmişten gelen ve kendi dönemlerindeki kuşak militanı olanların bazılarının siyasete soyunduğunu ve bazı siyasi partilere liderlik yaptıklarını görebilmekteyiz. Bu liderlerden bazılarının geçmişinde kuşak militanlığı olduğunu, bazı eylemlere karıştıklarını, kendilerince doğru olanların ülke doğrusu olup olmadığını düşünmeden militanist davrandıklarını bilmekteyiz. Ama önemli bir detayı daha görmekteyiz. Bu liderlerden bazıları kendi militanca düşünce ve doğrularının ülke doğrusu olup olmadığını sorgulamadan içlerinde hapsettikleri habis duygularını sinsice yüzeye vurma arayışlarına girmiş gibi gözükmektedirler. Örneğin Mecliste ve resmi devlet işlerinde takım elbise giyen bu zihniyet sahipleri, yurt gezilerine çıktıklarında komünizm militanı olan Deniz Gezmiş gibi kazak ve parkaya benzer kıyafet giymeleri, konuşmalarının satır aralarında devrimden, kuşak özleminden bahsetmeleri dikkatlerden kaçmamaktadır.

Militan düşüncelere sahip olanların, habis duygu ve düşüncelerini bu ülkenin asil milletine uygulatma imkânının olmadığını düşünemeyenlere bir uyarıda bulunmakta yarar vardır. Asil Türk Milleti her şeyi ve her faaliyeti çok yakından takip etmektedir. Hiç kimse bu asil milleti saf ve cahil yerine koymasın. Bundan önceleri olduğu gibi bundan sonrada vakti zamanı geldiğinde hak edenlere hak ettiği tokadı vurmasını bilir.

Sağlık ve sıhhat dolu günler diliyorum.



Yazı Tarihi : 14 Şubat 2011 Pazartesi
Bu yazı 535 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Sevgili olgun Sert
Bütü kendinize muhalif olan hareketlerin militarist kafa yapısınyla yada ideolijik davranmakla suçlarken sizlerin savunduğu bu kapitalist ve emperyalist sistemin dünyanın en büyük militarist örgütlenmesi olan savaş örgütü NATO yu görmemezlikten gelmissiniz ve bu emperyalist ve kapitalist barbarlık sisteminin dünya hakları üzerinde oynadığı uyunları,işlediği katliamları,çıkarlarıve daha çok kar etme adına yediklerimizi içtiğimiz sulara kadar doğayı nasıl kirlendirdiklerini görmenizi isterdim.Bu sosysuzluklara karşı doğrusuyla yanlışıyla hakların çıkarları için kendilerini feda etmekten çekinmeyen devrimci değerlere yaklaşımınız savunduğunuz bu barbarlık sistemini asla temize çıkarmaya yetmez.
saygılar
yer yetmedi?F.Söyle..
Mehmet Bayram @ 24.02.2011 13:38:08
Online Ziyaretçiler
-