Son günlerde kentimizde vatandaşın dilinden düşürmediği iki önemli konu var... Biri işsizlik, diğeri ise Sakaryaspor'un kümede kalıp kalmayacağı...
Sakaryaspor'u bir başka güne bırakıp, işsizlik konusuna değinelim istedim, bugün...
İstihdam sorunu toplumsal bir krize (felaket demeye dilim varmıyor) doğru gidiyor.
Eğer böyle sürüp giderse devran, bilin ki cinayet, hırsızlık ve fuhuşun önüne geçmek hiç de kolay olmayacak...
Bunlar ahlaksızlığın ebeleridir. Toplumun çürümesine yönelik her olumsuzluk bozulmayı, bozulma da direkt aileyi etkiler ve istenmeyen manzaralar oluşur kentin, ilin, ülkenin her yerinde...
İşsizlik ve parasızlık insanı farklı yol ve yöntemlere sürükler...
Bunların başında borçlanma gelir...
Eskiler, borçlu olmayı bir çeşit kölelik sayardı...
Şimdi borçlu olmayan ya da borçla yaşamaya alışmış insanlardan geçilmiyor.
Yoksulluk sadece insanı aç bırakmıyor, aile içersindeki sevgi ve saygıyı da alıp götürüyor.
Etrafta böyle zor anlar yaşayan nice insan görür olduk, sıkıntının mahremiyeti kalmadı.
Yuvadan sokağa taşan bir büyük felaket kapıda. Koca koca adamların gözyaşı dayanılacak gibi değil...
"Her mutsuzluğun altında yoksulluk yatar" sözünü doğrulayan olaylarla karşılaşmak vicdan sahibi insanı sadece üzmüyor, adeta yutuyor.
Bir İtalyan atasözü "Yoksulluk iffetin en kötü koruyucusudur" der...
Duyuyoruz ki, çaresiz kalıp en "kötü koruyucu"nun kucağına düşen insan sayısı giderek ve hızla çoğalıyor...
Bir sinsi tehlikedir, gelip kapıya dayanan...
Devletin, hükümetin hali malum...
Sıkıntı diz boyu... Böyle giderse kriz, teğet geçmek yerine, işçinin, emeklinin, memurun maaşını dahi alamayacağı günler yakındır.
"Bu durumda ne yapılmalı?" sorusuna gelince...
Bilinir ki, insanların haberlerinin olmadığı zulümlerden paylarına düşecek hisseler vardır.
Felaket zamanlarında millet olarak yardımlaşma ve dayanışma konusunda karnemizin iyi olduğu bilinir ve söylenir.
"Komşusu açken, tok yatan bizden değildir" sözüyle yollara koyulmakla kalkar insan ancak, böylesi sorumlulukların altından.
Ülkemiz ve insanlarımız işte böyle acımasız bir süreçten geçiyor .
Bütün bu olumsuz tablodan sonra, Sakarya gibi yardımlaşma ve dayanışma duyguları ağır basan bir ilde yaşamak, şans olsa gerek...
Diyeceksiniz ki "Bu da nerden çıktı?" TOKİ'nin yapmakta olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkisi olmayan fakirler için ayda 100 TL ödemeli, 20 yıl vadeli yoksul konutlarına olan talebin ülke genelinin çok çok altında çıkması, buna işaret ediyor olmalı...
Unutulmamalıdır ki "Karnı tok olan için bir dilim ekmek hiçbir şey ifade etmez, ama aç olan için çok şey ifade eder..."
İşte böyle sıkıntılı bir zaman içersinde boğuşup duruyoruz...
İnsanların en hayırlısı, insanlara yardım edendir...
Hayırlı insan olmaya var mısınız?
Yazı Tarihi : 29 Nisan 2009 Çarşamba
Bu yazı 162 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Zeki Abim Medyabar'a renk kattın, sakın ayrılma
Zeki Yılmaz @ 02.05.2009 14:09:32