"KARA" YOLU VE VALİ..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

Yakın geçmişte Sakarya gündemine giren ve duyarlı olan herkesi derinden yaralayan bir olay yaşanmıştı. Devlet yolu (Önemli bölge ve il merkezlerinin deniz, hava ve demir yolu istasyon, iskele, liman ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derece ana yollar) olan ve adına D–100 denilen yolun Sakarya-Çaykışla mevkiinde, Düzce istikametine giden bir otomobil, "U" dönüşü yapan bir Çekici'ye çarpması sonucunda ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana gelmişti. Bu kazada otomobil içerisinde bulunan ve tek suçları devletine güvenip, devletinin yaptığı ve adına devlet yolu dediği yol'da seyir etmek olan 5 vatandaşımız vefat etmişti.

Bahsedilen trafik kazası 08 Aralık 2010 tarihinde meydana gelmişti. Bu kaza sonrasında olayın adli soruşturması ve kaza raporları bir tarafa bir hiç uğruna yok olan 5 hayat söz konusu olmuştur. Amiyane tabirle gidenler gitmiş, kalanlar normal hayatlarına devam etmiştir. Bu kaza sonrasında vatandaş olarak benim önemli beklentilerim olmuştur. Bu beklentilerimin en başında yolun yapım ve bakımından sorumlu olanların olaydan bir ders çıkararak tedbirler almalarını beklemiştim. Ama yine amiyane tabirle ve halkın dilinde dolaşa dolaşa artık yalama olmuş bir deyim ile yüzleşeceğimi hiç düşünmemiştim. O meşhur deyimi hepimiz biliriz. "Burası Türkiye, burada işler böyle yürür."deyimi.

Bilindiği üzere yaralanma veya ölümle sonuçlanan trafik kazalarında Cumhuriyet Savcıları tarafından adli soruşturma yapılma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kazada da muhtemelen Cumhuriyet Savcıları kanuni görevlerini yerine getirerek adli soruşturma açmışlardır. Adli soruşturmaya esas olan ise Trafik Zabıtası tarafından tanzim edilen ve kaza kusur oranlarını belirten "Trafik kaza raporudur". Trafik kaza raporunu tanzim eden trafik zabıtası ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun kendisine verdiği ve bir şekilde devletin yollarına kusur vermeyi neredeyse imkânsız kılan maddelerdeki yetkiler gibi görünen ancak aslında yetkisizlik hali olan raporuyla vicdanen kahrolur.

Trafik kazalarında trafik zabıtası veya mahkeme tarafından bilirkişi olarak görevlendirilen personel, taraflara vermek zorunda oldukları kusur hallerini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84ncü maddesine göre vermek zorunda bırakılmışlardır. Bu maddeye göre kusurların neredeyse tamamı sürücülere aittir ve kaza sebepleri hep insan faktörüne bağlıdır. Buradan çıkaracağımı ise devletimize ait yolların ve tamamlayıcı unsurların asla ve kat'a kusurları olamaz anlamıdır. Bu nedenledir ki ülkemizdeki trafik kaza istatistiklerinin %96 sı sürücü hataları olarak karşımıza çıkar. Bu nedenledir ki karayollarımızın asla yapım ve benzeri kusurları olamaz. Çünkü kanunun 84ncü maddesinde yollara ait kusur verilebilecek hiçbir madde bulunmamaktadır. Dolayısıyla trafik zabıtası olmayan bir maddeyi kaza raporlarına yazamaz.

Belirttiğimiz kazaya baktığımızda ise Sakarya-Çaykışla mevkiinde yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum, araçların dönüş yapmaları için yolun dışına yan yol yaparak hatalı bir dönüş açısı vermiş ve tehlikeli olmayan yolu kendi elleriyle tehlikeli hale dönüştürmüştür. Kaza bölgesini iyi bilen birisi olarak, kazaya sebebiyet veren çekici muhtemelen yolun yapım ve bakımından sorumlu olan Karayolları ekiplerinin dönüş maksatlı açtıkları yan yola girerek karşı yola geçmek isterken kaza meydana gelmiştir. Burada sorulması gereken şudur. Karayolları Genel Müdürlüğü yol yapımında ve bakımında yapmaya başladığı bir işlemi neden bitirmemiştir? Dönüş için yan yol açmasına rağmen dönüş emniyetini sağlamak için seyir halindeki araçların durmasını sağlayacak ışıklı ikaz sistemi veya trafik ışık sistemini neden kurmamıştır? Bu sistemleri kurmayacaksa neden ters şeride dönüş için yan yol açmış ve öylece bırakmıştır?

Karayolları Trafik Kanunu, devlet yolu, il yolu, köy yolu, orman yolu, şehir içi yollar gibi çok dağınık olan yol ağlarının yapım ve bakımları ile denetleme ve sağlık hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için birçok bakanlığa görev ve sorumluluk yüklemiştir. Bunların haricinde trafik kurulları ve komisyonların kuruluşlarını esaslara bağlamış, bu kurum, kuruluş ve komisyonlara görevler yüklemiştir. Karayolları Trafik Kanunu birden çok bakanlıklara, kurullara ve komisyonlara görev vermekle aslınla karışıklığı ve karmaşayı önleyerek sorumlulukları tespit etmeyi amaçlamıştır. Ancak uygulamaya bakıldığında bu dağılım ve yetki sorumlulukları, birçok kurum ve kuruluşa sorumluluktan sorumsuzluğa kaçış için manevra imkânı sağlamıştır. Elbette kanun çıkartılırken sorumluların, sorumsuzluğa kaçış için zemin hazırlamayı öngörmemişti. Ama ülkemizin bürokratik yapısı ve bürokratların sorumluluk almamadaki maharetleri bu karışıklıkları ve karmaşayı gündeme getirmiştir.

Bu kaza sonrasında sorumlu olan kurum veya kuruluşun derhal bir tespit yapıp görünen eksiklikleri giderici çalışma yapması gerekirdi. Gerekirse, alt veya üst geçit çalışması yapmalı veya ışıklı ikaz sistemlerini kurması ve kavşak düzenlemesi yapması gerekirdi. Ama nerede o kabiliyet. Kim bilir sorumlular, sorumluluktan sıyrılıp hangi gerekçelerle sorumsuz hale dönüşmüşlerdir? Bunların hepsi bir tarafa her ilde Vali Yardımcısı başkanlığında kanunen kurulmak zorunda olan ve çalışma yapan İl Trafik Komisyonu ne yapar? Nasıl kararlar alır? Merak konusu olmuştur.

FIKRA..

Yazılarımda fıkra yazmayı sevmem. Bu yöntem bana yazarın yazdığını biraz sulandırma ve ciddiyetten uzaklaştırma gibi gelir. Ama bu seferde bir istisna mahiyetinde yazımı fıkra ile bitireyim.

İkinci dünya savaşında Allah (C.C.) Cebrail (a.s.) çağırarak Almanların savaşını takip etmesini ve Türk sınırına geldiğinde kendisine bilgi vermesini istemiş. Almanlar işgal ede ede Türk sınırına dayanmışlar. Cebrail (a.s.) hemen Allah (C.C.) gidip Almanların Türk sınırına dayandığını söylemiş. Allah (C.C.) Cebrail'e dönerek "tamam, şimdi benim görevim başlıyor der. Cebrail (a.s.) merakından sorar. Ya rabbim! Sizin görevinizi anlayamadım, neden sizin göreviniz başlasın ki der. Allah (c.c.) Cebrail'e dönerek "Türkler genelde her şeyini bana havale ederlerde o yüzden" der.

Rabbim herkesi kötülükten, kazalardan, hastalıktan korusun. Sağlıcakla kalın..



Yazı Tarihi : 22 Ocak 2011 Cumartesi
Bu yazı 889 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

etik adeletoglu @ 11.02.2011 09:57:38
sayın komutan ben okudum anladım cok guzel bundan ıyısı olamaz ama bu yazdıklarınızı gereklı mercılere duyurun buradakı yonetıcılere ben sahsım genel mudurluklere bu yazıların gonderılmesı taraftarıyım nasıl bır adım atacaklar bır gorelım sızı kutlar ve yazılarınızın devamını beklıyoruz tesekkur ederım ugur senlen
ugur senlen @ 02.02.2011 00:45:30
yazı kadar fıkrada önemli
bazen bir ikaye
bazen bir kıssa
bazen 2 satır şiir özetler herşeyi
ben şahsen bu yazı ve fıkradan şunları anlıyorum.
1-bu bir emribilmağruf venehyi anilmünkerdir.yani ikinci kısmı kötülüklerin ortadan kalkması
2-başka birileri bu kavşakta ölmeden gereği acil yapılmalı Tabiki daha kaç kişi ölmesi gerekiyor o sayıyı bilmiyorum
3-Sen önce tedbir al sonra Allah'a tevekkül et
yanlış anlamışsam yazar kardeşim düzeltsin..menfi yorum yapan kardeşime de bir şey söyleyeyim lütfen emeğe saygı duyalım.
Bu açıklamayı yaptıktan sonra hepinizi rabbime selam ve dua ile emanet ediyorum
sadi karakaya @ 31.01.2011 18:39:19
sadi @ 31.01.2011 18:29:29
değerli dostum ne mutlu sana ki yazıların oıkunuyor demekki,asıl başarıda burada işte ,kaldıki bu şehirde ,kimse tanımazken en iyi tanıyanlardan biriyim artık buralarda rumuz falanda kullanmayacağım ,korkunun ecele faydası da yok ama düşmalar bizim maalesef içimizdeymiş,seninle ilgili bilgileride verensanırım seni eniyi tanıyan biri olsa gerekki bizde galba dolmuşamı bindik ne?yazdık ama ,ben san kelek yapan biri olsaydım o gecekiş otobüs yangınında farklı davranırdım ,kaldıki bir tv cu olarak mükemmel 1 haberdi,ben seni her zaman sana o yakışan üniformanla hayal eden seven gerçek 1 dostunum.amam bu tip şeyler bazı dostlukları dahada güçlendirir olsa gerekki böyle oldu herşeyde bir hayır vardır Allah işlerini rast getirsin,görüşmek üzere
turgay özbalkan @ 26.01.2011 22:38:37
Sayın olgun bey yayınladığınız hikayeden dolayı sizi esefle kınıyorum böyle basitlik olurmu hem Allahtan başkası varmı havale edilecek keşke hiç yayınlamasaydınız batırdınız sizi işte şimdi gerçekten Allaha havale ediyorum...
Allaha havale ediyorum... @ 24.01.2011 11:15:45
Online Ziyaretçiler
-