Geçen hafta "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı" kutladık. Ancak hava muhalefeti nedeniyle bazı illerde kutlamalar resmen "eziyete" dönüştü…
Maalesef Türkiye genelinde düzenlenen kutlamaların "eziyete" dönüşmesi ile ilgili hafızalarda iki fotoğraf karesi yer etti. Bunlardan birincisi Van'ın Ortanca Köyü İlköğretim Okulu'ndaki törenlerde yaşandı…
Ayağındaki yırtık lastik çizmelerle "düm tek tek" şarkısı eşliğinde dans edilmeye zorlanan küçük kızın o "fotoğrafı" bence tam anlamıyla bir "utanç" manzarasıydı…
Diğer arkadaşları "cicili bicili" ayakkabılarıyla dans ederken bu kız çocuğunu neredeyse "parçalanmış" sarı renkte lastik çizmelerle törenlere çıkartmak "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" ruhuna hiç ama hiç yakışmadı…
Belli ki kızcağızın ailesi istenen ayakkabıları alamamış. Belli ki üzerindeki "23 Nisan kıyafetini" bile zorla alabilmiş. Okul yetkilileri ve öğretmenler neden böyle bir "rezalete" göz yumdu anlamak mümkün değil…
Diğer bir fotoğraf karesi de Eskişehir'den hafızamıza kazındı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen üzerlerindeki incecik kıyafetlerle yağmur altında saatlerce bekletilen çocuklar artık dayanamayıp ağlamaya başladı…
Hatta içlerinden bazı çocuklar o havada rahatsızlanarak "ambulans" ile hastaneye kaldırıldı. Yazık günah değil mi o çocuklara? Ya çocuklarını o halde gören ana-babalara ne demeli?..
Nitekim çocuğunun hastaneye kaldırıldığını öğrenen bir veli haklı olarak isyan etti. Çocuklara yapılan bu muameleyi eleştirirken de açıkça; "Çocuk Bayramında çocuklara işkence çektiriyorlar" ifadesini kullandı…
Haksız da değil. Hangi ana-baba o soğukta ve yağışta üzerlerindeki incecik kıyafetle çocuklarının saatlerce yağmur altında bekletilmesine isyan etmez ki? O baba bir daha çocuğunu "23 Nisan" kutlamalarına göndermese kim ne diyebilir?..
Hâlbuki yönetmelik açık, hava yağışlı ve soğuk ise törenler başka bir güne ertelenir. Nitekim "Sakarya Valiliği" bu konuda yerinde ve son derece sağlıklı bir karar vererek "23 Nisan" kutlamalarını iki gün sonraya erteledi…
Elbette günü gününe yapılması daha uygun ama hava şartları buna müsaade etmiyorsa direnmenin anlamı yok. Hele çocukları o soğukta ve yağmur altında hasta etmenin hiç anlamı yok…
Sakarya'da "23 Nisan" kutlamaları iki gün sonra yapıldı da kıyamet mi koptu? Tam tersi geç de olsa kutlamalar gayet iyi geçti. Hava da güzel olunca çocuklar da "23 Nisan'ın" keyfine vardı…
Ne diyelim, "Mustafa Kemal'in" çocuklarımıza armağan ettiği ve dünyada da hiçbir ülkeye nasip olmayan "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" gibi anlamlı bir günü "Ulusal Çocuk Eziyeti" haline getirenler utansın…
*****************************************************
Geçen hafta yoğun geçince sizlerden uzak kaldım!...
Evet, geçtiğimiz hafta "Adapazarı Gazeteciler Derneği'nin Genel Kurulu" vardı. Bu nedenle sizlerden bir müddet ayrı kaldım. Araya bir de "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" girince ayrılık biraz uzun sürdü…
Gerçi bizim yoğunluğumuz bitmez. Şayet günlük bir gazete çıkartıyorsanız her gününüz dolu dolu geçiyor demektir. Hoş bundan da şikâyetçi değiliz. Ancak bu yoğun temponun arasına başka işler de girince ister istemez okuyucularımızdan ayrı kalmak durumunda oluyoruz. Tıpkı geçen hafta olduğu gibi…
Yazı Tarihi : 27 Nisan 2009 Pazartesi
Bu yazı 181 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar