SİYASETNAME GELENEĞİ

Galip Boztoprak

Galip Boztoprak
Galip Boztoprak

Eskiden, devlet adamlarına memleketin hali ve ahvalini ortaya konulması adına yine devlet adamları tarafından Siyasetnameler kaleme alınırdı. Devleti yönetenler de sultana ya da bir büyük devlet adamına sunulan bu Siyasetnameleri değerlendirerek toplumun aksayan taraflarını, yönetimde meydana gelen zaafları, devletin bozulan müesseselerini yeniden ele alarak düzeltme çabası içine girerlerdi. Tarihte bunun örneklerine bol miktarda rastlamak da mümkündür. Adı konulmuş bu tarz eserlerin yanında doğrudan adı konulmamış dahi olsa bütün sanat ve edebiyat eserlerinin her biri birer Siyasetname olarak nitelendirilmelidir. Sanat ve edebiyat eserleri kimi zaman doğrudan, çoğunlukla da sanatın ve sanatçının özel dili ve üslubuyla dolaylı olarak toplumu, insanları ve devleti hedef alarak yanlışları, bozulmaları, adaletsizlikleri çok çarpıcı bir şekilde eleştiri süzgecinde geçirerek ortaya koyar. Şiirde, bir mesnevi, bir kaside, bir gazel, bir rubai, bir koşma, bir semai, bir türkü anlatı türünde bir masal, bir destan, bir hikâye ve daha nice, nice sanat ve edebiyat ürünleri bizatihi toplumunu, ait olduğu toplumun meselelerini kamu vicdanına nakşeden birer Siyasetnameler olarak değerlendirilebilir. Geçmişten günümüze süzülüp gelen, zihinlere kazınmış atasözleri hep birer Siyasetname sayılırlar.

Hiciv ve mizahın o ince, nezih, vurucu, keskin damarı devleti, devleti yönetenleri, insanları ve toplumu bütünüyle hep sarsmış, silkelemiş, kendine getirmede vazgeçilmez bir fonksiyon icra etmiştir. Bu sebepledir ki hiciv ve mizahın her biri vazgeçilmez bir siyasetname sayılabilir. Bir çizgi, bir resim, bir karikatür çirkinliğe düşmeden ciltlerce kitabın ifadede yetersiz kaldığı uyarıyı ve mesajı ulaştırma gücüne sahiptir. Bu da en değerli bir siyasetname örneği sayılabilir.

Günümüzde akademik planda öne çıkmasına müstakil bir ilim olarak tasnife girmesine rağmen Siyaset Bilimin görüldüğü kadarıyla maksadına matuf işlev görmediği, göremediği aşikâr. Siyaset Bilimi, devlete, devlet adamına, toplumuna ve insanına hitap etmekten çok uzakta duruyor. Akademik camiaya hapsolmuş, tarihinden, kültüründen, medeniyetinden uzakta, yaban ve yabancı standartları ölçü alarak ilim olma gayret ve çabası içinde bugün Siyaset Bilim.

Ünlü İngiliz İktisatçısı Keynes Genel Teorisinin önsözünde kitabın nasıl okunacağı ile ilgili okuyucusuna ipuçları veriyor. Öncelikle okunacak bölümleri tavsiye ediyor sıra gözetmeksizin. İlk okunacak bölüm de kitabın ortalarından bir bölüm. Bölümün başlığı da "Arıların Masalı". Bu beni çok etkilemişti. Ünlü İngiliz iktisatçı Keynes bütün zamanların iktisat teorilerini tepetaklak eden Genel Teorisini okumaya "Arıların Masalı" ile başlanmasını tavsiye ediyor. Sanattan, edebiyattan, şiirden bihaber iktisatçı geçinenlerimize arz olunur.

Ziya Osman Saba'nın "Neveser" adlı bir hikayesi var. Okuyanlara tekrar okumaları, okumayanları da bulup okumalarını tavsiye ederim. Ziya Osman Saba o nefis hikâyesinde yeni inşa edilen bir şehir hatları vapurunun sefere konuluşundan başlayarak seferden kaldırılıp hurdaya ayrılmasına kadarki hikâyesini anlatıyor. Konu bu. Ben bu hikâyeyi ilk defa Türk Dili Dergisinin Öykü özel sayısında görmüş kadim dostlarım Mustafa Miyasoğlu, Durali Yılmaz ve Abdullah Uçman ve hatırlayamadığım daha birkaç arkadaşın huzurunda sesli okumuş onlara da dinletmiştim. Tam otuz seneyi aşkın bir zaman geçti. Bugün gibi hatırlıyorum. Hikâyeyi okurken çok yerinde tıkandım. Adeta bir duygu çağlayanına kapılmıştım. Zira benim gördüğün Ziya Osman Saba Osmanlının kuruluşundan başlayarak yaşadığı şaşalı dönemler, olgunluk dönemi, yaşlılık dönemi ve çatır, çatır yıkılışına bir ağıt düzmüş. İşte sanatın ve sanatçının gücü buradan gelir.

Yine öğrencilik yıllarımız. Udi bir ev arkadaşımız vardı. Kendi zevki selimine göre radyodan Türk Musikisi eserleri seçerek teybe kaydederdi. Ben Türk Musikisi dinleme zevkini bu sayede kazandım. Musikiden halen hiç anlamam. Bir makamı bir makamdan ayırt edemem. Merak edersem bir bilene sorarım. İşte o yıllarda sözsüz, enstrümantal diye ifadelendirilen bir Türk Musikisi parçası dinletiyor. Ziya Osman Saba'nın "Neveser" hikayesinde olduğu gibi ben yine çarpılmıştım. Yahu Necmi kim bunun bestecisi, dedim. Tamburi Cemil, dedi. Tamburi Cemil kim ben bilmiyordum ki. Yahu yaşadığı dönem ne zaman, dedim. 1900'lü yılların başı, dedi. Tamam dedim, hadiseyi çözmüştüm. Parça kanun ve piyano eşliğinde icra edilmiş. Tamburi Cemil'in Şedaraban Peşrevi idi dinlediğim parça. Osmanlının yıkılışına tam bir ağıttır Şedaraban Peşrevi. Halen her dileyişimde sarsılır, duygu çağlayanına çarpılır ağlarım.

Bu misalleri çoğaltmak mümkündür. Hadiseyi bu zaviyeden ele aldığımız zaman herkesin hayatında benzer hatıraların canlanacağı kesindir. Günümüzde görüntülü medyada Show programlarının geniş ilgi görmesi, fıkra anlatma geleneğinin halen bütün canlılığı ile yaşaması ve önemini kaybetmemesi her türlü seviye düşüklüğüne rağmen bir boşluğun ve insanımızın letaif, latife ve nükte damarını ortaya koyar. Nüktedan insanlarımız bulundukları çevreyi derinden etkilemişlerdir. Nüktedan kişilerin çokluğu ve hele hele nüktedan kalem erbabı söyledikleri, yazıp çizdikleriyle moral kaynağı olurlar. Yönetenler ve devlet adamları cemiyette oluşan latife ve nükte dağarcığını iyi okuyup değerlendirdiği zaman zengin bir şifahi Siyasetname kültürüne ve birikimine sahip olur. Bu zengin birikim ve kültür birlik ve beraberliğimizin vazgeçilmez harcıdır.



Yazı Tarihi : 13 Mart 2009 Cuma
Bu yazı 284 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk