Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Bazı konulara değinmek, eleştirmek ya da methiyelerde bulunmak pek kolay olmaz. Detaylı inceleme, araştırma ve haklıya hakkını teslim etmek gerekir. Özellikle çalışanlarının insan olduğu yerlerde çoğu konularda insan faktörü ön plana çıkar. İnsan faktörünün olduğu yerde elbette hatalar, yanlışlıklar olacaktır. Bu insan olmanın gereğidir. Hiçbir insan mükemmeliyet çerçevesinde görev yapamaz. Sorumluluklarını yerine getiremez. İnsan olmanın olmazsa olmazları vardır. Bu olmazsa olmazlara baktığımızda en başta görev ve sorumluluklarına gönülden bağlı kalıp görev ve sorumluluk gereklerini layıkıyla yerine getirebilmek çok önemlidir.
Bir kesimi ya da kurumu eleştirirken hep empati kurmayı hedeflemişimdir. Kurduğum empatilerde görev ve sorumluluklara dair sorulması gereken soruları kendime sorup cevap aramışımdır. Sorduğum sorulara karşın aldığım cevaplarda kamusal bir tatminsizlik yaşadığımda o konuyu gündeme taşımam gerektiğine inanmışımdır.
Ülke olarak geri kalmışlığın hantal gömleğini çıkararak gelişmişlik gömleğini giyebilmenin sancılarını, sıkıntılarını yaşıyoruz. Bu itibarla bazı uygulamalar veya sistemsizlikten sisteme geçişlerde sorunlar yaşanabiliyor, aksamalar olabiliyor. Bu sorun ve sıkıntılara bir örnek olabilmesi amacıyla Sakarya da faaliyette bulunan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine pencere açmak istiyorum.
Her sektörde olduğu gibi sağlık hizmetleri alanında da bazı yeniliklere, uygulamalara, yeniden yapılanmalara tanık olmaktayız. Tüm bunların yapılabilmesi için duraksama ve hizmetlerin kesintiye uğratılmaması gerekiyor.
Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile ilgili gerek yakın çevremin, gerekse olağan hayat akışında intikal eden olumsuzlukların çözümüne dair çorbada tuzumuzun olabilmesi düşüncesiyle bazı aksaklıklara değinmek istedim.
Vatandaşların Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine işleri düştüğünde ilk önce hijyen yada temizlik anlamında hoş olmayan görüntülere muhatap oldukları, kan alma gibi işlemlerde görevlilerin kan alırken hastalara gerekli özeni göstermeyip kan alınan yerlerinin şişip morardığı ve günlerce bu şişlik ve morluklarla yaşamak zorunda kaldıkları ve hatta doğum esnasında gerekli tahlil veya analizlerin yeterince yapılmaması nedeniyle bazı hastaların vücutlarında ameliyat hasarları oluştuğu, hastanın içerisinde bir şeylerin unutulduğu, doğum esnasında yeni doğan bebeklere müdahalede eksikliklerin ve ihmallerin olduğu, bazı bebeklerin ciğerlerinde su toplanmasına sebebiyet verildiği, bebek sahibi olabilme heyecan ve mutluluğu ile hastaneye gidenlerin kalıcı sağlık sorunlarıyla baş başa bırakılabildiklerine dair iddialar bulunmaktadır.
Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde yaşanan bu sıkıntılara maruz kalanların diğer bir sıkıntısı da sıkıntılarını, sorunlarını, yaşadıkları olumsuzlukları dile getirip çözüm bulacakları muhataplara ulaşamamalarıdır.
Yazımın girişinde de belirttiğim gibi bazı kurum çalışanlarının çalışma şartları oldukça ağırdır ve meşakkat ister. Sağlık çalışanlarımızın yaşadıkları zorlukları, sıkıntıları biliyoruz ama nedeni ne olursa olsun sağlık hizmetlerinde yapılacak küçük bir hata ya da ihmal telafisi mümkün olmayan hasarlara neden olabilmektedir. Neslimizin geleceği yeni doğacak bebeklere bağlıdır. Yeni doğacak bebeklerin ise sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmeleri gerekmektedir. Bu nedenle kadın ve doğum hastaneleri diğer hastanelere nazaran her yönüyle çok daha kaliteli olmak zorundadır.
Konuyla ilgili iddiaları araştırıp gerekenleri yapacak olan yetkililerin çalışmalarını ilgiyle izleyeceğiz. Çocuk sahibi olmak için her türlü fedakârlığı yapan ailelerin, çocuklarının dünyaya gelmesi aşamasında gönül rahatlığı ile Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine gitmesi gerekmektedir. Tekrar etmek gerekirse sağlıklı toplum, sağlıklı doğumla başlar.
Yazı Tarihi : 10 Kasım 2010 Çarşamba
Bu yazı 848 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
Sn Olgun SERT bey. Bunlar küpün dışına sızanlar. Sen az bir araştırıver bak başta başhekim bir doktor bir ebe neden yargılanıyorlar.Belki başhekim yırtacak gibi ama bir kadın doğum doktoru doğuma gelmediği içn ebe tarafından bilinçsizce yapılan bir müdahele sonucu karartılan bir hayatın hikayesini ve ömür boyu sakat kalan çocuğun hikayesini Taraklıdan Şenol KARA dan bir dinle bak o zaman ne yazacağını şaşırırsın. Az aklsın kadında ölüyordu zor kurtardılar hatta rahmini aldılar genç kadının. Şu an doktor ve hatalılar kendilerine yardım edecek birilerini arıyorlar.Sağlık Müdürüne bir soruver. Bak bakalım neler olmuş
serpil @ 20.11.2010 21:41:17
yazarın tespitlerine katılıyorum,lise birinci sınıfa giden bir yakınım bu hastanede apandisit ameliyatı oldu.maalesef böylesine basit bir operasyonda bile dikiş yaraları aylarca iyileşemedi,iltihap kapma sonucu dikiş altında ödemler oluştu.çocuğu zor kurtardık desem mübalağa etmiş olmam.ilgililerin bu hastane ile ilgilenmeleri gerekir...
lodos @ 17.11.2010 02:30:12
Malesef ki burası Türkiye demekten utanır duruma geldik insan hayatına değer vermeyen en iyi ülkeler arasında sanırım birinciyiz İnsanlar görevlerini yaparken karşısındakinin insan olduğunu unutmasın doğum evinde doğum yapan yengem hayatını kaybediyor idi ve bunun çok normal bir şekilde karşılayan sayın yetkililere sesleniyorum kendinizi onların yerine koyun oraya umutla gelen evladını kuçağına almak isteyen annelerin hayatlarına değer verin unutmayın ki cennet anaların ayakları altındadır
esra @ 11.11.2010 16:03:20