29 Mart yerel seçimleri öncesinde bütün siyasi partiler halkın önüne Sakarya'nın önünü açacak ve kalkındıracak projelerle çıktı...
Seçim yapıldı ve halk sandıkta iki partiye ' Gelin bu kenti yönetin' dedi...
Kısacası AK Parti ve MHP'li başkanlar göreve geldi.
Gel zaman, git zaman yani 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nden bu güne kadar aradan tam 562 gün geçti. Başka bir değişle 18 ay, 14 gün geçti...
Şimdi bunlar anlamazlar... Şöyle diyelim...
Seçimden bu güne tam tamına 80 hafta, 2 gün geçti...
Az zaman değil...
Bu halkın önüne çıkıp ta 'Oyunuzu bize verin. Öyle yapacağız. Böyle yapacağız. İşte projelerimiz. Bunları bir bir hayata sokacağız' diyerek halktan oy isteyen ve halkın demokrasi içinde oyunu kullanıp sandıktan çıkan başkanların makamına oturduğundan bu yana tam 1 yıl 6 ay, 14 gün geçti...
Şimdi şöyle 29 yerel seçimlerinden bu güne kadar geçen zamana bir bakın. Sakarya'da bulunan Hendek Belediyesi'ni bir kenara koyarsak, 28 belediye resmen yerinde sayıyor. İçlerinde bir tek Hendek Belediyesi hariç, önümdeki fotoğrafa göre hepsi sınıfta kaldı.
Halkın oyunu alıp ta göreve gelen başkanlar öyle sınıfta kaldı ki, her yıl basın huzurunda yapılan ve belediyenin 1 yıllık değerlendirme toplantısını bile yapamadılar...
Nasıl yapacaklar ki?
Başkan atıp tuttuktan sonra oradaki basın mensubu: "Başkanım şu projelere bir gelelim" dediği zaman başkan nasıl cevap verecek...
Koskoca başkan verdiği vaadleri yerine getiremediği için basın önünde 'Kem küm' edeceğine, basın toplantısı düzenlememesi en güzeli...
Basın bir iki yazar ama unutulur gider...
Ama bu kentteki belediye başkanlarının unuttuğu bir şey var ki, benim gibi dingil arada sırada adamın önüne ısıtıp ısıtıp bu projeleri böyle koyar...
Haaaaaaa...
Koysan ne olur? Sorsan ne olur?
Bir şey olmaz....
Biz burada yaptığımız eleştiri ile ancak kendimizi tatmin ederiz...
Sonuçta bu başkanlar halkın oyu ile seçildiğine göre saygı duymak lazım... Ancak yolda bizi görüp te, yakamıza yapışıp," Yaz Cumalı yazzz... Hizmet fakiriyiz' diye ağlanmayın...
Önce oyunu ince eleyip, sık dokuyup vereceksin. Oyunu verdikten sonra 'Yandık anam' diye bana gelmeyeceksin...
Al bir tesbih 'Yaaa sabır' çek... Beş yıl çabuk geçer!...
Neyse...
Şu kına meselesine gelelim...
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olan Zeki Toçoğlu, yerel seçim öncesinde bol bol vaad verdi.
Hafızam beni yanıltmıyorsa, seçim öncesinde halka 41 proje müjdesi verdi. Bu projelerden en önemlisi olan Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi'ni önce 'Yapıyoruz' diye er meydanına çıktı.
Tıpkı bir pehlivan gibi kamuoyuna bir el ense çekti... Baktı ki karşısındaki pehlivan güçlü kuvvetli çıkınca çareyi er meydanından kaçmakta buldu.
Bu güne kadar Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi'nden bana göre bu çıkıyor...
Büyükşehir Belediyesi el ense çekerken tıpkı yağlı güreşlerdeki ‘Cazgır' gibi yardırdık durduk...
Sonuç mu?
Dün Başkan Zeki Toçoğlu, projenin resmen rafa kalktığını Büyükşehir Belediye Meclisi'nde açıkladı...
Esnafın mağdur olmayacağı bir proje ile tekrar yola çıkılana kadar Dörtyol yine kaderine terk edildi...
Toçoğlu: "Biz başından beri esnafımız onay verirse bu projeyi hayata geçireceğimizi söylemiştik. Gelinen noktada esnafımız projeye onay vermemiştir. Elbette ki esnafımızın bunu kabul etmeme hakkı vardır. Bu zamana kadar yapılanlar doğruydu, şuanda yapılan da doğrudur. Esnafımızın verdiği karara uymak durumundayız. Fakat bundan sonra yine esnafımızın yanında olacağız. Biz orada üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız" demiş...
Verilen emek...
Onca yapılan masraf...
Dörtyol'un hatta bu kentin geleceği için bir çıkış...
Hatta ve hatta bir yıldır proje hayata geçecek umudu veya karamsarlığı ile bir çivi bile çakamayan esnafın kaybı...
Kaybeden bir kent...
Ve beceriksiz bir çıkışla böylesine önemli bir projeyi eline yüzüne bulaştıran Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve ekibi...
Bu kadar basit mi yani?
Olmadı. Kusura bakmayın!..
Sonra?
Bizde yeni projeler var. Bu olmadı onları hayata sokarız...
Bir adım ötesi 'Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır' diyecekler deee...
Olmuyor işte... Diyemiyorlar...
Bundan sonra herkes Dörtyol'un, bu kentin kalkınmasını beklesin dursun...
Belki kalkınır...
Ama yinede bu kent için umutluyum...
Diyorum ki...
Dörtyol Kentsel Dönüşüm Projesi hayata geçmedi... O zaman Dörtyol Kırsal Dönüşüm Projesi yapalım...
Hatta bu kırsal projeye destek olmak için bende boş zamanlarımda ticarete atılayım...
Çevre Yolu'nda komşum marangoz Namık Kaya'ya bir tezgah yaptırayım da, Dörtyol Kırsal Dönüşüm Projesi'ne destek olmak için kına satayım...
Ne dersiniz?
Acaba diyorum...
Hani yakıldığı zaman insanın derisinden çok zor çıkan 'Acem Kınası' satsam, bu kentte çok talep görür mü?
Ne dersiniz?
Yazı Tarihi : 12 Ekim 2010 Salı
Bu yazı 123 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
beldiye bşk sözlerini tutmak yerine birdaha seçimler yerimiz nasıl koruyacagız diye teşkilatlarla ilgilenmektedirler kusura bakmayın
ercancan @ 16.10.2010 19:50:45