Sanal dünya yalan dünya!

Hüseyin Cumalı

Hüseyin Cumalı
Günümüze şöyle bir bakarsak internet yani sanal dünya bir parçamız oldu. Yalan yani sanal dünyanın bize getirdiği çok şey var.

Ama bizden götürdüğü çok şeyde olduğu bir gerçek...

Mesela son yıllarda Sosyal Paylaşım Sitesi Facebook'te herkes kafasına göre takılıyor...

Makara sağlam...

İnternet'in bir çok alanında olduğu gibi Facebook'ta da yeni dostluklar, yeni arkadaşlık, yeni aşklar ve maceralara demir alıyor herkes...

Hazır yeri gelmişken şu Facebook'a son günlerde herkes gibi bende gıcık olmaya başladım.

Üyesi olan bilir. Facebook ana sayfası üzerinde 'Tanıyor olabileceğiniz kişiler' diye bir bölüm var.

Bu bölümde kendi arkadaşlarınızın arkadaşları ve sizin tanıma ihtimali olduğunuz üyeler bulunur.

Diyelim ki, bir arkadaşınızın arkadaşını bu bölümde gördünüz... Tıklıyorsunuz ve kendinizle arkadaş olması için bir arkadaşlık daveti gönderiyorsunuz.

Karşı taraf kabul ederse de arkadaş oluyorsunuz...

Etmez ise kol saati...

Yani arkadaş olamıyorsunuz...

Son günlerde yeni arkadaşlar eklemek için bu bölümü ziyaret edip, tanıma ihtimali olanları 'Ekle' diyorum...

Bir pencere açılıyor...

Adeta bana sapık muamelesi yapan bu pencere'de özetlersek; "Birader... Dikkat ettik. Senin son zamanlarda niyetin pekte hoş değil. İki de bir de onu bunu ekliyorsun. Sana arkadaş ekleme izni vermiyoruz... Hadi canım arkadaş olduklarınla idare et" diyor...

Tabi 'Yasaklar çiğnenmek içindir' esprisi gibi bir kaç kere daha deneyince Facebook bir pencere açıyor ve 'Opssss canım. Şansını denersen seni siteden atarım' diyor...

Facebook'ta birçok arkadaşın dile getirdiği bu rahatsız edici durumdan bende rahatsız oldum...

Arkadaş...

Madem bu bölüm var. Madem arkadaş olarak ekleme hakkı veriyorsun. Madem istemeyen kimse kimseyi arkadaş kabul etmiyor. Madem istediğin zaman mesaj penceresini kapatabiliyorsun. Hatta arkadaş olsan bile fotoğraflarını kimseye göstermeme imkanın bile var.

Eeeeee...

Neden milleti kısıtlıyorsun?

Önce 'Gel abicim. Tıkla şuna bi ekle şunu' diyorsun. Sonra ekleyince 'Vay, vayyy.. Demek onu ekledin heee.. Senin niyetin bozuk... Sapık mısın len sen... Sana ekle izni vermiyorum. Akıllı ol" der gibi kısıtlama getiriyorsun...

Yani gösterip vermiyorsun!..

Arkadaş kötü niyetli bu siteyi kullanan kişileri şikayet edince zaten engelliyorsun. Ama arka arkaya 10 kişi ekleyen bir üyeye de ' Senin son durumun ne? Ne ayaksın birader ' gibi davranmak sosyal paylaşım sitesine ne kadar yakışıyor...

Sana ne kardeşim...

20 kişiyi de eklerim. 30 kişiyi de eklerim...

Ekleyen ve eklenen razı ise sen ' Çok arkadaş ekledin ' diye beni kısıtlaman dünya çapındaki bir siteye yakışıyor mu?

Alan razı veren razı ise hatta internet dilinle yazayım. Tıklayan ve tıklatan razı ise sana ne?

Kim kimle arkadaş olmuş ne karışıyorsun.

Haaaa... Şikayet var ise gereğini elbette yap... Bunda sıkıntı yok.

Ama kurmuş coni sistemi... İşine gelirse canımmm... Biraz ileri geri yap, havaalanında millete yapılan işkence gibi 'Çok kaşınma üyelikten atarım haaaa ' gibi bir pencere bilgisayarın ekranına 'Dankkk' diye çıkıyor...

Biz de ' Aman abi beni atma... İnan kimseyi artık eklemeyeceğim. Vallahi baba büyüksünnn' der gibi coninin yani getirdiği kurallardan çıkmıyoruz...Çıkarsan zaten seni engelliyor. Hesabını önce donduruyor. Çok zıplarsan siliyor...

Adan alkollü araç kullanıyor ve yasaları çiğniyor. Ama aynı adam bir daha geyik yapamayacak diye Facebok kurallarından çıkamıyor...

Biz böyleyiz işte...

İnternette bile coninin her dediğini yapar, sonra ABD ve İsrail'i kınayan ne kadar mesaj var ise beğeniriz. Arkadaşlarımızla paylaşırız...

Coninin de çok şeyinde yaaa... Neyse...

Sizin anlayacağınız sizin gibi bizimde elimiz kolumuz bağlı...

Oysa ben internette en iyi şekilde kullanmak istiyorum.....

Oysa işimi iyi yapmak adına internet seri ve hızlı olmak istiyorum...

Meslek icabı her gün yeni dostluk ve arkadaşlıklar kuruyor ve bunlarla internet'te de görüşmek istiyorum...

Yeni arkadaşlarımı eklemek isteyince ' Şiiiii... Sapıtma gene ' der gibi ' Sen çok arkadaş ekledin. Bir iki ay şöyle bir nefeslen hele' penceresi istemiyorum... Bırak insanlar buna karar versin...

Facebook'cuğumun kuralları bir yana hazır yeri gelmiş iken bir de bu işin Türkiye ayağı var...
İnternet'te biraz sosyal yani ataksanız yandınız. Tanıdık veya tanımadık. Hatta yeni tanıştığınız kişiler bile klasik; ' Evli ve 3 çocuklusun. Hanım biii şey demiyor mu? ' sorusu ile muhatapsınız...

Hatta bizim hanımın bir arkadaşı beni hanıma şikayet etmiş ve 'Eşin internette maşallah çok hızlı ve seri ataklar yapıyor. Dikkat et' demiş...

Doğru...

Meslekte olduğum gibi internet'te de hızlı ve seri ataklarım var... Ne olacaktı yaniii...

Kös kös mü oturacaktım?

Bu meslekte hızlı ve seri olmaz isen olduğun yerde patinaj yaparsın... Bitersin...

Teknolojiyi, bilimi, gündemi, interneti, siyaseti ve don lastiği gibi uzatmaz isek hayatı sıkı takip etmez isen sıradan bir gazeteci olursun...

Bir adım ötesi aç kalırsın...

Aç kalırsam bana 1 lira bile vermezler...

Bizim gibi mesleğine aşık ve 26 yılını bu işe vermiş bir gazeteci de olduğu yerde patinaj yapacaksa, yandık yaniii... Kapatalım dükkanı bizim Şirin gibi gidelim...

Sonuç olarak internetle ilgili olarak şuraya gelmek istiyorum...

Serbest Mali Müşavir ve Muhasebeci İsmail Ateş' in de dediği gibi biz artık kirazı yedik, sepeti ters çevirdik.

Sizin anlayacağınız biz artık bizden geçti... Kartlandık.

Bu saatten sonra internette Jamaikalı abiyi kross yaparken de görsek sıkıntı yok...

Ama genç beyinler, geleceğimiz olan çocuklara lütfen dikkat edin... Çünkü son yıllarda yapılan araştırmada ortaya çıkan verilere göre, çocukların büyük bölümü internetten olumsuz yönde etkileniyor...

Ailelere sesleniyorum....

Kim beni ne kadar sözü mü dinler, kim ne kadar beni adam yerine koyar bilmem...

Bildiğim bir şey var... Bu internet gerçekten olmaz ise olmaz... Ama çocuklarımızı bu büyülü dünyada gezerken kontrol mümkün olduğu kadar sizde olsun...

Yarın çok geç olmadan !...



Yazı Tarihi : 11 Ekim 2010 Pazartesi
Bu yazı 44 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-