Kim, kimi ne için aldatmaya çalışıyor bilemiyoruz ama bir aldatmacadır, bir göz boyamacadır almış başını gidiyor ülkemizde.
Bir arpa boyu mesafe kat edilemeyen meselelerde, sözüm ona kocaman kocaman adamların; "Önemli gelişmeler oluyor. Önemli mesafeler kat ediyoruz…"
v.s gibi yalanlarla gündem saptırdıklarına, asılsız ve anlamsız gündemler oluşturduklarına şahit oluyoruz.
Adı ve statüsü söyleyene, söylendiği yere, söylendiği zamana göre "Kürt sorunu", "Güneydoğu sorunu", "Terör sorunu" gibi çeşitlemelerle ifade edilen problemimizle ilgili olarak da son günlerde benzer yalanlarla, sahte gündemler oluşturulduğunu görüyoruz.
Bir kısım medyada köşe başlarına çöreklenmiş çakma entelektüellerimize göre İmralı'daki cani talimat vermiş ve bölücü örgüt de "Eylemsizlik Kararı" nı uzatmıştır.
O sivri zekâlılara göre, bu çok önemli bir gelişmedir. Dahası olumlu bir adımdır. Utanmasalar; "PKK, büyük bir lütufta bulunmuştur Türkiye'ye. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bunun kıymetini bilmeli ve karşılığında yeni adımlar atmalıdır." diyecekler.
Yıllardan beri televizyon programlarında boy gösteren, gazete sayfalarında sütunlar işgal eden, ciltlerle kitaplar yazıp köşe dönen ve isimlerinin önüne "Antiterör Uzmanı" diye uyduruk unvanlar sıralanan bir takım tiplerin, neden seslerinin çıkmadığını, ben çok merak ediyorum. Susuyorlar mı yoksa bir şekilde susturuluyorlar mı?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaklaşık otuz yıldır mücadele ettiği Bölücü terör belasıyla ilgili biraz bilgisi olan, konuya azcık kafa yoran ve balık hafızalı olmayan herkes biliyor ki;
otuz yıldan bu yana Eylül sonu ve Nisan başı arası, PKK' nın inine çekilme dönemidir.
Bölgenin coğrafi yapısı ve iklim şartları dolayısıyla hareket kabiliyeti kısıtlanan örgüt mensuplarının bir kısmının dağlardaki mağaralara yığınak yaparak sığındıkları, bir kısmının da yerleşim birimlerinde halkın arasına karışarak kamufle oldukları bir döneme girmiş bulunuyoruz aslında.
İşte bu dönem; bir yandan yerleşim birimlerindeki sızma ve kamufle olma faaliyetlerine karşı istihbarat çalışmalarının, dağda ve kırsalda gizlenmeye çalışan guruplara yönelik olarak da askeri ve polisiye operasyonların yoğunlaştırılması gereken bir dönemdir bize göre.
Devlet, bu noktadaki kararlılığını ve caydırıcılığını çok net bir şekilde ortaya koymalıdır.
Terörle mücadelesini, ucu açık bir sürüncemeye sokmamalıdır. Dünyanın her yerinde terörle mücadelenin en önemli enstrümanı olan Güvenlik Kuvvetlerini, günü birlik kısır siyasi çekişmelerin malzemesi haline getirmemeli, halkın kurumlara olan güvenini arttıracak tedbir ve uygulamalar hayata geçirilmelidir.
Kimse, kimseyi kandırmasın.
Terör örgütünün eylemsizlik kararı filan diye bir şey yoktur. Sadece bir nefes alma programıdır uygulamaya koydukları. Bu arada; sözde siyasi temsilcileri aracılığıyla yaptıkları bir takım görüşmelerle Türk ve dünya kamuoyunu oyalamak, kendilerine destek sağlayan veya çanak tutan birtakım iç ve dış mihrakların tazyikleriyle de yeni mevziler elde etmektir maksatları.
Türkiye' yi yönetenler, bu gerçeği görmek zorundadırlar. Daha doğrusu, görmezden gelmemek zorundadırlar. Aksi halde; Türk halkı, "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücüne güvenmek" yerine, bölücü örgütün "Eylemsizlik kararını sürdürme" insafına terk edilmiş olur ki, bu millete yapılabilecek en büyük ihanettir, böyle bir güven bunalımı.
Yazı Tarihi : 04 Ekim 2010 Pazartesi
Bu yazı 147 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
slmalykm.yazıyı okuduğumda gayet ve anlayabilme kabiliyeti olanlar içinde gayet açık bir anlatımla anlaşılıyor.ama bu ömre bedel nickli kardeşimizin anlama kabiliyeti yok sanırım.bende zihni açba gibi düşünüyorum.yorumunda kardeşimizin bizim gibi düşünenlere bir sitemi olmuş gayri ihtiyari anladığım kadarıyla kimsenin kimseden ödü kopmuyor ki akifin dediği gibi milli marşımızda kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celal sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal yani kısacası burdan çıkacak anafikir şu bu vatan için dökülen kanlar allah katında helaldir diye düşünüyoruz kaldiki bu kanın durmasını istemeyen bizim gibi düşünenler değil senin ballandıra ballandıra anlattığın siyasi iradedir.bunları iyi incele bir dahakine öyle yaz.a.e.o
recep bulut @ 13.10.2010 15:21:28
Sayın Açba
Ödünüz kopuyor kan duracak diye.
Kan durursa siyasi hayatınız bitecek çünkü.
Ama bu kan bitecek ve genel başkanın korktuğu da başınıza gelecek.
Bundan sonra kanla beslenenler,yok olmaya mahkum olacaklar.
Ömre Bedel @ 08.10.2010 14:58:56
Ömre Bedel @ 08.10.2010 14:57:02
Sayın AÇBABA siyasi görüşlerimizin uyuşmadığını düşünmekle beraber yazılarınızda ülkenin genel sorunları üzerine objektif bir gözle kararlılıkla gitmenizden ötürü duygularımıza tercüman oluyorsunuz bu vesile ilede yazılarınızı yakından takip ediyorum, gerçekleri dile getirebilen yazar sayısının her geçen gün azaldığı günümüz türkiyesinde sizin gibi yorumcuların değeri her geçen gün artmaktadır, aydınlık günleri umutla bekleyen gözlerinizden öper iyi çalışmalar dilerim.
engin baycan @ 04.10.2010 18:10:20