ASKERİ ELEŞTİRİLER VE TEK TİP ASKERLİK...

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

ASKERİ ELEŞTİRİLER VE TEK TİP ASKERLİK...

Türk askeri tarihine baktığımızda Türk tarihi ile başlayıp günümüze kadar gelen bir süreci kapsadığını görmekteyiz. Türk askeri düzenini incelediğimizde ise sürekli olarak siyasi düzen ile iç içe geçtiğini ve tarih boyunca birlikte geliştiğini söyleyebiliriz. Türk askeri düzeninin siyasi düzen ile iç içe geçmesinin Türk tarihinde önemli olumsuzlukları yanında hezimetle biten sonuçları olmuştur. Buna en güzel örnek Balkan savaşıdır. Balkan savaşına kadar gelinen süreçte asli görevleri orduyu savaşa hazır vaziyette bulundurmak, bunun için her türlü tedbirleri almak olan üst yönetimdeki zabitler; asli görevlerini yapmayıp siyasetle uğraşmaları nedeniyle derme çatma silahlarla Osmanlı'ya bayrak açan bir avuç çapulcu birliğine (Bulgarlar, Sırplar, Yunanlılar, Karadağlılar) yenilmişler, sayısız şehit ve yaralı verip binlerce askerimizi esir ettirmişlerdir.

Günümüzde ise Türk Silahlı Kuvvetleri geçmişine oranla çok daha güçlüdür. Türk Silahlı Kuvvetleri Kara ,Deniz,Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığından müteşekkildir. Türk Silahlı Kuvvetleri,Türk milletinin vermiş olduğu kurtuluş mücadelesi sonucunda ateş ve düşman çemberinde kurmuş olduğu genç devletini korumak ve kollamak için askerliğe ve askeri yapılanmaya çok önem vermiştir. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte etrafımızdaki hasım ve toprak talep eden devletlere karşı tedbirli olabilmek için silâhaltına alınanların sayısı fazla tutulmuş, aynı anda dört cephede savaşabilecek güce erişebilmek için ordular kurulmuştur. Kurulan bu orduların sorumluluk bölgelerine baktığımızda 1nci Ordu'nun Trakya,2nci Ordu'nun Güney sınırlarımız,3ncü Ordu'nun doğu sınırlarımız, Ege Ordu'nun Ege sınırlarını koruduklarını, buralardan gelecek düşman saldırılarını karşılamayı amaçladıklarını görmekteyiz. Bunun haricinde Kıbrıs'ta konuşlanan ve sayıları 40.000 civarında tutulan Kolordu'yu da bu savunma düzenine dâhil edebiliriz.

Özellikle Türk Kara Kuvvetleri teknolojik yetersizliğini sayısal üstünlükle gidermeye çalışmış, silâhaltında tutulan sayısal çoğunlukla teknolojik yetersizliğin giderilmesi amaçlanmıştır. Bu strateji ne kadar doğrudur? Günümüz şartlarına ne kadar uygundur? Asıl tartışılması gerekenler bunlardır.

Türk Silahlı Kuvvetleri sayısal güç anlamında NATO üyeleri arasında ABD'den sonra 2.güçtür. Ama sayısal güç olarak böyledir. Eğri oturup doğruyu konuşacak olursak teknolojik sistemlerde ve nitelikli personel değerlemesinde oldukça gerilerdedir. Sayısal ve niteliği olmayan gücü muhafaza edip övünmek ne kadar doğrudur? Teknoloji çağında nicelik yerine niteliğin ön planda olması gerektiği kaçınılmazdır. Örneğin NATO üyesi İngiltere'nin asker sayısı Türkiye'nin asker sayısının üçte biri kadardır. Ancak İngiltere'nin bir uçak gemisi filosunda bulunan uçak, gemi, helikopter, elektronik harp sistemleri ile muharip nitelikli personeli bizim Deniz Kuvvetlerimiz ile Ege Ordusunun bütün gücünü karşılayacak yapıdadır.

Son günlerde ülke gündemini tek tip askerlik konusu meşgul etmektedir. Genelkurmay Başkanlığı asker ihtiyacını karşılamak için eğitim şartı aranmaksızın herkesin eşit sürede askerlik yapmasını isteyerek asker açığını kapatmayı hedeflemektedir. Aslında Genelkurmay Başkanlığı haklıdır. Çünkü ülkemizde Aralık 2008 verilerine göre TSK'daki subay, astsubay, yedek subay, uzman çavuş ve erlerden oluşan asker sayısı bir milyon 43 bin civarındadır. Bu kadar askerin sadece masrafları ile zorunlu diğer giderlerin bütçeye verdiği yıllık maliyet yaklaşık 20 milyar dolar civarındadır. Bu sayıya genel kolluk konumunda bulunan Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın sayıları dahil değildir. Bunların sayısının da yaklaşık 250 bin civarında olduğunu düşünürsek asker ihtiyacı elbette karşılanmaz.

Genelkurmay Başkanlığının asker kaynağının ihtiyacını karşılamadığı gerekçesinin sebeplerine indiğimizde ise karşımıza çok ilginç bir manzara çıkmaktadır. Ülke olarak geri kaldığımız dönemlerde, daha doğrusu gelişmekte olan geri kalmış devlet statüsünde olduğumuz dönemlerde okuma yazma oranlarımız oldukça düşüktü. Yetişen nesil en fazla liseyi bitirene kadar okuyor,18 veya 19 yaşında liseden mezun olup biran önce hayata atılmak için zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmek istiyordu. Dolayısıyla asker kaynağı asker ihtiyacını rahatlıkla karşılıyor hatta bazı dönemlerde ihtiyaç fazlalığı dahi oluyordu.

Bu durum ekonominin ve GSMH'nın artmasıyla tersine dönmeye başladı. Açılan üniversitelerin sayısının artması yanında üniversite okuyup nitelikli personel olmayı hedefleyen yeni nesil, üniversitelere gitmeye başlayınca nüfusun artmasına rağmen asker kaynağı azalmaya başladı. Zira üniversite bitiren gençler askerlik hizmetini kısa dönem olarak yaptıklarından, uzun dönem askerlik yapan lise veya yüksekokul mezunlarına karşı daha avantajlı ve imtiyazlı oldular. Bu durumda üniversite mezunu olanlar ile üniversite okuyan gençlerin asker kaynağına olumlu katkıları çok sınırlı kaldı. Durum böyle olunca da tek tip askerlik gündeme geldi.

Aslında çözüm tek tip askerlikten geçmemektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mevcut yapısını gözden geçirmek zorundadır. Bu ülkeye sayısal güç olmadan başka hiçbir katkısı olmayan, aksine gereksiz olarak hantal yapıyı idame ettirme arayışlarından başka bir anlam ifade etmeyen ana yapısını değiştirmelidir. Cumhuriyetin ilk yıllarından Sovyetler Birliğinin dağılmasına kadar geçen evrede belki bu kadar sayısal çoğunluğa ihtiyaç vardı. Ama şu anki tehdit algılamasına göre Türkiye'ye 4 tane ordu çok fazladır. Bu ordulardan en az 2 ordu tasfiye edilmelidir. Yunan işgaline karşı kurulan ege ordusu şu an gereksizdir. Zira ege ordusu yerine deniz kuvvetlerinin gücü yeterlidir. Bunun yanında 1nci ordu rahatlıkla Trakya ve Ege Bölgesini savunacak güce kavuşturulabilir. 2nci ordu'nun durumu da çok farklı değildir. Suriye ve Irak işgaline karşı kurulan bu ordu aslında misyonunu tamamlamıştır. Suriye ve Irak ile ortak pazar yanında gümrük birliğinin oluşturulmasına çalışıldığı şu dönemlerde bu ordumuza ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu ordumuzun sorumluluğunu 3ncü ordu rahatlıkla yerine getirebilecek kabiliyete kavuşturulabilir.

Bununla birlikte Kıbrıs'ta konuşlandırılan ve sayısı 40.000 civarında olan Kolordu seviyesi Tugay seviyesine düşürülmelidir.

Tüm bunların yanında çok ilginç bir konuya daha değinmekte fayda vardır. Şu anda TSK bünyesinde görev yapan subaylardan Takım Komutanı, Bölük Komutanı, Batarya Komutanı, Tabur Komutanı, Alay Komutanı gibi makamlarda olanların haberci, posta, emir eri, makam şoförü gibi şahsi hizmetleri için kullandıkları binlerce asker bulunmaktadır. Bu makamları ve sayıları tüm silahlı kuvvetler çapında düşünürsek asli görevlendirme haricinde görevlendirilen asker sayısını onbinlerle ifade edebiliriz.

Diğer bir önemli konu ise TSK bünyesinde bulunan gazinolar, dinlenme tesisleri, orduevleri, sosyal tesisler, askeri kamplar gibi yerlerde garson, çaycı, temizlikçi adı altında görevlendirilen askerlerin oldukça fazla oluşudur. Askerlik hizmeti tanımı ile uyuşmayan bu görevlendirmelerin sayısı yine binleri bulabilmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Türk milletinin gözbebeğidir. Her Türk vatandaşı ordusunu ve askerini el üstünde tutar. Ancak Silahlı Kuvvetler de değişen şartlara ve koşullara kendini uyarlamalı, bazı rütbelere makam açma arayışından ziyade makamlardan feragat etmeyi düşünmelidir. TSK kendi ARGE çalışmalarını yoğunlaştırmalı, teknolojiye muhtaçlıktan çıkmanın yollarını araştırmalıdır. Milenyum çağında 2nci dünya savaşından kalma 1948 model tanklarla harbe hazırlığını planlamamalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden millet olarak atılım beklemekteyiz. Askeri güç sayısal güç değildir. Teknolojik güçtür.

ASKER FIKRASI..

Pek tercih etmesem de konu gereği yazı biraz uzun oldu. Konuyu bir askerlik fıkrası ile bitireyim.
Alay karargâhında nöbetçi amiri olan komutan kısa dönem askerlik yapanları içtima eder. Tekmil aldıktan sonra bütün askerlere hitaben " içinizde ne kadar mühendis varsa bir adım öne çıksın" der. Alay mevcudunun büyük çoğunluğu bir adım öne çıkar. Nöbetçi amiri bu kez " elektrik veya elektronik mühendisleri bir adım öne çıksın" der. Bu kez 100 civarında kısa dönem asker öne çıkar. Nöbetçi amiri tekrar emir verir."Sadece elektronik mühendisleri bir adım öne çıksın" der. Bu kez 60 civarında elektronik mühendisi bir adım öne çıkar. Bu kez nöbetçi amiri tekrar emir verir."Doktora yapanlar bir adım öne çıksın" der. 15 civarında kısa dönem asker öne çıkar. Bunun üzerine yeni bir emir verir. "Doktora yapıp üniversitelerde öğretim üyeliği yapanlar öne çıksın" der. Bu kez 2 kişi öne çıkar.

Nöbetçi amiri bu iki kısa dönem askere dönerek "beni takip edin" der. Kendisi önde, öğretim üyesi kısa dönem askerler arkasında bir binaya girerler. Binaya girerken İlköğretim mezunu uzun dönem bir asker "Askeri gazino temizlik sorumlusuyum, askeri gazino görüşlerinize hazırdır komutanım! Diyerek tekmil verir. Nöbetçi amiri beklenen emrini verir. Burası askeri gazino, seni televizyonun sorumlusu yaptım,der.Diğerine dönerek "seni de sorumlunun sorumlusu yaptım, diyerek ayrılır.



Yazı Tarihi : 02 Ekim 2010 Cumartesi
Bu yazı 525 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

emret komutanım generalim gene konuşmuş ne diyorsa doğrudur aynısını uygulayın
haberci @ 05.10.2010 10:19:27
YORUM 3:askerlik bekleyenlerin sayısının fazlalığı nedeniyle uzun dönem askerlik yapanların sayısı azalmaya başlamıştır. Kuruluşta mobil hareket kabiliyeti yüksek birlikler kurularak kara kuvvetlerinin gücü yeniden değerlendirilebilir.Silahlı kuvvetlerin modernizasyonu için de bütçeden daha fazla para ayırmak,savunma sanayinde dışa bağımlılığı azaltmak gerekir. paranız olduğu takdirde son model tankta,topta,fırkateynde alabilirsiniz.ama bunları kullanmak için cesaretli,yürekli, memleketsever,sağlıklı,takdik ve teknik bilen insanlara ihtiyaç bulunduğunu unutmamak gerekir.Ayrıca 0 model araç nasıl hemen arızalanıyorsa askerin kullandığı malzeme de okadar çabuk arızalanabilir silah ve malzemenin yedeğini de her zaman yedekte tutmak gerekir.
tamerkekilli @ 05.10.2010 09:03:16
YORUM 2: Diğer bir konu ise jandarmanın teşkilat yapısıdır.Ülke nüfusunun artışıyla şehirlerde polis meskun mahal ve köylerde jandarma emniyet asayiş görevini yürütmektedir. Tahminen sakarya vilayeti için gerekli jandarma askeri sayısı 600 kişidir. Bu miktar 1 mekanize tabur asker sayısına yakındır.Aynı sayısıyı 81 vilayete döktüğümüzde nasıl bir sonuç elde edileceğini tahmin etmek lazım.1 nci dünya savaşı ve kurtuluş savaşında ülkemiz çok sayıda genç insanı kaybetmiştir. Doğu anadolu bölgesinde isyanların ve ermeni katliamının oluşmasında o bölgede yeterli asker ve jandarma sayısının azalmasının çok fonsiyonu bulunmaktadır.Bazı karakolların 3 kişiyle görev yaptığını tarih kitapları yazmaktadır.Yüksek okul bitirenlerin ve bedelli askerlik
tamerkekilli @ 05.10.2010 08:46:16
Olgun bey görüşlerinizin bir bölümüne katılmakla beraber. Ülkemizin en büyük sıkıntılarından birisinin sınır güvenliği olduğunu hatırlatmak isterim.Gerek kara sınır gerekse deniz sınır güvenliğinde alanın geniş olmasından dolayı personel ve teçhizat ihtiyacı bulunmaktadır.Komşu ülkelerimiz normal ülkeler olsa sorun olmaz.Hudut ve sınır güvenliğini profosyonel gümrük memurlarıyla vwe teknolojik imkanlarla düzenleyebilirsek asker ihtiyacından bir miktar tasarruf edebiliriz.kıbrıs ve emir erleri konusunda sizinle benzer fikirdeyim.Ülkemizin doğal yapısı ve tabiatını değerlendirdiğimizde sadece Tunceli ilinde 2 kolordunun arazi yapısında küçük bir nokta olarak kalacağını söyliyebilirim.Ülkemiz için askeri güçte teknoljik güçte gereklidir.
tamerkekilli @ 04.10.2010 22:13:44
Evettt.Her yazar-yorumcu kendi dalında,uzman olduğu konuda yazı yazdığı takdirde bu yazı gibi GÜZEL-OLUMLU-FİKİR VERİCİ yazılar ortaya çıkıyor.Aksi takdirde saçma sapan yazılar okuyoruz.Bu yazınız için teşekkürler Olgun bey..
murat bayar @ 04.10.2010 11:19:34
Online Ziyaretçiler
-