YÜKSELEN TREND ÇADIR EDEBİYATI!..

Hüseyin Cumalı

Hüseyin Cumalı
Sakarya'nın tam kalbine...
Adapazarı'nın tam göbeğine...
Yani Kent Meydanı'na çadır kuran zihniyeti ve kurdukları çadırla bu kente 'Çadır Edebiyatı' nı sokan beyleri dün eleştirdik...
Kısaca anımsamak gerekirse dedik ki:
Sakarya Sanayici ve İşadamları Derneği (SASİAD) tarafından Kent Meydanı'nda 30 Eylül ile 03 Ekim tarihleri arasında 4. düzenlenen ve tam adı ‘EXPO Sakarya Ticaret ve Sanayi Günleri' yapılıyor.
Bizimkiler yani bu kentin önde beyleri kentin ilerlemesi ve belli seviyeye gelmesi için meydana çadır kurmuşlar...
Bu çadırın içine de "Otomotiv, Ticaret, Sanayi, Hizmet, Sağlık, Eğitim, Turizm ve Tarım" gibi bir kent için hayati önem taşıyan sektörleri sığdırmışlar.
Sözüm ona bu kentte ekonomik girdi ve hareket sağlayacaklar...
Pehhhhhhh...
SASİAD gibi önemli bir kurum çadır edebiyatı ile bu kente ışık tutmaya çalışıyor...
Hale bakın yaaa...
Tam bir komedi...
Vallahi Türk Sineması'nın efsane ismi Kemal Sunal'ın filmlerini bile solladı ...
Dün çadıra yine bakıyorum...
Baktıkça güleceğim geliyor...
Utandıkları için 'Fuar değil haaaaaa... Karıştırmayın... Bu masum bir Ticaret ve Sanayi günü' diyen beylerin çadırına baktıkça gülüyorum... Ama bir yandan da yüreğim sızlıyor...
Nasıl sızlamasın ki... Benim memleketime çadır mı, yoksa adam gibi bir fuar alanı mı lazım?
Dün birçok kişi ile çadırı konuştum. Ortak kanaat ise bu kent için çok ama çok acı bir durum...
Evet acı...
Hem de çok acı...
Sizce de acı değil mi?
Şimdi biz yeni kültürümüz olan bu çadır edebiyatı ile İzmit, Bursa, Kayseri, Antalya gibi illerle yarışacağız... İmkanı var mı?
Bu acı değil mi?
Acı dimi?
Daha da acısı panayır çadırı gibi bir çadır kuran bizim beylere en büyük destek ise Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'ndan (SATSO) gelmesi...
Kentin adeta kaderini belirleyen bu iki önemli kurum çadırdaki etkinliğe sponsor olmuşlar...
Ne acı dimi?
Daha da acısı Büyükşehir Belediyesi meydanı boş bulanlara sözüm ona destek oluyor... Koskoca Büyükşehir Belediyesi "Bu devirde meydana çadır kurmak pek akıl işi değil. Gelin bir fuar alanı belirleyelim. Hadi el ele" demiyor...
Acı dimi?
Daha da evet daha da acısı Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz Ramazan ayında panayır kurulan Kent Meydanı'nı bu kentin panayır alanı zannediyor. Oysa medeni ülkelerde bu meydanlar sanat ve insanların sosyalleştiği alanlar olarak kullanılıyor...
Büyükşehir cephesindeki en büyük acı ise bu kentteki çadır zihniyetine çanak tutmasıdır. Yılsonu okul ve hayır kurumlarının kermes için kurduğu çadırlar, diğer zamanlarda ise hesapta ticaret ve sanayi için kurulan çadırlar...
Bu Sakarya halkı da çadır zihniyetine çanak tutan Büyükşehir Belediyesi'nden çağdaş ve örnek bir şehircilik bekliyoruz...
Ne acı dimi?
Acı ama inanın daha büyük acı ise SATSO'nun yıllardır bu kentte bir fuar alanı kazandırmamasıdır. Ön ayak olmamasıdır... Eski Başkan Erol Öztürk, devrini kapattı gitti. Şimdi eleştirsek ' Yuhhh yani' derler...
Tamam... Sustum...
Peki yeni yönetime ne demeli?
Seçim zamanı aslanlar gibi kükreyen yeni yönetim ne yaptı?
SATSO'nun başına gelen Akgün Altuğ ile ekibi rutin dışına çıkabildi mi?
Bir de çadırda yapılan Ticaret ve Sanayi Günleri için bastırılan davetiyeye sponsor olarak 'SATSO'nun amblemini bastırmışlar...
Ben şahsen utanırdım... Koca SATSO çadırdaki bir etkinliğe sponsor oluyor... Peki ama sponsorluk için ne yaptınız ki?
Daha bir kaç soru sorsak 'Cumalı mı? Bırak abi yaaaa.. Dingilin teki abii... Baksın işine' derler...
Kısacası SATSO'da bu kentte yükselen trend olan çadır edebiyatına sponsor olmuş...
Tebrik ederim... Yenilikten yana bir hareket...
Bu ekibe de bu yakışır zaten...
Haaaaaa... Şunu da söyleyeyim...
Adapazarı'nın tam göbeğinde su alan bir çadırla bu kentin kalkınacağına inanıyorsanız, ticaretin hareketleneceğine inanıyorsanız, sanayinin şaha kalkacağına inanıyorsanız, bu kentte ticaret yapan insanların çadırdan dünyaya açılacağına inanıyorsanız, bu kentte sanayicinin çadırdan Avrupa'da ses getiren bir yere geleceğine inanıyorsanız size başarılar dilerim...
Bu kentte bir çadır edebiyatı yoktu...
Onu da soktunuz yaaa...
Başkanından danışmanına, milletvekilinden valisine, genel başkanından emeği geçen bütün siyasetçileri tebrik ederim...
Şeker Fabrikası'nın tozlu ambarlarında düzenlenen bu etkinliklerin, çadır seviyesine düşmesine bile seyirci kalan bu kentin işadamları ve sanayicilerini de tebrik ederim...
Sözün yeri geldiği zaman 'Bu kentte aş ve iş' sağlıyoruz diye gerim gerim gerilen, hatta girdikleri her yerde itibar bekleyen bu kentin önde gelen sanayici ve işadamlarını iki kez tebrik ediyorum.
Hep birlikte çadır edebiyatına devam edin...
Ancak sizden küçük ve masum bir ricam var. Hani bizi veya bir kaç kişiyi bir arada gördüğünüz zaman: "Arkadaş üretiyoruz ama satamıyoruz. Satamayınca da üretmenin anlamı yok" geyiği yapmayın...
Naşşşş canlarım naşşşşşş...
Anca yol alırsınız...
Derdinizi bize değil, kurun bir çadır orada anlatın(!)



Yazı Tarihi : 02 Ekim 2010 Cumartesi
Bu yazı 23 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-