SİYASETİN KOLTUK AŞIKLARI ..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com

Öncelikle ülke gündemini meşgul eden "Anayasa Değişiklik Paketi"nin halk oylamasına sunulması sonrasında siyasi gündemimiz, siyasi partilerin gündemleri paralelinde beklenen seyrinde gitmeye başladı. Anayasamızda yapılan değişikliğin halk oylamasına sunulmasıyla oluşan tablodan her siyasi parti kendine göre bazı dersler çıkaracaktır; çıkarmalıdır. Halk oylamasında başarısız olan ve liderliği tartışmaya açılan bazı siyasi parti liderlerinin siyasi erdem göstererek işgal ettikleri koltuklardan kalkmaları gerekmektedir. Siyasi bir lider kendisine lider olmamalı, kitlelerin, halkın lideri olmalıdır. Liderliğini ayrıştırıcı ve yıkıcı maksatla kullanmamalı, bütünleştirici, güçlendirici olarak kullanmalıdır. Bunu başaracak basiret ve becerisi yoksa çekip gitmesini bilmelidir. Çekip gitmek işine gelmiyorsa gönderileceğinin idrakinde olmalıdır.

Siyasi parti liderliğindeki başarısızlığını başarı olarak gösterme arayışlarına giren ve bu başarısızlığı örtbas etmenin gayreti içerisine girip sansasyonel eylemlerin peşine düşenler, aslında yaratmak istedikleri suni fırtınanın sürükleyeni değil, sürükleneni olacaklarının farkında değiller. Neyse; şimdilik bu konuyu beklemeye alıp detaylandırmayı sonraya bırakalım. Kim ne yaparsa kendine yapar. Siyaset maratonunda fitne ve fesatlıklarla yol kat etmeye çalışanlar, ne kadar uğraş verseler de gerçek yüzlerini ve kişiliklerini saklamayı, nereden ve ne için geldiklerini kamufle etmeyi sürekli hale getiremezler. Eninde sonunda foyaları ortaya çıkar. Bunu görmek için zamanı beklemek gerekir. Zaman her şeyin ilacıdır.

Anayasa değişikliği ile ilgili yapılan halk oylamasının sonucunun vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını dileyerek asıl gündemimize gelelim.

Ülke olarak bölücü örgüt olan Pkk terör örgütü ve eylemleri yine gündemimizi işgal etmektedir. Bu örgütün asıl amacı da zaten gündemde olmak değil midir? Ne kadar çok gündemde kalırsa o kadar etkin ve etkili olacağını çok iyi bilmektedir. Pkk terör örgütünün etkin ve etkili olma alanlarına baktığımızda ise çok basit ve sıradan bir tablo ortaya çıkmaktadır. Bu örgüt faaliyet bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımıza karşı acımasız davranarak korku yaymakta, yaydığı korkunun etkisiyle bölge insanından kendi yaşamına dair istek ve yaptırım taleplerinde bulunmakta, bu istek ve yaptırımlara direnenlere karşı da hunharca katliamlar yapmaktadır.

Devletin asli görevlerinin başında vatandaşlarının yaşam hakkı başta olmak üzere, emniyet ve asayiş ortamını hazırlayarak halkın güvende olma duygusunu sürekli hale getirmek gelmektedir. Devlet bu görevi yürütme organı aracılığı ile yerine getirmektedir. Yürütme organı ise başta genel kolluk (Polis, Jandarma ve Sahil Güvenlik) olmak üzere kolluk kuvvetleri ve gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri aracılığı ile bu görevini yerine getirmektedir. Tüm bu organ ve güçlere rağmen halen pkk terör örgütünden bahsedebiliyorsak terörle mücadele etkin ve etkili mücadele edildiği söylenemez. Aslında Pkk terör örgütünü yok ederek vatandaşa güven ve huzurlu olma hissini yaratmanın çok basit yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntem basit bir ifadeyle "rutin dışı taktik" ten geçmektedir.

Bundan önceki yazılarımda da sık sık gündeme getirdiğim bir konuyu tekrar gündeme getirmek istiyorum. Terörle mücadelede en kolay ve büyük mücadele "su ve balık" misali, bölge halkı ile teröristleri ayrıştırmaktan geçmektedir. Bu ayrışmayı yapabilmek için gereken asli hamlelerin yapılmaya başlandığını görmekteyiz. Bu hamleleri biraz daha izlemekte, sabırla takip etmekte yarar vardır.

Pkk terör örgütü ile mücadelede ve tasfiye etme süreciyle ilgili değişik bir strateji uygulamaya konuldu. Umarız bu strateji sonuç verir. Sonuca ulaşmak için ABD'nin Ortadoğu'da İran üzerindeki planlarını fırsat bilip bu doğrultuda ortaya koyduğumuz taleplerimizin sıkı takipçiliğine ve sonuç alma niyetimize ısrarla devam etmemiz gerekmektedir.



Yazı Tarihi : 30 Eylül 2010 Perşembe
Bu yazı 151 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-