Doğum sancısı
Tanzimatla yönünü batıya dönen yerli aydınlar aydınlanma düşüncesinin girdabına kapılarak tarihinden, medeniyetinden, kültüründen, topyekûn kendi dünya görüşünden ar ederek yenilginin ve geri kalmışlığın faturasını kendi kendine kesmiştir. Sonunda da yüzyıla yakın bir zaman zarfında dünyaya nizam veren bir imparatorluğu tasfiye ederek yenilgisini kabul etmiştir.
Yeni cumhuriyetimizin kuruluşu ile birlikte devletimiz medeni âlemin yepyeni bir üyesi sıfatıyla milletler camiasında yerini almıştır. Bu yerini alıştan sonradır ki uzunca bir sulh ve sükûn dönemini idrak ettik. Dâhilde yaşanan ve yaşamaya devam edilen kargaşalar ve iktidar mücadelelerine rağmen devletimiz bölgesinde hiç de küçümsenemeyecek mikyasta güç ve kudrete erişmiştir. Halen, bunu idrak etmekte ve kabul etmekte zorluk çekenlere rağmen devletimiz, milletler camiasında kendinden söz edilir konuma ulaşmış, bulunduğu coğrafyada yaşanan sorunlara çözüm üretme konusunda baypas edilemeyecek bir aktör olduğunu ispatlamıştır.
Kim ne derse desin siyaset bilim nokta-i nazarından Türkiye'nin bugün ulaştığı nokta ne klasik, ne modern ve ne de post modern tahlillere tabi tutulamayacak nevi şahsına münhasır bir model arz etmektedir. Zira klasik dense klasik değil, modern dense modernitenin bir takım izlerini taşısa bile tam o da değil. Post modern ise hiç değil. Aklı karıştıran, yeni moda tabirle tam da ezber bozan bir görünüm sergilemekte. İktidarda olanlarla, iktidarı elinde tutanlar ve de sözüm ona muhalefet yapanlar, hepsi birden tam bir kör düğüşü misali olup bitenler karşısında hayretler içinde, ne oluyor, neler oluyor dercesine bir şeyler anlamaya çalışıyorlar. Anlamaları da mümkün değil, sahip oldukları zihniyet, tutsağı bulundukları taassup dolayısıyla sağlıklı bir tahlile ulaşmaları da beklenemez.
Çarpık zihniyetler terk edilmediği, modası geçmiş parti taassupları kırılıp terk edilmediği, millete rağmen iktidar olma, iktidarı elinde tutma zorbalığını bırakmadıkları sürece de bu oluşumdan bir şey anlamaları mümkün değil. Hele hele geçmişinden ar ederek bunu anlamaları hiç mümkün değil.
"Her dem yeni doğarız
Bizden kim usanası" diye ünlemedi mi Koca Yunus?
Kim ne hesap yaparsa yapsın, kim ne tuzak kurarsa kursun, hesap yapanların üzerinde bir hesap yapan, tuzak kuranların ötesinde ve üzerinde müthiş bir tuzak kuran bir irade var. Bu gerçek göz ardı edilerek olup bitenleri manalandırma gayreti beyhudedir.
Bir de var ki, kim ne yaparsa yapsın, kim ne işlerse işlesin, bu coğrafyanın inkâr edilemez bir tarihi, göz ardı edilemez bir kültürü ve medeniyeti yakıcı bir gerçek olarak dipdiri ayakta, meydanda, meydan yerinde dururken üzeri ucuzundan sıvayla ve badanayla kapatılamaz. Bu hal tek kelimeyle coğrafyanın, tek kelimeyle tarihin, tek kelimeyle de kültür ve medeniyetin isyanıdır.
Bu coğrafyanın, bu tarihin, bu kültür ve medeniyetin varisleri olarak bizlere "uyan ve senin olana sahip çık" uyarısıdır. Yaşanan hal bu, neticede ya ol, ya da öl. Yeni bir oluşa tomurcuklanmazsan ölüm mukadderdir.
Görünen o ki, yaşanan tüm olumsuzluklara, karamsar tabloya rağmen, yeni, yepyeni, akıllara ziyan bir doğum sancısının emareleri gün gibi ortada. Bu fark edilsin artık. Buna kendi elimizle çelme takmayalım. Hala kendi medeniyetinden ar edenlerin bulunmasına rağmen bu doğum gerçekleşecektir.
Üstad Necip Fazıl'ın mısralarında ifadesini bulan,
"Rahminde cemiyetin ben doğum sancısıyım
Mukaddes Emanetin dönmez davacısıyım"
Ülküsü biricik hedef olmalı.
"Karayel bir kıvılcım simsiyah oldu ocak
Gün doğmakta anneler ne zaman doğuracak".
Evet, üstadım mezarında rahat uyu, doğum yakındır. Ektiğin tohumlar dal verdi, tomurcuklandı, meyveye durdu.
"Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir,
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir."
Yazı Tarihi : 15 Nisan 2009 Çarşamba
Bu yazı 87 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.