DİK VE DÜZ BİR ADAM- HÜNKÂR BAYKAL

Zihni Açba

Zihni Açba
Bir seçim hengâmesini daha geride bıraktık. Birileri kazandı, birileri kaybetti.
Kazananlar, bu ülkenin illerini, ilçelerini, beldelerini, hatta köy ve mahallelerini yönetecekler.
Kaybedenler de yine bu ülkenin illerinde, ilçelerinde, köy ve mahallelerinde yaşamaya devam edecekler.
Yani; hep birlikte yüz yüze bakacaklar, iç içe yaşayacaklar. Dileğimiz odur ki; ortaya çıkan sonuçlar, ülkemizin dirliğine, milletimizin birliğine ve geleceğimizin aydınlığına vesile olsun.
Bu hengâmenin ardından ortalığı kaplayan sükûnetle birlikte, yokluğunu bir kat daha fazla fark ettiğim, kaybetmenin acısını kat be kat derinden hissettiğim bir dostu, samimi bir dava adamını yâd etmek istiyorum bugünkü yazımda.
Yine o hengâme arasında Sonsuzluğun sahibine uğurladığımız merhum Muhsin Yazıcıoğlunun akıllara ve yüreklere kazınması gereken ifadeleriyle, ömrünü dik duruş ve düz yürüyüşle tamamladığına bütün tanıyanlarının şahit olduğu, "Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz" uhrevi mesajının idraki içerisinde, ölmek istediği gibi yaşayan bir dava adamıydı Hünkâr Baykal.
Çocukluk yıllarımın geçtiği Akyazı'nın Değirmenler caddesinden kırk yılı aşkın bir zamandan beri gelen komşu ve tanışıklığın, otuzbeş yılı bulan bir dava arkadaşlığının gururunu taşıdığım, emin bir dosttu Hünkâr ağabey.
Öyle inanıyorum ki; musalladaki o son vedada kendisini uğurlamaya gelen kalabalıkların, İmam efendinin "Bu merhumun mümin ve muvahhit bir Müslüman olduğuna şahadet eder misiniz?" sorusuna, bütün kalpleriyle hiç tereddütsüz "Şahadet ederiz!" dedikleri samimi bir müslümandı Hünkâr Ağabey.
Hayatımda unutamayacağım bir anı olarak sırası geldiğinde hep dile getirdiğim bir olayı da sizlerle paylaşarak, sözü noktalamak istiyorum.
2004 Mahalli seçimlerinde, Milliyetçi Hareket Partisinin Akyazı Belediye Başkan adayı idi. Yoğun tempo içerisinde hep birlikte seçim propaganda çalışmalarını yürütüyorduk. O yoğunluk arasında, partili arkadaşların dışında zaman zaman vatandaşlarla sohbet eder, nabız yoklamaya çalışırdım ben. Yine böyle bir sohbette; merhum Hünkâr Baykal'a yönelik ve onunla dost ve arkadaş olmaktan hayatım boyunca duyacağım onur ve gururu pekiştiren o ilginç eleştiriyi duyunca şok oldum. Bir vatandaş diyordu ki; "Ya Zihni kardeşim, Hünkâr Bey çok iyi, Belediye Başkanlığına çok uygun bir aday ama fazla dürüst…". İşte; arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk iddialarının ayyuka çıktığı bir siyaset ortamında, dürüstlüğünden dolayı eleştirilen, ilkeli, bilgili ve dürüst bir siyaset adamıydı Hünkâr ağabey.
Çocukluğumdan buyana; sessiz, sakin ve beyefendi kişiliğiyle tanıdığım Hünkâr Baykal'ı, Belediye Başkan adaylığı sırasında yaptığı bir konuşmada Merhum Alparslan Türkeş'in "Çalmayacaksınız! Çaldırtmayacaksınız" ifadelerine atfen dile getirdiği "ZIKKIMLANMAYACAĞIZ! ZIKKIMLANDIRTMAYACAĞIZ!" kükreyişiyle, hayatımın sonuna kadar hatırlayacağım. Yokluğunu hep hissedeceğiz. Mekânın cennet olsun aziz dost…



Yazı Tarihi : 14 Nisan 2009 Salı
Bu yazı 62 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk