Şüphesiz ki paradigma paradigmadır.
Ancak paradigma da adeta canlı ziyruh gibi doğar, büyür, kemale erer ve de yerini kendisine ikame edecek paradigmaya bırakır.
Öyleyse paradigma nedir?
Paradigma saltanatını tamamlayıp özetle bakış açısı disiplininin demodesiyle akamete uğramasından mütevellit Ziya Gökalp'te olduğu gibi yeni paradigma oluşturması hadisesinde olduğu gibi yeni bir reorganizasyon ise paradigmaya bakacak olursak:
"Paradigma
Vikipedi, özgür ansiklopedi
1960lardan beri paradigma kelimesi herhangi bir bilimsel disiplin veya başka epistemolojik içerikte bir düşünce kalıbına gönderme yapar. Başlangıçta kelime gramere özgüydü: 1900 Merriam-Webster sözlüğü, gramerin içeriğinde sadece onun tekniksel kullanımını veya onu retorikte bir mesel veya masal (anlamını) açıklayıcıları için bir terim olarak tanımlar. Dilbilimde, Ferdinand de Saussure paradigmayı benzer özellikteki öğelerin bir sınıfı için kullandı. Ek olarak Model ya da kuramsal çerçeve anlamında kullanılabilen bir terimdir.
Bilimsel paradigma
Yunanca paradeigma'dan gelen kavramın popülerliğini sağlayan Thomas Samuel Kuhn'dur. Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabında düşünsel çerçeve, kuramsallığın belirli bir terimi olarak ve kendisi de yirmi çeşit paradigmada kullanarak anlatır. Ana anlamı, bir bilim çevresine belli bir süre için, bir model sağlayan evrensel olarak kabul edilen bilimsel başarılar, olarak tanımlanır.
Kuram, paradigma değildir. Paradigma olması için, yeni ve benzersiz olması, yeniliğinin gelecekteki çalışmalara kaynaklık edecek türde olması gerekir. Bir olağan paradigma, olağan bilim etkinliği kuramıdır. Bu kuram her şeyi çözemez, açıkta kalan sorunları görmezden gelir veya dosyalar. Bunlar ve getirdiği sorunlar büyüyüp de kuramın başına bela olduğu zaman, bilim insanları çözüm bulmak zorunda kalırlar.Bunun sonucunda olağanüstü paradigma dönemi gelir. Olağan dönem iflas etmiştir. Kriz döneminde bilim insanı (örneğin Ziya Gökalp bir kriz geçirmiştir), yeni paradigma oluşturmak zorundadır. Paradigma değişikliği budur. Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur. Kavramların yerli yerine konması için belki bütün teori baştan alınır. Ancak bu olağanüstü dönemde eski paradigmalar direnirler, teoriden kopmalar çatışmalara yol açar (örneğin Marksizm).
Terim olarak Thomas Samuel Kuhn'un kullanmasından önce Herodot, Platon, Aristoteles'de geçer. Ancak bilinen kesin anlamına ve bilim felsefesindeki tartışmasız konumuna Kuhn ile ulaşmıştır. Terimin amacı geniş bir düşünsel çerçevedir. Kuhn'un Bilimsel Devrimlerin Yapısı kitabında 21 farklı anlamda kullanılır. Esas olarak, bir bilim çevresine belli bir süre için egemen olan model, anlamını verir. Bir kuramın paradigma olması için öyle bir yenilik getirmesi lazımdır ki, hem rakipleri varsa şaşırsın ve hayran olsun, hem de çağını aşarak ilerideki görüşlere kapı açsın. Olağan paradigma da zamanla çözemediği sorunlar olduğunda bunalıma düşer ve olaganüstü arayışlara girer ki bu döneme paradigma değişikliği hakimdir. Kuhn, bu anlamda bilimsel bilginin gelişiminin Bilimdeki devrimsel/sıçramalı gelişmelerle meydana gelidiğini belirtir. Belirli bir egemen paradigma artık geçerliliğini yitirmeye başladığında kendiliğinden yeni bir paradigmaya yerini bırakmaz, aksine bu devrimsel süreçlere benzeyen aşamalar gösterir. Paradigma değişiklikleri eskisinde büyük yıkımlara yol açar. Belirli bir paradigmanın belirli bir zamandaki geçerliliği, sözkonusu paradigmanın genel-kabuledilirliği ile ilintilidir...."
Yukarıdaki metinden de anlaşılacağı üzere sade bir ifadeyle paradigma en azından bir gömlek değiştirme hadisatından mütevellitmiş gibi mütalaa edilse de haddizatında paradigmanın bir kültürel ihtilalden çok medeni bir inkılap olacağı kanaati bende ağır basmaktadır. Paradigmanın kişiye, zemine, zamana ve de disiplinine göre görecelilik arz etmesi meyanında gerek özde muhafazakar anlayış olsun, gerekse olmasın özün muhafazası şartıyla değişim veyahut da zirüzeber değişiklik arz etmesi mesabesinde olması da göz ardı edilmeksizin disipliner disiplin içi veyahut da disiplinler arası münasebetlerde organizasyon ameliyesinden başlayarak reorganizasyona kadar varabilen değişiklik eylemi bu eylemlerin gerekliliği veyahut da baskın medeniyetlerin etkisinde kalınarak kompleks yaşanmasına binaen sosyal dinamiklerin yer değiştirmesi ki bu maşeri devinimlerin durdurulamaz ahval alması anominin önüne geçilememesi her şeyin hercümerç olması. Hasılı olup bitenler hakında görüş ve zaviye serdedenlerin birbirleriyle kesinlikle tenasüpkar olamayışı paradigmanın bazen sıradan bir görüş açısı olarak algılanırken bazen de içinden çıkılamaz kaosa dönüşmesi gerek bilimkarların ve de gerekse aydınların adeta her gün birer paradigma yumurtlama ahvali samimiyet ve de homojenitenin yakalanamaması nedeniyle işlerin sarpa sarması düşünüldüğünde aklı selimin eyvah keşke hiçbir beyin jimnastiği olmasaydı da hercümerç yaşanacağına en azından her şeyin eskisi gibi karasaban misaliyle devam etmesinin en azından fitne fesat ve de fücurata tahvil olunmanın önüne geçebileceği anlamında inadına inadına muhafazakar takılırken şartlar ve de ahval isteseniz de istemeseniz de demir cevherinde olduğu gibi curufundan ayrılmadıkça istimal olunamadığı gibi kanaatimce paradigmaların curufattan münezzehleştirilerek saf, temiz ve de mahza paradigma olarak istimal olunmalıdır. Binaenaleyh bugüne kadar alışıla gelen veçhesiyle sosyal bilimler metodolojisinin dar çerçeveleri mucibince aykırı seslerin törpülenmesi münasebetiyle kanun, tüzük, kural ve alışılagelen üslup ve bu eylemleri ceberutça denetleyen anlayışın aykırı da olsa yeni bir ses ve de hevesin neşet etmesine hep engel olmayı sözüm ona akademik terbiye zannederek nice filizlerin kırılmasına sebep olmuşlardır. Filhakika Hayrullah Şanzumi projesinin de şimşeklere maruz kalmasının yegane saiki bu molozlaşmış kene anlayışından kaynaklandığını itiraf etmek istiyorum.
Ve nihayet tam otuz yılımızı verdiğimiz Üsküdar Yalı Akademisi camiasının kendi aralarındaki kıymetlerle istihza ederek önceleri kültürel faaliyetlere yönlendirip burunlarının sürtüleceğini temenni ederken bir de bakılıyor ki tinerci muamelesine maruz kalan dostlarımızın şahikalar yaptıklarını görünce de bunalıma girilmektedir. Müşahhas bir misalle taçlandıracak olursak muharrir dostu kadimimiz Dr. Lütfü Özşahin bugün 3 Mayıs 2009 saat 18.00'de Üsküdar Şemsipaşa yanı nikah dairesinin açılışını yapan Sayın Başbakan Recep Tayyib Erdoğan'a meşhur hadisattan mülhem kaleme aldığı "Siyasal Aklı Karışıklar İçin One Minute" Davos hadisesinin analizi çalışmasını elden takdim edince bir zamanlar ona yaz, yaz diyenleri bayağı kıskandırmıştı. Mamafih bu takdimattan ötürü arkadaşımıza mahlas olarak ONE MINUTE Lütfü Efendi demeye başladık. Hasılı paradigma curufata tahvil eyleyince yeni paradigma kaçınılmaz olur vesselam.
Yazı Tarihi : 06 Eylül 2010 Pazartesi
Bu yazı 81 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar
büyüksün hocaaaam...
kamil @ 12.09.2010 20:54:18
Yılmaz @ 08.09.2010 10:25:23